New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1
 

TOPRAKTAN GELEN
ZENGİNLİK

 

Kazakistan ekonomisinin en büyük kozu, tarıma elverişli geniş topraklar, bu toprakların altında yatan zengin maden yatakları ve kaliteli insan kaynakları. Bu doğal kaynakların sistemli yönetilmesi sayesinde, ülke hem zor dönemleri çabuk atlatmış, hem de istikrarlı bir
ekonomik büyüme sağlamış.

Orta Asya’nın en büyük ekonomik gücü olan Kazakistan, devasa petrol ve maden rezervlerine sahip. Ayrıca, ülkenin geniş topraklarının büyük bir bölümü de tarıma uygun. Bu önemli ekonomik kozların yanı sıra, Kazakistan, bağımsızlığını ilân ettiği 1991 yılından itibaren Serbest Piyasa ekonomisine geçmiş ve bu konuda gerekli olan reformları yapmış bir ülke. Yürütülen liberal ticaret politikası sayesinde, bir çok uluslararası yatırımcı Kazakistan’ı cazip bir ülke olarak görüyor ve eski SSCB ülkeleri içinde, en çok dış yatırım Kazakistan’a geliyor. Bu noktada, ülkedeki Bankacılık ve Ulaştırma sektörlerinin, bağımsızlık sonrasında büyük gelişme kaydetmiş olmasının önemli bir rol oynadığı da ayrı bir gerçek.

Almatı’nın elmaları

Tarım sektörü, Kazakistan ekonomisinde önemli bir yere sahip. Milli gelirin yaklaşık yüzde 6’sı tarımdan elde ediliyor. Geniş Kazak bozkırları adeta bir tahıl deposu. 220 milyon hektar ekilen arazi var ve sadece buğday üretimi yılda 15 milyon tonu geçiyor. Kazakistan, dünyanın en büyük yedinci buğday üreticisi. Ayrıca, arpa, pamuk ve pirinç üretimi de yüksek düzeyde. Hayvancılığın da önemli bir yer tuttuğu ülkede, et ve süt ürünleri yanında, deri ve yün üretimi de kayda değer ölçülerde.

Kazakistan’ın güney kesimleri ise, sebze ve meyve üretiminin merkezi. Özellikle, Almatı’nın elmaları pek ünlü. Almatı zaten “elmalık” anlamına geliyor. Şu sıralarda, şehir çevresinde yetişen ünlü “Aport” elmasının neslini islâh etmek için çalışmalar başlatılmış durumda. Yeni dikilen fidanlardan ilk ürünlerin önümüzdeki yıllarda alınması bekleniyor.

Enerji kaynakları

Coğrafi yapısının uygun olması nedeniyle, Kazakistan’da, başta enerji kaynakları olmak üzere, hemen her çeşit yer altı madeni üretiliyor. Ülkede 5000’den fazla maden yatağı olduğu, bunların tahmini değerinin ise 46 trilyon ABD dolarını aştığı hesaplanmış. Bu maden yataklarından çok çeşitli ürünler elde ediliyor. Örneğin, dünyanın önde gelen bir tungsten üreticisi olan Kazakistan, rezervleri açısından birinci sırada yer alıyor. Krom ve fosfor rezervleri dünyada ikinci sırada yer alan ülke, kurşun ve molibden konusunda dördüncü, demir kaynakları bakımından ise sekizinci sırada.

Ama, bugün için ülke ekonomisinde ham petrol ve doğalgaz üretimi ilk sırada yer alıyor. Kazakistan’da, şu an için keşfedilmiş bulunan 160 adet petrol ve doğalgaz sahası var. Bunların hepsi henüz üretime başlamış değil ama çok önemli bir potansiyel oluşturuyor. Örneğin, Hazar denizinin kuzeyinde yer alan geniş bir alanda, 3-3,5 milyar ton petrol ve 2-2,5 milyar ton doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor.

2010 yılı sonu itibariyle, Kazakistan’da yaklaşık 80 milyon ton petrol üretimi yapılmış. Aynı dönemde, ihraç edilen petrol miktarı ise 73 milyon ton. Kazak petrolünü üreten çeşitli firmalar arasında, ulusal petrol şirketi olan “KazMunayGaz” önde geliyor. Bir Kazak-Türk ortaklığı olan “KazTürkMunay” da önemli firmalar arasında.

Üretilen ve ihraç edilen petrolün izlediği güzergâh ve ulaşım sistemleri de, önemli bir sektör oluşturuyor. Örneğin, Atyrau-Samara boru hattından Rusya’ya yılda 17,5 milyon ton petrol gönderiliyor. Kısaca CPC olarak bilinen Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu 2.1 milyon ton taşıyor. Hazar Denizi üzerinden tankerlerle taşınan petrolün yıllık hacmi ise, yaklaşık 7 milyon ton. Demiryolu ile de yılda 4,5 milyon ton taşınıyor. Bu çerçevede, Kazakistan’ın ünlü Bakû-Tiflis-Ceyhan boru hattına da 2006 yılında dahil olduğunu ve Hazar Denizi kıyısındaki Aktau (Akdağ) limanından tankerlerle Bakû’ye ulaştırılan petrolün bu boru hattı ile Ceyhan’a gönderildiğini de belirtelim. Bu hattan yılda 10 milyon ton Kazak petrolü geçecek. Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in, Samsun- Ceyhan petrol boru hattını da güçlü bir biçimde desteklemiş olması da iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin başka bir örneği.

