New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

BÜYÜKELÇİ CANSEYİT TÜYMEBAYEV:
H E R A L A N D A
İŞ BİRLİĞİ

 

Kazakistan’in Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, bağımsızlığının 20 yılını kutlayan ülkesine, Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'in Protokol Genel Müdürü ve Danışmanı, ülkesinin Moskova Büyükelçisi ve son olarak da Kazakistan hükümetinde Eğitim ve İlim Bakanı gibi birbirinden önemli görevler üstlenerek katkıda bulunmuş. Ancak kariyerinde Türkiye'nin ayrı bir yeri var. 1994-1997 yılları arasında Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliğinde diplomat olarak görev yapan, 1999 yılında da İstanbul Başkonsolosu olan Tüymebayev, 2010 yılının son aylarında Türkiye'ye üçüncü kez, bu defa Büyükelçi olarak atandı. Büyükelçi Canseyit Tüymebayev, iki ülke arasındaki ilişkilere değinen sorularımızı kusursuz Türkçesiyle yanıtladı.

 

 

DİPLOMAT ATLAS: Bu yıl, Kazakistan bağımsızlığının 20. yılını kutluyor. Kazakistan’ın bu dönemdeki gelişmesini kısaca özetleyebilir misiniz?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Bağımsızlığın ilk yıllarında, SSCB’nin dağılmasından sonra diğer Sovyet Cumhuriyetleri gibi Kazakistan ağır bir kriz içindeydi. Başta Devlet Başkanımız Nursultan Nazarbayev olmak üzere, tüm ülke yönetiminin özverili çalışmalarıyla siyasi, ekonomi ve diğer alanlarda bir çok reformlar gerçekleştirilmekte ve yolsuzluklarla mücadele devam etmektedir. Demokratikleşme, insan hakları, ekonominin liberalleşmesi ve dünyaya açılması alanında büyük ilerlemeler sağlandı. Kabul edilen yeni Anayasa demokratik toplumun sağlam bir temelini oluşturdu.

Günümüzde, kişi başına GSMH 9 bin dolara ulaştı. Uluslararası rezervlerimiz 70 milyar doları aştı ve bağımsızlık yılları içinde ekonomimize 130 milyar dolardan fazla yabancı yatırım çekildi. Sanayi Kalkınma Programı’mıza göre, hammadde ağırlıklı üretimden ziyade tarım, metalurji, enerji, kimya, farmakoloji, inşaat malzemesi sanayisi, uzay teknolojisi, ulaştırma ve enformasyon alanlarına öncelik tanınıyor. Ülkemiz 2010 yılında açıkçası diplomatik bir başarı sergileyerek Avrupa’nın en önemli teşkilatlardan olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) başkanlığını devraldı ve Aralık 2010’da AGİT Zirvesini gerçekleştirerek, 40’dan fazla Batı’lı devlet ve hükümet başkanlırını ağırladı. Bu yıl da İslam İşbirliği Örgütü’nün başkanlığını üstlenerek, geniş İslam coğrafyasının meselelerine el atmaktayız. Yine Kazakistan’ın inisyatifi ile kurulan ve uzun dönem ülkemiz tarafından başkanlığı üstlenen CİCA örgütünün önemi gittikçe artıyor ve Türkiye’nin devraldığı başkanlığı ile etkinliği daha da arttı.

DİPLOMAT ATLAS: Türkiye- Kazakistan ilişkilerinin altyapısının kurulduğu yıllarda yine Türkiye’deydiniz. O yıllardan beri ikili ilişkilerimizde neler oldu?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Türkiye, bağımsız Kazakistan’ı dünyada ilk tanıyan kardeş ülkedir. Kazakistan’ın yurt dışındaki ilk büyükelçiliği de Türkiye’de açıldı. İlk yıllardaki heyecanı halen yaşıyoruz, ve bunu devam ettireceğiz. Ülkelerimiz birbirlerine uzun yıllardır süregelen dostluk ve stratejik müttefiklik ilişkileriyle bağlı. Kazakistan ve Türkiye, BM, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Tedbirler Konferansı (CİCA), AGİT, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, İslam İşbirliği Örgütü, Türk Konseyi gibi uluslararası ve bölgesel teşkilatlar kapsamında aktif bir şekilde işbirliği yapmakta ve dış politika girişimlerinde birbirlerini karşılıklı olarak desteklemektedirler.

