New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

EKONOMİ : PETROL FİYATLARINDAKİ SON PATLAMA MI ?
 
Suudi Arabistan şu anda petrol fiyatlarındaki üçüncü patlama dönemini yaşıyor. 2000'li yılların başından bu yana uluslararası ham petrol referans fiyatı yükseliyor. Hatta bu rakam 2005 ve 2007 yılları arasında birkaç kez tavan yaptı. Sebepler ise tartışmaya açık: yatırım ve arz azlığı, rafineri kapasitesindeki yetersizlik, aşırı talep, siyasi tartışmalar yada yalnızca spekülasyonlar…Ancak bir varil petrolün 75 dolar üzerinde fiyatlandırılmasının Suudi Arabistan üzerinde etkileri olduğu konusunda hiç şüphe yok… Suudi Arabistan Finans Ajansı yıllık raporuna göre, ithalat 2006 yılında ihracatın %200 üzerine çıkarak 787 milyar Suudi Arabistan Riyaline (210 milyar Amerikan doları) ulaştı. Cari hesap fazlası 357.7 milyar riyal yani yaklaşık 96 milyar Amerikan doları, diğer bir ifadeyle gayri safi yurt içi hasılanın %27'siydi. Sabit döviz kuru sistemi olmasaydı, riyal aşırı derecede yükselirdi. Düşük vergilendirme düzeyi ve yaygın sübvansiyonlara rağmen hükümet finansmanları da aynı şekilde hareketli. 2002 yılında dahi açık veren devlet bütçesi geçtiğimiz yıl gayri safi yurtiçi hasılanın %20'sine ulaştı. Ancak görünüşe göre 2007 rakamları biraz farklı olacak…

Harcamalar

Devlet, kamu kurumları, şirketler ve özel şahıslar yurt dışında gayri menkul, tahvil ve hisse senedi şeklinde sahip oldukları yüklü mal varlıklarına giderek yenilerini ekliyor. Buna rağmen piyasada dönen ciddi miktarda para var. Mesele bunun nasıl harcanacağı… Bu soruya yanıt bulmak da düşünüldüğü kadar kolay değil. Bu seferki fiyat patlamasını 1973 ve 1979/80'de yaşanan ilk iki patlamaya göre farklı kılan ise artık bu durumun sonsuza dek sürmeyeceği bilincinin yerleşmiş olması, zira aşırı iyimserlik daha önce Suudi Arabistan borsasını vurmuştu. Hisse senedi fiyatları 2005 yılında hızla yükseldikten sonra 2006 yılının başlarında birden düşmüştü. O günden bu yana da fiyatlar hala toparlanmaya çalışıyor. Suudi yetkililer, şu anda kullanımlarına açık olan kaynakların her zaman var olmayacağını gayet iyi biliyorlar. Suudi Arabistan'ın bu geniş kaynaklarına (dünya petrollerinin %22'si ve petrol gazının en az %5'i) sonsuza dek bel bağlayamayacağının farkındalar. Kaynaklar, önümüzde- ki yıllar için umut vaat etse bile yılda yaklaşık % 3.5 oranında büyüyen ve Suudi Arabistan krallığı vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda yabancı işçiden oluşan ülke nüfusu için iş, refah yada mutluluğu garanti etmiyor.

Petrol ve Altyap

Suudi Arabistan için şimdi ciddi yatırımlar yapma zamanı… Ülkede “yatırım” kelimesi akla büyük hedefler getiriyor. Petrol ve petrol gazı yatırımının, günde, 12.5 milyon varil petrol üretme kapasitesini, yani tüm dünya pazarı ihtiyacının %15'ini karşılamayı hedefleniyor. Yedi rafineriden ikisi ıslah ediliyor. Beş yeni rafineri inşası da gündemde. Gayri menkul yatırımı sadece kulelerin, alışveriş merkezlerinin, otellerin ve Mekke'nin çehresini değiştirecek gökdelenlerin değil, aynı zamanda başkent Riyad için yeni bir finans merkezini ve Kızıl Deniz sahilindeki Kral Abdullah ekonomi kentini de içeren en az 4 yeni kentin inşasını da kapsıyor. Ulaşım yatırımı da yalnızca daha çok havalimanı ve yol değil; aynı zamanda son teknoloji ürünü hızlı trenleri ve Kızıl Denizi Riyad üzerinden Körfeze bağlayacak ve böylece Batı yarımküre sevkiyatları için gereken zamanı önemli ölçüde azaltacak bir kara köprüsü de dahil olmak üzere çeşitli demir yolu bağlantıları anlamına geliyor.

