New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1
 

YATIRIMLARIN
DOĞRU ADRESİ

 

Karadağ ekonomisinde tarım sektörünün geleneksel bir yeri var, ama özellikle son yıllarda,sanayi sektörünün hızla gelişmekte olduğu da bir gerçek. Bu turizm ülkesinde hizmet sektörü de ekonomide önemli bir yere sahip. Karadağ, ayrıca yabancı yatırımcılara çekici fırsatlar sunuyor.

 

Balkan yarımadasının genç ülkesi Karadağ, henüz Sırbistan ile birlikteyken, 1999 yılında, Yugoslav Dinar’ından ayrılmış ve Alman Markı’nı para birimi olarak benimsemişti. 2002 yılında, Mark’ın yerini Euro aldı. Para biriminin ayrılmasıyla ekonomide bir tür özerklik ve hareket serbestisi sağlayan Karadağ, 2006 yılında bağımsızlığını ilân ettiğinde kayda değer bir ekonomik sarsıntı yaşamadı.

Şimdi, kendi ekonomisini süratle geliştirmeye ve büyütmeye çalışan Karadağ’ın, 2008 küresel ekonomik krizin etkilerine rağmen, fert başına düşen milli gelirini 7000 dolara yükselttiği biliniyor.

Ekonomik sektörler

Karadağ ekonomisinin gelişmesinde, tarım sektörünün geleneksel ve stratejik bir yeri var. Ülkedeki, çevre kirliliği sorunu olmayan verimli topraklar ve dağlardan gelen berrak sular tarım için çok elverişli bir zemin oluşturuyor. Özellikle hayvancılıkla elde edilen et, süt ve süt ürünleri, hem iç tüketimde, hem de ihracat için çok yararlı. Ayrıca, bal üretimi, balıkçılık ve sebze-meyve yetiştiriciliği de çok yaygın. Bunlara özenle yapılan şarapçılık faaliyetlerini ve doğal maden suyu üretimini de eklemek mümkün. 2009 yılında, Karadağ’ın toplam ihracatı içinde tarım ürünlerinin payı %15, toplam ithalatı içinde ise %24 olmuştu.

Hemen her tarafı ormanlarla kaplı olan Karadağ’ın ekonomisinde, doğal olarak orman ürünleri de önemli bir yer tutuyor. Karadağ, yaklaşık 621.000 hektar ormanlık alana sahip. Bu da, ülkenin %45’inin orman olduğu anlamına geliyor.

Ama, sanayi sektörünün tarım sektöründen daha hızlı geliştiği de bir gerçek. Karadağ, madencilik açısından zengin bir ülke. Yıllık 400.000 ton işlenmemiş çelik, 800.000 ton boksit, 120.000 ton alüminyum, 280.000 ton “Alümina” yani Alüminiyum Oksit, 2 milyon ton linyit kömürü ve 50.000 ton da deniz tuzu üretme kapasitesine sahip. Ekonomide özelleştirme programının yüzde 90’ının tamamlanmış bulunduğu ülkede, önümüzdeki dönemde sanayinin hamle yapması bekleniyor. Bugün için, sanayi sektörünün yaklaşık %63’ünü fabrikalar, %33’ünü elektrik üretimi, %4’ünü de madencilik oluşturuyor. Fabrika ürünleri arasında önde gelen ise gıda ve içecek üretimi.

Karadağ, her ne kadar elektrik santrallarına sahipse de, enerji ihtiyacının 1/3’ünü ithal etmek zorunda. Bu da, yeni ve alternatif enerji kaynaklarının planlanmasını ve tesis edilmesini stratejik bir hedef haline getiriyor.

Çok çekici bir turizm ülkesi olan Karadağ’da, doğal olarak hizmet sektörünün ağırlıklı bölümü de turizm alanında faaliyet gösteriyor. 2009 yılında, Karadağ 1,2 milyon turisti ağırlamış ve bunlar 7,5 milyon geceleme yapmışlardı. 2010 yılında ülkenin turizm gelirleri 1 milyar dolara yaklaşmış bulunuyor.

Yatırım fırsatları

Karadağ, yurtdışından ülkeye gelecek yatırımları teşvik eden ve yatırımcılara kolaylıklar sağlayan bir ülke. Örneğin, dünya ortalamasına göre, bir yabancı ülkede iş kurma işlemlerinin süresi 38 gün iken, Karadağ’da bu süre ortalama 13 gün. 2008 yılında, Karadağ, bütün Avrupa Devletleri içinde kişi başına en yüksek oranda dış yatırım alan ülkeydi.

İstikrarlı bir ekonomik yapıya ve para politikasına sahip olan Karadağ’da, yabancı yatırımcılar, yerli yatırımcılarla aynı haklara ve yükümlülüklere sahip bulunuyorlar. Yurt dışına para transferleri de serbest. Vergiler konusunda, yerli ve yabancı ayırımı yok, dış ticarette ise serbest ekonomi kuralları geçerli. Gelir vergisi %9, KDV ise %7-17 olarak uygulanıyor. Ülkenin yakın bir zamanda AB üyesi olma ihtimali de, yabancı yatırımcılar için ayrı bir cazibe unsuru.

Bağımsızlık ilânının ardından, 2006-2007 yıllarında, Karadağ’a yapılan en yoğun yatırım alanını Adriyatik kıyısındaki tatil beldelerinde ve civarında gerçekleşen arsa ve gayrımenkul satışları oluşturmuştu. Başta Ruslar ve İngilizler olmak üzere, Adriyatik sahillerine üşüşen yabancılar gayrımenkul fiyatlarının patlamasına sebep olmuşlardı. Ama, artık durum değişmiş ve yatırımlar ticari alana kaymış bulunuyor.

Karadağ’a yatırım yapan ülkeler arasında İtalya birinci sırada, daha sonra da Rusya, Macaristan ve İngiltere geliyor. İlk 10 ülke içinde, Güney Kıbrıs 5. sırada, Türkiye ise yok. Oysa, başkent Podgorica’nın en görkemli Alışveriş Merkezlerinden biri olan “Mall of Montenegro”, Bursa merkezli Gintaş tarafından yapılmış ve şehre değer katan önemli bir eser olmuş.

Dış ticaret konusunda, Karadağ’ın en önemli ortağı Sırbistan. Toplam dış ticaretin yüzde 30’u bu ülkeyle yapılıyor. İhracatta, Sırbistan’ı Yunanistan ve İtalya, ithalatta ise Hırvatistan ve Bosna- Hersek izliyor.

Devletin rolü

Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı Karadağ’da fiyatlar piyasa tarafından belirleniyor. Ancak, enerji ya da ulaştırma gibi stratejik alanlarda, devletin, gerektiğinde sahip olduğu iktisadi kuruluşlar aracılığıyla fiyatları belirleyici bir rol üstlendiği de görülebiliyor. Devletin ayrıca ekonomik yatırımlar yaptığı da belirtmek gerek.

Devletin başa çıkmaya çalıştığı ekonomik sorunlar arasında öncelik işsizlik oranının azaltılmasında ve bölgeler arasındaki ekonomik eşitsizliğin giderilmesinde. İleriye dönük altyapı projeleri olarak ise, Devletin hedefinde, ülkenin kıyı kesimindeki turizm altyapısının güçlendirilmesi ve tesislerin çoğaltılması; Belgrat ile Bar arasında otoyolun, Karadağ sınırları içindeki Boljari-Bar bölümünün inşa edilmesi ve yeni enerji santralları kurulması gibi dev konular var.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1