Kazakistan, ürettiği petrolü sadece batıya değil, doğu komşularına da gönderiyor. Örneğin Kazakistan-Çin petrol boru hattından, Çin’e petrol sevkiyatı başlamış durumda. Ülkede keşfedilen en büyük petrol havzalarından biri olan “Kaşagan”ın üretim şebekesine dahil olmasıyla, ihracatın artacağına ve ihraç yollarının daha da çeşitleneceğine kesin gözüyle bakılıyor. Ama, Kazakistan’ın, kendisine hedef koyduğu “2030 Vizyonu” için, bütün bunlar yeterli değil. Ülkenin asıl amacı, yüksek teknolojiye sahip olmak ve katma değer üreten bir konuma ulaşmak.

Baykonur ve Temir Jolı

Yüksek teknoloji deyince, akla önce uzay teknolojisi geliyor. Herkesin bildiği gibi, dünyanın ilk ve en büyük uzay istasyonu olan “Baykonur” Kazakistan’da. Uzaya ilk uydu buradan gönderildi, uzaya giden ilk insan olan Yuri Gagarin, tarihi yolculuğuna buradan hareket etti. Baykonur uzay istasyonu, bugün de faaliyetini Rus-Kazak işbirliği çerçevesinde sürdürüyor. Kazakistan’ın haberleşme ve yayın uydusu olan “KazSat-1” de, 2006 yılında buradan fırlatılmıştı.

Ama, tabii ki, uzaya uydu göndermek yetmez ve yeryüzünde de ulaşım sistemlerini sağlamak gerekir. Ekonominin önemli bir parçası olan ulaştırma sisteminin verimli bir biçimde işlemesi, Kazakistan’da, hem iç piyasanın genişletilmesi, hem de dış ticaretin büyümesi için stratejik bir konu olarak görülüyor. Zaten, Kazakistan’ın coğrafi konumu da onu asırlardır Avrasya bölgesinin kavşak noktası haline getirmiş. Ülkede güçlü bir demiryolu ve karayolu taşımacılığı sektörü bulunuyor. Transit taşımacılığın yüzde 80’i bu sektör tarafından sağlanıyor. Güçlü bir demiryolu şebekesine sahip olan Kazakistan, Rusya, Çin ya da Özbekistan gibi komşu ülkelerle bağlantısını kurmuş durumda. Ülkenin ana demiryolu işletmesi olan “Kazakistan Temir Jolı” (Kazakistan Demir Yolu) hem transit kapasitesinin artması, hem de güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi için çaba harcıyor.

Ülkenin ikinci önemli taşımacılık sektörü olan Karayolu taşımacılığı yanında, nehirlerde ve göllerde yapılan su taşımacılığı da önemli bir yer tutuyor. Hava taşımacılığının da önemli olduğu ülkede, 22 havaalanı bulunuyor ve bunların 14’ü uluslararası statüde.

Dış Ticaret ve Finans

Bankacılık ve Finans sektörü de, Kazak ekonomisinin gücünü arttıran diğer bir unsur. Bugün, Kazakistan’da güvenilir bir finans sistemi ve ulusal çapta önem taşıyan 6 büyük banka var. Ayrıca, bazı çok uluslu yabancı bankaların şubeleri de bulunuyor.

Dış ticaret konusuna da özel bir önem verilen Kazakistan’da, ticarî ortak olarak Rusya Federasyonu, Çin, Türkiye, Orta Asya ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin öncelikli bir yer tuttuğu görülüyor. Özellikle, Kazakistan ile uzun bir ortak sınıra sahip olan Rusya, Kazak dış ticaretinde birinci sırada. Bu ticaretin yüzde 55’inin sınır bölgelerinde yapılıyor olması da dikkat çekici. Sınır bölgelerinde, Kazak-Rus ortak şirketleri bile kurulmuş. Bu arada, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren, Rusya, Belarus ve Kazakistan arasında “Gümrük Birliği” kurulmuş olduğunu ve bunun da Kazakistan’daki Türk yatırımcıların bu ülkelere ihracat yapmalarını kolaylaştırdığını hatırlatalım.

Kazakistan ile Türkiye arasındaki dış ticaret hacmi, 2011’in ilk 6 aylık döneminde 2,8 milyar dolar seviyesine ulaşmış bulunuyor. Bunun 445 milyon doları Türkiye’den yapılan ithalat, 1,65 milyar doları da Türkiye’ye yapılan ihracat olarak kaydedilmiş.

Kazakistan’ın ihraç ürünleri arasında, yakıt, metalürji ve kimya sanayiinde kullanılan ham maddeler ilk sırada geliyor. Örneğin, petrol ve petrol ürünlerinin ihracattaki payı yüzde 35. Tarım ürünleri olarak, hububat da ihracatın içinde yüzde 9’luk bir paya sahip. İthal edilen temel ürünler arasında ise, makina ve ekipmanlar, taşıt araçları, kimyasal ürünler, gıda ürünleri ve tüketim malları öne çıkıyor.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1