DİPLOMAT ATLAS: Son yıllardaki gelişmelerden söz eder misiniz?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Son yıllarda devlet yönetimimiz bir çok platformda daha sık bir araya gelerek, hem ikili hem çok taraflı ilişkileri daha da güçlendiriyorlar. 2009 yılındaki Devlet Başkanımız N.Nazarbayev’in Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretin tarihi bir anlamı var. Siyasi, ekonomik ve ticari alandaki işbirliği sürecimiz ziyaret esnasında imzalanan Stratejik Partnerlik Anlaşmasıyla daha ileri safhaya geçerek, yeni boyutta devam ediyor. Anılan ziyaret esnasında ayrıca dört önemli anlaşmaya da imza atıldı: iki ülke Hükümetleri arasında “Bilim ve teknik alanında işbirliği”, “Turizm alanında işbirliği”, “Uluslararası Kazak-Türk Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin faaliyet şartları” hakkında ve çevre bakanlıkları arasında “Çevre koruması alanında işbirliği” hakkında anlaşmalardır.

Memnuniyetle ifade etmek isterim ki, Devlet Başkanlarımız son 3-4 sene içinde 12’den fazla kez bir araya geldiler. 2010 yılının Şubat ve Haziran aylarında Türkiye Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu, Nisan ayında Ekonomi Bakanı Z.Çağlayan ve Haziran ayında Devlet eski Bakanı M.Aydın ülkemize, Mayıs ayında Başbakan yardımcısı - Sanayi ve Yeni Teknolojiler bakanımız A.İssekeshev ve Aralık ayında Başbakanımız K.Masimov Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulundular, bu yılın Ağustos ayında ise, Dışişleri Bakanımız Y. Kazıhanov ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdi. Parlamento başkanlarımız da sık bir araya geliyorlar, ki geçen yılın Haziran ayında Kazakistan Parlamentosu Meclis Başkanı U.Mukhamedzhanov Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulundu, Ekim ayında TBMM eski Başkanı Mehmet Ali Şahin de Kazakistan’ı ziyaret etti. Bu yılın Ekim- Kasım aylarında Kazakistan Parlamentosu Başkanı’nın Türkiye’ye ziyareti planlanıyor. Ayrıca, önümüzdeki ay Almatı’da yapılacak Türk Konseyi Zirvesine Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ü de bekliyoruz.

Bu işbirliği süreci Kazakistan Cumhurbaşkanı N.Nazarbayev’in inisyatifi ile kurulan Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi çerçevesinde de farklı boyuta çıktı. Kısa adı Türk Konseyi olan bu teşkilat uzun yıllardan beri Türk halklarının bir rüyası olan ve kardeş Türk devletlerin ortak işbirliği zeminini oluşturacak. Bildiğiniz gibi, Türk Konseyi’nin bünyesinde Aksakallar Konseyi, Parlamenter Asamblesi ve Türk Akademisi gibi alt kuruluşlar kuruldu ve çalışmalarına yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Sayın Abdullah Gül’ün geçen yılın Mayıs ayındaki Kazakistan ziyaretinde her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının katılımı ile görkemli açılışı yapılan Türk Akademisi, Türk dünyasının değerli aydınlarının ortak çalışma organı olacaktır. Kazakistan ve Türkiye olarak Türk Akademisi’nin kütüphanesine yüzlerce değerli kitap hediye etmişlerdi.

Öte yandan, Kazakistan’ın bir çok şehri, Türk şehirleri ile kardeşlik bağlarına sahip oldu. Geçen yıl Kazakistan’ın Çimkent ve Pavlodar illerinin Valileri başkanlığındaki heyetler Türkiye’nin Kayseri ve Konya illerini ziyaret ettiler. Bu şehirler arasında Kardeş Şehir Protokolleri imzalandı. Bu yıl Kayseri ili heyeti Kazakistan’ın Pavlodar ilini ziyaret edecek, Doğu Kazakistan ili heyeti de Bursa’ya gelecektir. Kardeş şehir sayısını gittikçe arttırma niyetindeyiz.