Sanayi

Suudi Arabistan'da sanayi neredeyse petrokimyasallarla eş anlamlı. Ülkede petro-kimya sanayii katlanarak büyüyor ve şu anda petrol dışı ihracatın çoğunu oluşturuyor. Suudi Arabistan Temel Sanayi Şirketi (SABIC), Ortadoğu'nun en büyük sanayi kuruluşu olmanın yanı sıra dünyanın en büyük petro- kimya şirketlerinden biri haline de geldi. Şirket, 2006'da 45 milyon ton kimyasal ve 4 milyon ton metal üretti. Petrokimyasallar, çelik, alüminyum ve çimento gibi ağır sanayi yatırımları da özel sektörün giderek artan rolüyle birlikte devam ediyor. Diğer yandan hükümet; otomobil parçaları, dayanıklı tüketim malları ve ambalajlama gibi emek-yoğun endüstrilerin yanı sıra madenciliği de teşvik etmeye çalışıyor. Ülkede inşaat malzemeleri, cam ve seramik, madeni eşya, makine, gıda, giyim ve tekstil, mobilya vs. üreten binlerce küçük özel işletme var. Sermaye için değilse de, kâr motivasyonunun doğru kararlara ilham vereceği ve uzun vadede rekabetçi girişimlere yol açacağı varsayıldığı için ülkede petrol ve petrol gazı endüstrisi dışında yabancı ve özel yatırıma kucak açılıyor.

Suudi Arabistan Krallığında yeni ekonomik şehirler

Suudi Arabistan Krallığı iki şerefli mescidin hizmetkarı Kral Abdullah Bin Abdülaziz'in döneminde 4 yeni iktisadi şehir inşa etmeyi karalaştırarak, yapımına başlamıştır. Suudi Arabistan Krallığı, bu planlarıyla anılan şehirleri, ülkenin hedeflerini gerçekleştirecek parlak zengin şehirler haline getirmek ve rekabet açısından dünyada ilk on ülkenin yanında yerini almak için çaba göstermektedir. Yapımı duyurulan 4 iktisadi şehirler için hedeflenen ve tahmin edilen mali tutar ve bu alanda gelecek on yıl içerisinde yapılacak olan yatırımların hacmi yaklaşık 280 milyar Riyal yani 74 milyar 666 milyon Amerikan dolarıdır. Bu proje gelecek on yıl içerisinde iki milyondan fazla kişiye iş imkanı sağlayacaktır.

İş Piyasası

Riyad, Cidde ve Dammam'da herkes iş piyasası hakkında konuşuyor. Hükümetin, özel sektörün ülkenin artan genç nüfusuna iş sağlaması gerektiği yönündeki ısrarı anlaşılabilir. Ancak eğitimleri Arapça ve din üzerine kurulu olan Suudi vatandaşlar, genellikle diğer Orta Doğu ülkelerinden, batıdan ya da Asya'dan gelen göçmen işçilere göre iş piyasasının gerektirdiği ölçüde kalifiye değiller. Daha pahalıya mal oluyorlar ve daha az çalışıyorlar. Ayrıca, devamlı yabancıların yaptığı zor ve kötü işleri yapmaya gönüllü değiller. Bu nedenle, özellikle teknik ve mesleki alanda daha fazla ve kaliteli eğitim sağlanması hükümetin önceliklerinden biri haline geldi. Ülkenin hem gelişmiş hem de gelişmemiş bölgelerinde yeni üniversiteler, yüksek okullar ve hastaneler açılması planlanıyor. Tüm bu yatırımları mümkün olan en kısa sürede bitirme planı Suudi Arabistan'ın yönetimsel kaynaklarını zorluyor ve malzemeler için aşırı talep doğuruyor. Hükümetin uzun vadeli politikasının aksine, başta inşaat sektöründe olmak üzere pek çok alanda giderek daha fazla insan gücüne ihtiyaç duyuluyor. Yabancı işçi sayısındaki artış ise konut piyasası üzerinde baskı oluşturuyor. Doların güçsüzlüğüyle birleşince bu durum son zamanlarda %1 dolaylarında gezinen enflasyonun yükselmesi tehdidini de gündeme getirdi. Buna rağmen Riyad, bu servetin mümkün olduğunca çoğunu harcamaya kararlı. Petrol fiyatlarında bir başka patlama yaşanmayabilir. Bu durum, ancak bugünkü gelirler akıllıca harcanırsa sorun oluşturmayacaktır.

Son yirmi yıl içerisinde Suudi Arabistan krallığının yapmış olduğu insani yardımlar

Suudi Arabistan Krallığı toplam milli gelirinden vermiş olduğu yardımlar bakımından dünyanın en önde gelen ülkelerinden birisidir. Şöyle ki, Suudi Arabistan Krallığının verdiği insani yardımların tutarı yaklaşık 245 milyon Riyal olup bu da 65 milyar 330 milyon Amerikan Dolarına tekabül etmektedir. Suudi Arabistan gelişmekte olan ülkelere geri almamak üzere yardımlar vererek kolay kredi imkanları sağlamıştır. Bu yardımlardan dünyada 70 ülke faydalanmaktadır, ayrıca Suudi Arabistan dünyanın bir çok ülkesinde çok sayıda cami, İslam Kültür Merkezleri, Okullar, Enstitüler, Üniversiteler, Hastaneler ve Sağlık merkezleri inşa etmiştir.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1