New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

BÜYÜKELÇİ ABDERAHMAN SALAHELDIN:
“İLİŞKİLERİMİZ YOĞUN
BİR DÖNEM YAŞIYOR”

 

Mısır’ın Ankara büyükelçisi, Abderahman Salaheldin, oldukça meşgul birisi. Mısır’da son dönemde yaşanan halk hareketi ve rejim değişikliğinin etkileri bir yana, Ortadoğu’da barışın iki temel direği olan Türkiye ve Mısır arasındaki siyasi istişarelerin yoğunluğu da sürüyor. Ayrıca, 2007 yılında yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasından bu yana ekonomik ilişkiler de en yoğun dönemini yaşarken, tur operatörleri, yazarlar ve dizi senaristleri de yolları sık sık kesişen bu iki halk arasındaki bağları kuvvetlendirmek için çalışıyorlar. Diplomat Atlas Büyükelçi Salaheldin ile bu konuları ve ülkedeki son siyasi gelişmeleri görüştü...

 

DİPLOMAT ATLAS: Mısır ve Türkiye diplomatik olarak ne kadar yakın?
 
A. SALAHELDIN: Çok yakın ikili ilişkilerimiz var. Cumhurbaşkanı Gül geçtiğimiz yılın Temmuz ayında Mısır’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirmişti, birkaç hafta önce yeni bir ziyarette bulunup, Mısır’ın yeni yönetimi ile görüştü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da çok yakın bir tarihte Mısır’ı ziyaret edecek. Ayrıca, bölgesel konularda da işbirliği içerisindeyiz. Arap topraklarında İsrail’in 1967 yılında başlattığı işgalin acilen sona erdirilmesi ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması konusunda mutabıkız. Ülkelerimiz kendi bölgelerinde öncü ülkeler ve bölgeleri ile diğer uygarlıklar arasında köprü vazifesi görüyorlar. Her iki ülke de komşularıyla iyi ilişkiler kurmayı seçiyor. Mısır, bu süreci 1979 yılında cesaret verici bir girişimle başlattı, Türkiye de “sıfır sorun” politikası ile aynı yolu izliyor.
 
Ayrıca, her iki ülke de nükleer silahsızlanmayı ve Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılmış olmasını destekliyor. Bu, İran’dan İsrail’e kadar her ülke için geçerlidir. Irak’ın bütünlüğünün önemi konusunda aynı fikirdeyiz. Bu ülkenin iç karışıklıklarını yenme çabalarını ve uluslararası terörizmle mücadelesini destekliyoruz. Aşırı uçları kontrol altına almak gerektiği konusunda ve terörist faaliyetlerin hiçbir haklı nedeni olamayacağı hususunda da hemfikiriz.
 
DİPLOMAT ATLAS: Biraz da Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilerden konuşalım. Ekonomik ve ticari ilişkiler ne durumda?
 
 
A. SALAHELDIN: Türkiye ve Mısır 2005 yılında bir serbest ticaret anlaşması yaptı, ancak bu anlaşma 2007 yılında yürürlüğe girebildi. O zamandan bu yana, ticaret hacmi 4 kat artarak $3.2 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, Mısır’da tekstil, petrokimya, ilaç ve diğer pek çok alanda faaliyet gösteren 200’den fazla Türk şirketi var.
 
DİPLOMAT ATLAS: Türk şirketleri neden Mısır’da yatırım yapıyor?
 
A. SALAHELDIN: Serbest ticaret anlaşmasının yanında Mısır ayrıca vergi muafiyeti ve uygun fiyata arazi gibi pek çok kolaylık sağlıyor. Nitelikli işgücü ve enerji de Mısır’da Türkiye’dekinin altıda biri maliyetle elde edilebiliyor. Mısır’ın gittikçe güçlenen bir ekonomisi var ve özellikle ev tipi cihazlar gibi tüketici ürünlerinde çok hızlı büyüyen bir pazar. Ayrıca, ürünler pek çok Arap ve Afrika ülkesine vergiden muaf olarak ihraç edilebiliyor. Örneğin pek çok tekstil ve giyim firması mallarını “QIZ” (Nitelikli Sanayi Bölgeleri) anlaşması kapsamında ABD’ye ihraç edebiliyor.
 
DİPLOMAT ATLAS: Mısır’da faaliyet gösteren Türk şirketlerinden örnekler verebilir misiniz?
 
A. SALAHELDIN: Örneğin Şişecam bir cam fabrikası açıyor. İş Bankası Mısır’da bir şube açıyor, sanırım bunun devamı da gelecek. TEMSA, Mısır için ve Afrika ülkelerine ihracat için yolcu otobüsleri üretiyor. “COMESA” (Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı), 150 milyonu aşan nüfusu ile giderek büyüyen bir pazar. TAV Kahire Havalimanında yeni bir terminal inşa etti. Aynı şekilde, Abalıoğlu Tekstil, Aksa Akrilik, Eroğlu Group, DNM, Betek Boya, Bossa, Çalık Enerji, Evyap, Kale Porselen, Kipaş Holding, Şahinler Holding, Taha Holding, Ülker ve Yaşar Holding’den de bahsedebilirim. STFA da oldukça aktif ve çok yakın bir tarihte Mısır’daki “Arap Müteahhitleri” firması ile marina inşaatı konusunda işbirliği yapmak ve İskenderiye limanı üzerinde çalışmalar yapmak için bir anlaşma imzaladı. Türk ve Mısırlı şirketler Irak’ta işbirliği yapmak konusunda da oldukça istekliler.
 
DİPLOMAT ATLAS: Sanırım Mısır ve Türkiye ulaşım ve enerji konularında da işbirliği içerisinde?
 