Şunu da belirtmekten geçemiyeceğim, halklarımızı birbirine kaynaştıracak ve kardeşlik bağlarını pekişterecek hususlardan biri de 2009 yılında Türkiye Cumhuriyeti Önderi Atatürk’ün Türk dünyasındaki en büyük anıt heykelinin Astana’nın merkezinde açılmasıdır. Türk yönetimi de bu jeste karşılık, geçtiğimiz yıl, Kazakistan’ın kurucu Devlet Başkanı N.Nazarbayev’in heykelini görkemli bir törenle Ankara’nın merkezinde açtı. Ayrıca bu yılın Nisan ayında Devlet Başkanımızın ismi Nevşehir’deki en büyük caddelerden birine verilmişti. İşte bunlar sembolik olmakla beraber, halklarımızı kaynaştıracak ve kardeşliği pekiştirecek faaliyetlerdir diye düşünüyorum. Bu anlamda 2010 yılında Sayın Abdullah Gül’ün Kazakistan’ı ziyareti esnasında Devlet Başkanımıza Türk Dünyasının Aksakalı olarak hitap etmesinin, açıkçası Kazak halkı için bir gurur kaynağı olduğunu ayrıca ifade etmek isterim.

DİPLOMAT ATLAS: Bu sıcak siyasi ilişkilerin ticaretteki yansıması nasıl?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Şuna inanıyorum ki, ülkelerimiz arasındaki karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesinde anahtar rolü kuşkusuz ticari-ekonomik işbirliği oynamaktadır. Bu işbirliğinin birinci vazifesi ise cumhurbaşkanlarımız tarafından belirlendiği üzere karşılıklı ticaret hacmini 2015 yılına kadar 10 milyar ABD Dolarına çıkarmaktır. Ticari-iktisadi ilişkilerin bugünkü seviyesi, ülkelerimizin gerçek imkânlarını yansıtmaktan son derece uzaktır. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2011 yılının ilk 7 ayında 2,38 Milyar Dolar olarak gerçekleşti. Bunun 529 Milyon doları Türkiye’nin ihracatı, 1,86 Milyar doları da Kazakistan’dan yapılan ithalattır.

Ülkelerimiz arasındaki ticareti arttırmak için, Hükümetler arası düzeyde “Yeni Sinerji” adlı bir Ekonomi Programı hazırlanıyor. Ayrıca Yüksek Düzeyli İstişare Konseyi kuruluşu ile ilgili çalışmalar da devam ediyor ve hükümetlerimiz arasındaki Karma Ekonomik Komisyonun faaliyeti daha da etkinleştiriliyor.

Büyükelçilik olarak, ülkelerimizdeki çeşitli illerde bulunan işadamlarını bir araya getirerek iş forumları düzenliyoruz. Böylece, sadece İstanbul ve Ankara’daki değil Kazakistan ve Türkiye’nin ücra köşelerindeki işadamları da birbirleriyle kaynaşma fırsatını yakalıyorlar.

DİPLOMAT ATLAS: Bir de Türk şirketlerinin yatırımları var, Kazakistan’da…

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Kazakistan’da 360 Türk firması faaliyette bulunuyor. Ülkemizde çalışan Türk vatandaşı sayısı ise 35 bin’dir. Bu da ülkemizde çalışan toplam yabancıların % 42’sini oluşturuyor. Yeni başkentimiz Astana’da, en ünlü binaların %90’ı Türk müteahhitler tarafından inşa edildi. Meclis binası, Yargıtay binası, Devlet Başkanı Kültür Merkezi, Rixos ve Intercontinental Otelleri bunların sadece bazıları. Türk inşaatçılar, Kazakistan’da 16 milyar dolarlık iş yaptı. Şimdi biz diğer alanlara da önem veriyoruz. Türkiye’nin Kazakistan’daki toplam yatırım hacmi yaklaşık 1.8 milyar dolar, Kazakistan’ın Türkiye’deki yatırımları ise yaklaşık 762 milyon dolardır. Ama, bu rakamlar, tarafların yatırım imkânlarını yansıtmaktan son derece uzak. Kazakistan’daki ileri teknoloji projelerine ve özellikle de sanayi sektörüne Türk sermayesinin katılması için buradan davet etmek istiyorum.

