New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

DÜNYADA BİR BENZERİ YOK
ALTIN ADAM

 

Altın Adam, aslında altın elbiseli bir asker, genç bir Saka prensi. Milâttan önce birinci yüzyılda yaşadığı ve 18 yaşında öldüğü belirlenen Prens’in mezarı, Almatı’dan 50 km uzaklıktaki Issık Kurganı’nda bulunmuş.

 

Bugün Kazakistan’ın ulusal sembollerinden biri olan “Altın Adam”, 1969 yılında, Issık’ta, inşaat çalışmaları sırasında tesadüfen ortaya çıkan bir kurganda bulunmuş. Issık Kurganı, 6 metre yüksekliğinde ve taban çapı 60 metre olan bir höyük. Mezarı açanlar muhteşem bir görüntüyle karşılaşmışlar, altınların parıltısı gözlerini kamaştırmış. İncelemeler sonucunda, 1,65 boyundaki savaşçının, 18 yaşlarında bir Saka prensi olduğu belirlenmiş. Sakalar, eskiden Kazak bozkırlarında yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan göçebe kabilelerdendi. Hayvan postlarından yapılmış taşınabilir çadırlarda yaşarlar, kaftan ve deri kuşaklı pantolon giyerler, başlarına sivri uçlu başlık takarlar, ayaklarına da deriden yapılmış, ökçesiz çizme giyerlerdi.

Benzersiz elbise

Issık Kurganı’nın, Mısırlı Firavun Tutankamon’un mezarından sonra en çok altın çıkarılan mezar olduğu söyleniyor. Ama, Altın Adam’ın iskeletinin üzerinden çıkan ve mükemmel bir işçilik ürünü olan saf altından yapılmış elbisenin dünyada bir benzeri yok.

Prens’in deri ceketi, dize kadar uzanan çizmesi, pars başlı bir tokayla tutturulmuş kemeri ve külâh biçimindeki başlığı, farklı boyutlarda, üçgen ya da kare biçimindeki binlerce altın varakla bezeli. Dövme tekniğiyle yapılmış varaklar, kenarlarına açılan deliklerden geçirilen iple ceket üzerine dikilmiş. Üstlerinde at, dağ keçisi, geyik, kaplan, pars, kurt, yırtıcı kuş gibi son derece çarpıcı hayvan motifli kabartmalar var. Bazı motiflerde şaşırtıcı bir dinamizm görülüyor: dört nala koşan atlar ya da kükreyen pars gibi. Başlığın ön kısmında sırt sırta duran dağ keçisi boynuzlu ve kanatlı iki at motifi, Saka sanatının bir şaheseri. Yine altından bir boyunluğu olan Prensin bir tarafında tahtadan kın içinde kabzası altın kakmalı kılıcı, diğer tarafında her iki yüzüne minyatür hayvanlar işlenmiş bir hançeri var.

Kurganda ayrıca yüzlerce başka obje de bulunmuş. Bunların içinde en önemlisi bir gümüş çanak. Üzerindeki paha biçilemez 26 harflik iki satır yazının, en eski Türk yazısı olduğu ileri sürülüyor. Bugüne kadar bilinen en eski Türk yazısı olan Orhun Kitabeleri, zamanımızdan 14 yüzyıl öncesine ait. Oysa Issık kâsesindeki yazı tam 22 yüzyıllık.

 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1