 
A. SALAHELDIN: Evet, Mersin ve İskenderiye arasında yolcu ve araçlara yönelik bir ro-ro taşımacılığı başlatılacak. Şu anda Türk kamyonlarının Mısır karayollarını kullanmaları ve Mısır kamyonlarının Türk karayollarını kullanmaları konusundaki anlaşmalar tamamlanmak üzere. Bu, hem yerel pazarlara, hem de Kuzey Afrika’dan Rusya’ya kadar bölgesel pazarlara taşımacılığı sağlayacak. Elektrik şebekelerimizi birbirine bağlamak konusunda son teknolojiyi kullanarak bazı çalışmalar yapıyoruz. Kim bilir, belki de yakın gelecekte Türkiye’nin elektrik ağı Uganda ve Etiyopya’nınkine bağlanabilecek ve zor zamanlarda birbirimize yardım edebileceğiz. Biz elektrik ağımızı hâlihazırda Ürdün ve Suriye ile birleştirmiş durumdayız.
 
DİPLOMAT ATLAS: Turizm gelişimi konusunda neler söyleyebilirsiniz?
 
A. SALAHELDIN: Turizm çift taraflı olarak gelişiyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar iki ülke arasında haftada sadece bir uçuş vardı. Şu anda ise İstanbul ile Kahire arasında günde 4 uçuş, İskenderiye ve İstanbul arasında ise haftada 3 uçuş var. Yazın turist trafiğini karşılayabilmek için charter seferlerine de ihtiyaç olacak. Buna rağmen turist sayısı hala az. Mısır yılda 15 milyon turist ağırlıyor ve bu rakamın ancak 70.000’i Türk. Türkiye açısından da durum aşağı yukarı aynı. Ancak çok yakın tarihlerde turizm alanında 3 kat artış bekliyoruz.
 
DİPLOMAT ATLAS: Türkler Mısır’a Piramitleri görmek, Nil Nehrinde romantik geziler yapmak için gidiyor. Peki, Mısırlı turistler Türkiye’yi neden tercih ediyor?
 
A. SALAHELDIN: Mısırlılar filmlerde gördükleri İstanbul’u görmek ve tarihi yerlerini keşfetmek için, Türkiye’ye geliyorlar. Türkler, Anadolu’ya gelmeden çok önce, 9. ve 10. yüzyıllarda Mısır’a yerleştiler. 19. ve 20. yüzyıllarda Türkçe Mısırlı aydınlar arasında çok yaygın olarak konuşulurdu ve Resmi Gazete Türkçe ve Arapça basılıyordu. İstiklal Marşını yazan ve evi şimdi küçük bir müzeye çevrilmiş olan Mehmet Akif Ersoy gibi pek çok Türk şair ve yazar Mısır’da yaşadı.
 
DİPLOMAT ATLAS: Bu ortak mirasın hala canlı olduğuna inanıyor musunuz?
 
A. SALAHELDIN: Arapçaya çevrilen Türk televizyon dizileri Mısırlıların Türkiye hakkındaki farkındalığını arttırıyor. Aynı zamanda, Türk turistler ve Mısır’daki Türk işyerlerinde çalışan elemanlar bize Mısır’da kültürel olarak çok rahat olduklarını söylüyorlar. Ayrıca, yakın zamanda Nobel ödüllü yazar Necip Mahfuz’un eserlerinin Türkçeye çevrildiğini öğrendim. Büyükelçilik Türkçeye çevrilen Arap yazarların eserlerinden oluşan bir sergiyi destekleyecek. Orhan Pamuk’un da tüm eserleri Arapçaya çevrildi. Orhan Pamuk ile aynı yaşlarda olan bir Mısırlı olarak, onun İstanbul ile ilgili yazdıklarını okuyunca Kahire’de geçen kendi çocukluğumu ve gençliğimi okuyormuş gibi hissediyorum.
 
DİPLOMAT ATLAS: Son bir soru Sayın Büyükelçi, ülkenizdeki son durum ve 25 Ocak halk hareketi sonrasında, gelecekten beklentiler konusundaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
 
A. SALAHELDIN: Mısır’ın durumunun uzun vadede son derece olumlu olacağından eminim. Mısır’ın şu anda güçlü ve refah dolu bir geleceğe doğru ilerlediğine işaret eden pek çok gösterge var. Anayasa Değişikliği Komitesi’nin yeniden düzenlediği sekiz madde cumhurbaşkanlığı adaylığını kolaylaştırdı ve cumhurbaşkanlığı süresini altı yıldan dört yıla indirdi. Ayrıca, aynı kişi arka arkaya en fazla iki kere cumhurbaşkanı olabilecek. Bu durum, hiç kuşkusuz ki, Mısır’da daha kapsayıcı ve şeffaf bir siyasi sisteme yol açacaktır. Siyasi istikrar, demokrasinin ve hukukun üstünlüğü de daha müreffeh bir ekonomik ortam sağlayacak. Bu da, Mısır’ın büyük yerel ve bölgesel pazarlarıyla ve çok çeşitli kaynaklarıyla birleştiğinde, Mısır’ın zaten gelişmekte olan pazar ekonomisini küresel alanda daha da güçlendirecektir. Yeni hükümetin yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık konusundaki kararlı adımları da ülkedeki yatırım ortamını güçlendirerek bu duruma katkıda bulunacaktır. Ekonomik olarak güçlü, siyasi olarak demokratik ve istikrarlı olan bir Mısır da, Afrika’nın, Arap ve Müslüman dünyasının ve Ortadoğu’nun istikrarına çok önemli katkılar sağlayacaktır. 13
 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1