DİPLOMAT ATLAS: Türk şirketlerinin yatırımlarını arttırmak için özel bir girişiminiz var mı?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Evet, tabii ki... Bu alanda yoğun girişimlerimiz var, hem hükümetler düzeyinde, hem de bizzat ülkelerimizin önde gelen sanayici ve işadamları ile sık sık bir araya geliyoruz. Bu alandaki önemli çalışmalarımızdan biri, Kazakistan’da Türk sanayicilerin de katılımıyla Organize Sanayi Bölgelerin kurulması projesidir. Bu yönde, TOBB ve Türkiye’deki sanayiciler ile görüşmeler devam ediyor. Kazakistan Hükümetinin de desteği alındı. Yakın zamanda, önce Güney Kazakistan’da Çimkent ilinde, daha sonra Karaganda, Pavlodar, Almatı ve diğer illerimizde bu modeldeki OSB’ler kurulacaktır. Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki tüm işlemler seçilecek OSB başkanlığı tarafından yapılacağından, Türk sanayicileri tüm bürokratik engellerden arındırılacaklardır. Biliyorsunuz, geçen sene Kazakistan, Rusya ve Belarus bir gümrük birliği kurdular ve gümrük sınırları kalktı. Artık Kazakistan’da üretilen mallar 170 milyon nüfusluk bir pazarda serbestçe dolaşabilir ve satılabilir.

Karşılıklı ticaret ve yatırımlarımızı arttırmaya yönelik bir diğer girişim yine Kazakistan tarafından yapıldı. Kazakistan Ticaret ve Sanayi Odası İstanbul’da temsilcilik ofisinin açılma işlemlerini devam ediyor. Böylece, Türk sanayicileri ve yatırımcılar, İstanbul’da direkt muhatapları da olacaktır. Bu arada, Türk işadamları için Büyükelçilik olarak “Yatırım Rehber Kitabı” nı tamamlamak üzereyiz ve değerli yatırımcılara sunacağız. Sizin vasıtanız ile de değerli Türk işadamlarını Kazakistan’a yatırım yapmaya davet ediyoruz.

DİPLOMAT ATLAS: Ülkelerimiz arasında, sanat ve kültür alanındaki ilişkilerin de yoğun bir dönem yaşadığı görülüyor…

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Hakikaten de öyle... Halklarımız ortak tarihi ve kültürel geçmişe sahip olsalar da, günümüzde birbirlerinin sanatlarını, kültürlerini ve yaşam biçimlerini yakından tanımaya ihtiyaçları var. Bu anlamda, Türk halkına Kazakların sanat ve kültür alanındaki zenginliğini tanıtmak adına Büyükelçilik olarak bir çok faaliyet gerçekleştiriyoruz. 2009 yılında Devlet Başkanımızın Türkiye ziyareti esnasında İstanbul’da geniş kapsamlı Kazak kültür günleri, bu yılın Haziran ayında da Astana’da “Ankara Kültür Günleri” düzenlendi. 2010 ve 2011 yıllarında Türkiye’nin çeşitli illerinde ülkemizin dünyaca tanınmış şarkı, opera ve halk dansları sanatçıların konserleri organize edildi, ayrıca ülkelerimizdeki tiyatrolar da kendi aralarında işbirliği halindeler.

Sanatseverlerimiz de takip ettikleri gibi, sanat alanında da yoğun çalışmalarımız var. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde Kazakistan hakkında fotoğraf sergileri düzenliyoruz. Mesela Kazakistan’ın en büyük sanat galerisinden biri olan “Has Sanat” galerisi Mart ayında Ankara’da büyük bir sergi açarak Türk sanatseverlerin beğenisine Kazakistan’lı sanatçılarımızın değerli çalışmalarını sunmuştu.

DİPLOMAT ATLAS: Ya eğitim alanındaki gelişmeler...?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde başlayan Büyük Öğrenci Projesi kapsamında, Türk yüksek öğrenim kurumlarında 3 binden fazla Kazak öğrenci eğitim görüyor ve Türk halkının sıcak misafirperverliği sayesinde kendilerini adeta evlerinde gibi hissediyorlar. Şu anda da 700 kadar öğrencimiz eğitimine devam ediyor. Türkistan’da Uluslararası Kazak-Türk Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesinin, Almatı’da Süleyman Demirel Özel Üniversitesinin, 28’den fazla Kazak-Türk Lise ve Kolejinin faaliyette olması eğitim alanındaki başarılı işbirliğinin bariz bir örneğidir. Aynı şekilde, 2003 yılında Kazakistan Devlet Başkanı N.Nazarbayev’in Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret sırasında, İstanbul’da Abay İlköğretim Okulu açılmıştı. Kazakistan’da Türkçe öğrenmeye yönelik büyük bir ilgi olduğunu da eklemeliyim.

