New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

SEBZELERİN
KRALLIĞI

Mısır mutfağında her türlü sebze çok yaygın kullanılıyor. Arap, Afrika ve Osmanlı özelliklerinin harmanlandığı bu lezzetler, Türk damak tadına da çok uygun.

 

Mısır mutfağı kendine has özellikleri olan, oldukça seçkin bir mutfak. Ülke coğrafyasının koşulları nedeniyle, çok eski çağlardan beri bitkisel ürünler hep ön planda olmuş. Gize Piramitleri civarında yapılan kazılarda, ekmek, soğan ve sert buğday gibi bitkisel maddelere rastlanmış. İskeletlerin diş yapıları incelendiğinde ise, bunların vejetaryen kişilere ait olduğu düşünülüyor. Nil’in suladığı bereketli topraklarda yapılan tarımın Mısırlılara sunduğu bitkisel ürünler, bugün de sofralarda baş köşeyi tutuyor.

Bakla ve nohut

Mısırlıların kahvaltı sofrasında ekmek, tereyağı, reçel, bal, peynir, yumurta, ful diye anılan bakla ezmesi ve mücver tarzında bir bakla köftesi olan tameya bulunuyor, yanında da süt veya çay içiliyor. Aslında ful ve tameya her öğüne uyan milli Mısır yemekleri. Bir başka milli yemek ise, makarna, kızarmış soğan, un, nohut, mercimek ve pirinçle yapılan kuşeri. Çok doyurucu bir yemek. Diğer Arap ülkelerinde de çok popüler olan humus, yani nohut ezmesi, ve falafel, yani nohut köftesi, Mısır’da da çok yaygın. Zaten bakla ve nohut Mısır mutfağının temel maddelerinden. Ayrıca, hemen her yemekte tahin ve başta karabiber, kimyon, nane, kişniş, tarçın olmak üzere baharat, ve dereotu, sarmısak, soğan, maydanoz gibi ürünler var.

Akşam yemeği genellikle geç bir saatte yeniyor. Çorba tüketimi de oldukça yaygın. Mercimek çorbası ve bir tür etli sebze çorbası olan melukya Mısırlıların favorisi. Balık çorbası ise kıyı kesimlerde tercih ediliyor. Mısır mutfağının bir özelliği de, nefis mezelerin bolluğu. Ful ve tameya’nın yanında, çevre ülkelerde de çok rastlanan tabule salatası ve bildiğimiz patlıcan salatasının Mısır versiyonu olan Babaganuş’un pek revaçta olduğu söylenebilir. Babaganuş, patlıcan ezmesine sarmısak, limon suyu ve tahin eklenerek yapılıyor. Ayrıca, yaprak sarması ve kalavi adı verilen ızgarada pişmiş böbrek de unutulmamalı.

Ana yemekler konusunda ise, “çevirme”den mülhem, “şavarma” adıyla anılan döner, şiş-kebap, güvercin ya da bıldırcın dolması ve bamyalı et öne çıkıyor. Izgara ya da fırında kızartılan etler, aromalı ot ve baharatlarla terbiyelenip pilav ya da patates kızartması ile servis ediliyor. Tabii, milli yemek kuşeri’yi de tekrar belirtelim.

Balıklar, İskenderiye başta olmak üzere, daha çok sahil bölgelerinde tüketiliyor. Akdeniz’e has balıkların yanı sıra, Mavi yengeç, İskenderiye karidesi, Kızıl Deniz ıstakozu, kalamar ve mürekkep balığı çok lezzetli. Nil’den az balık çıksa da Nasır Gölünün sazanları pek makbul. Balıklar genellikle ızgarada pişmiş olarak tercih ediliyor.

Şerbetli Tatlılar

Mısırlılar, baklava ve künefe gibi şerbetli tatlılara düşkünler. Atayıf da bir tür kadayıf, içinde kaymak var, yerken ballı şerbete batırılıyor. Güllacı andıran Ummu’ali ise, yufka, şeker, çekirdeksiz kuru üzüm, fındık, şam fıstığı, badem, hindistan cevizi ve süt ile yapılıyor. Gül suyu ve şam fıstığı eklenmiş sütlaç’ın buradaki adı: muhallebi. Unlu ve irmikli tatlılar da sevilerek yeniyor, basbusa gibi.

Mısır ayrıca, meyvesi bol bir ülke; bizde olanlar dışında mango, guava ve hurma gibi çeşitler de var. Ülkede meyve suyu da çok içiliyor. Hele meyve suyu kokteyli içmenin törensel havası görmeye değer. Günlük yaşamda Türk kahvesinin yeri de az değil, ama içine kakule konularak içiliyor.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1