New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KANAL
SÜVEYŞ KANALI

 

Afrika kıtasının Sina yarımadası ile kesiştiği yerde bulunan Süveyş Kanalı, Kızıl Deniz’in Akdeniz’e açılan kapısı. Dünyanın en önemli su yollarından biri olan kanal, Mısır için de ulusal bir sembol.

 

Akdeniz’i Kızıl Deniz ile birleştiren Süveyş Kanalı, 1867 yılında hizmete açılmış. 190 km uzunluğundaki bu yapay su yolunun genişliği 280 ile 345 m arasında değişiyor, derinliği ise 22,5 metre. Kanalın Akdeniz’e ulaştığı yerde Port-Sait limanı, Kızıl Deniz tarafındaki ucunda ise, kanala adını veren Süveyş şehri var. Akdeniz kıyısındaki Port- Sait’ten kanala girip güneye doğru yol alındığında, önce Manzala gölünden geçiliyor. Burada iki gemi rahatça yanyana gelebiliyor ama diğer kısımlarda karşılıklı geçiş yer yer çok zor. Kanal daha sonra, orta bölümde İsmailiye şehri yakınlarındaki Timsah Gölüne ulaşıyor. Kanalın yönetim merkezi de burada. Ardından, Kızıl Deniz’e ulaşmak için sırayla Büyük Acı Göl, Küçük Acı Göl ve Tevfik Limanından geçiliyor.

Kanal, genişlediği göl bölgelerinde, sefer halindeki büyük tankerler için barınma imkanı da sağlıyor. Diğer kanallarla karşılaştırıldığında kaza oranı yok denecek kadar az. Gece ve gündüz geçiş yapılabiliyor. Trafik artışına ayak uydurmak için gerekli genişletme ve derinleştirme çalışmaları yapılarak seyahat süresi oldukça azaltılmış. Kanalın yapımında bu güne dek toplam 1,5 milyon işçinin çalıştığı tahmin ediliyor.

Ferdinand de Lesseps

Aslında, Akdeniz ile Kızıl Deniz arasında bir kanal açma fikri oldukça eski tarihlere dayanıyor. Antik Mısır döneminde, Nil deltasını Kızıl Deniz’e bağlayacak bir tatlı su kanalı kazılmış. Bu kanal, daha sonraki dönemlerde bazen onarılmış, bazen terk edilmiş, bazen de tekrar kazılmış. 7.yüzyılda, ünlü arap komutan Amr ibn ül-Aas bu su yolunu Nil Vadisinden Mekke’ye tahıl nakletmek için kullanmış. 8.yüzyılda ise, Halife Mansur, kanalı askeri sebeplerle kapatmış ve kullanılamaz hale getirmiş.

Kanal fikri, 19. yüzyılda, bir Fransız mühendis olan Ferdinand de Lesseps sayesinde yeniden ortaya çıkmış. Konuyu kişisel bir tutku haline getiren Lesseps’in 37 yıllık kişisel uğraşları sonucunda, kanal inşaatı 1859’da başlamış. Bölge çöl olduğundan yapım sırasında teknik güçlükler çıkmış, kazılar 10 yıl sürmüş. Kanalın trafiğe açılması ise 1869 yılına rastlıyor. Ferdinand de Lesseps’in vizyonu çok geniş birisi olduğu kesin. Gerçekten de, hizmete girmesinin ardından dünya tarihinde büyük sosyo-ekonomik değişimlere yol açan kanal, dünya ekonomisini ve ticaretini temelden etkilemiş. Ancak, İngilizler, Hindistan yolu üzerindeki bu stratejik güzergâhın Fransa tarafından kontrol edilmesinden endişe duydukları için, kanala şiddetle karşı çıkmışlar ve dönemin Osmanlı Padişahı Abdülmecid’e kanalın yapılmaması için baskı yapmışlar. 1882 yılında da, İngiliz askerleri kıyılara yerleşerek kanalın himayesini ele geçirmişler.

Mısır, Süveyş Kanalını 1956 yılında Cumhurbaşkanı Nasır kararıyla millileştirmiş. 1967 yılında ise, Altı Gün savaşı sırasında İsrail’in kanalın doğu kıyısını işgal etmesi üzerine, kanalı 8 yıl boyunca kapalı tutmuş.

Kanalın getirisi

Kanalın Mısır’a ekonomik yönden getirisi hayli çok. Ekonominin üçüncü döviz girdi kalemi. Açılışından bu yana 1 milyonu aşkın geminin ve 12 milyar tondan fazla yükün geçiş yaptığı kanal, 30.5 milyar Amerikan Doları gelir sağlamış. Kaza ya da başka bir nedenle kanalın kapanması, günde yaklaşık 7 milyon dolarlık kayba yol açıyor. 1870-1966 arasında yılda ortalama 500 gemi geçerken, bugün bu sayı 25.000’i aşmış bulunuyor. Bu artışın başlıca sebebi de petrol. Halen toplam dünya ticaretinin %14’ü Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor. Petrol nakliyatına ise %26 gibi bir oranla hizmet veriyor. Arap Yarımadasındaki limanlara ulaşan toplam yük ve kargonun ise %41’i buradan geçiyor.  

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1