Ahmet Yesevi Üniversitesi bünyesinde altyapı çalışmaları çerçevesinde bölgenin en büyük hastanesinin de inşa edilip, Mayıs 2010’da iki ülke cumhurbaşkanları tarafından açılışı yapılarak, hizmete girmesi işbirliğimizin bariz bir örneğidir.

Geçtiğimiz Mayıs ayında İstanbul’da 40’dan fazla ülkenin akademisyenlerinin ve üniversite rektörlerinin katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Eğitim Konferansına Kazakistan’lı akademisyenler ve rektörlerden oluşan kalabalık bir grubumuz iştirak etti ve Konferansın akabinde Bağımsızlığımızın 20. yılı anısına 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal adına Semra Hanımefendiye, o dönemdeki eski Bakanlara anlamlı plaketler ve ödüller takdim ettik.

Bunların yanısıra geçtiğimiz yaz aylarında Türkiye’de yaşayan Kazak asıllı lise çağındaki 20 kadar öğrenciyi de Kazakistan’ın en büyük öğrenci kamplarına göndererek, atayurtlarını bizzat görmelerini ve bilgi sahibi olmalarını sağladık. Bu vesile ile seyahatin organize edilmesine katkı sağlayan TİKA yönetimine teşekkürlerimi ifade etmek isterim...

DİPLOMAT ATLAS: Turizm alanında da gelişmeler var mı?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Kazakistan’dan yılda yaklaşık 300 bin turist Türkiye’ye geliyor ve bu sayı her sene artıyor. Türklerin Kazakistan’ı ziyaret etmelerini de tabii ki istiyoruz. Türkiye Kazakistan’da iyi biliniyor ama, Türkiye’de Kazakistan hakkındaki bilgi ve yayın az. Bu nedenle, Büyükelçi olarak atanınca, önce Kazakistan hakkında Türkçe kitaplar hazırladık ve yayınladık.

Uçak seferlerini de arttırmaya çalışıyoruz. Ülkelerimiz arasında havayolu taşımacılığı sadece Ankara ve İstanbul’dan, Astana ve Almatı’ya yapılıyordu. Oysa şimdi, Kazakistan’ın güneyindeki önemli bir şehir olan Çimkent’e de haftada 2 kez uçak seferi yapılacak.

DİPLOMAT ATLAS: Kazakistan’ın bağımsızlığının 20. yılı Türkiye’de nasıl kutlanıyor?

CANSEYİT TÜYMEBAYEV: Bağımsızlığımızın 20. yılını 16 Aralık’ta kutlayacağız ama bu yılın başından beri birçok faaliyetlerimizi yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Mesela, Türkiye’ye Büyükelçi olarak atanalı 12’den fazla ili ziyaret ettim. Bu illerde Kazakistan’ın bağımsızlığının 20. yıldönümü dolayısıyla Kazak sanatçılarının konserlerini, üniversitelerde konferanslar ve paneller organize ediyoruz. Ayrıca, il yönetimlerinin ve işadamların da katılımıyla resepsiyonlar, iş forumları ve ülkemiz hakkında resim sergileri açıyoruz.

Ayrıca, düşüncelerimiz arasında Türkiye’nin çeşitli illerindeki okullarda Kazakistan hakkında ödüllü yarışmaların organize edilmesi de var.

Bu yılın Kasım ayında “Kazak Filmleri Festivali”ni ve önümüzdeki yıl da Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işbirliği ile geniş çaplı “Kazakistan Kültür Haftasını” düzenleyeceğimizi sizin vasıtanızla okuyucularımıza duyurarak, değerli Türk halkını bu faaliyetlere davet etmek istiyorum.

Önümüzdeki aylar içinde Kazakistan’ın ünlü düşünür ve edebiyatçıların eserlerini ve Kazakistan tarihi hakkında kitaplar serisini Türkçe’ye kazandırmak istiyoruz. Bunların yanısıra, Kazak- Türk ilişkilerinin 20 yılını kapsayacak kitap çalışmaları da devam ediyor. Yani yapacak çok işimiz var....

Bunları bu yılın 16 Aralık tarihine yetiştirmeyi planlıyoruz. Sizin aracılığınızla bunu Türk kamuoyu ile paylaşmak isterim.
 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1