New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

GÜNEY KAZAKİSTAN’IN MERKEZİ
ÇİMKENT
 

Kazakistan’ın üçüncü büyük şehri olan Çimkent, 12. yüzyılda sadece bir kervansaraydan ibaretmiş. Bugün ise, büyük bir kültür ve sanayi merkezi.

 

 

Güney Kazakistan eyaletinin idarî merkezi olan Çimkent, Özbekistan sınırının hemen yanıbaşında yer alıyor. Yaklaşık 660.000 nüfusuyla ülkenin üçüncü büyük şehri. Çimkent, tarihî İpek Yolu üzerinde, eskiden önemli bir kültür ve ticaret merkezi olan Sayram şehrinin hemen yakınında kurulmuş. Aslında Sayram, Çimkent’in nüvesi sayılır. 12. yüzyılda, Sayram’ın 10 km kadar dışına inşa edilen bir kervansaray, zamanla yerleşim merkezi haline dönüşüp, Çimkent’i oluşturmuş. Bugün, Sayram, Çimkent’in banliyö mahallesi.

Çimkent, tarih boyunca bir çok saldırıya maruz kalmış bir şehir.13. yüzyılda, Cengiz Han’ın orduları tarafından işgal edilen kent, 14. yüzyılda Timur ordularının eline geçmiş. Daha sonra, 16. yüzyılda Kazak Hanlığına dahil olmuş, 17-18. yüzyıllarda ise Çungar’lar tarafından işgal edilmiş. 19. yüzyıl başlarında Kokand Hanlığının askeri üssü olan kent, 1864’de ise Rus İmparatorluğuna dahil olmuş.

Demiryolu kavşağı

Türkistan-Sibirya Demiryolu üzerinde önemli bir kavşak oluşturan Çimkent, bugün önemli bir endüstri merkezi. Şehirde, kurşun ve çinko işleme tesisleri, bir petrol rafinerisi, ayrıca çimento ve ilâç endüstrisi ön planda geliyor. Ama, dericilik, tekstil ve gıda endüstrisinin de varlığını belirtmek gerek.

Şehir ayrıca kültürel zenginliğe de sahip. Zafer Parkı, Merkez Park, Afgan Savaş Anıtı ve Farabi Türbesi gözden kaçırılmamalı. Ayrıca, Abay Parkı ile, bir etnoğrafya parkı olan Ken-Baba, özellikle çocukların gözdesi. 2001 yılında açılan “Siyasi Baskı ve Sürgün Kurbanları Müzesi”, Sovyet dönemi baskılarını ve Kazakistan’ın bu süreçte belleklerden silinen kültürel unsurlarını içeriyor. Özbek etkisi taşıyan Çimkent Camii ise, dörtgen gövdesi üzerinde altın gibi parlayan, geometrik desenli iri kubbesi ile insanın gözünü alıyor. Çimkent, bir turizm şehri olarak çok öne çıkmasa da capcanlı bir hayat döngüsü var. Pazar yerlerinde ve sokaklara taşan dükkanlarda, kocaman ve dolgun pideler ile çocukluğumuzun fiyonklu ambalajlı bayram şekerleri dikkat çekiyor.

Sayram ve Aksu rezervi

Çimkent’e gidenlerin, mutlaka hemen yakındaki Sayram’ı da görmeleri lâzım. Sayram Dağlarının yamacında bulunan Sayram şehri, bu dağdan doğan ve aynı adı taşıyan Sayram nehrinin kıyısında kurulmuş. Burası, 12. yüzyılda yaşamış olan ilk Türk mutasavvıfı Ahmet Yesevi’nin doğum yeri. Kazakistan’ın ilk camii de Sayram’da yapılmış. Sayram öyle büyük bir kentmiş ki, kırk kapılı şehir diye anılır ve bir ucundan diğer ucuna geçmek bütün bir günü alırmış.

Çimkent, ayrıca ünlü Aksu Doğal Rezerv Alanı için de hareket noktası. 1926 yılında oluşturulan Aksu Rezervi, Orta Asya’nın koruma altındaki ilk doğal alanı. Tien Şan dağlarının 3 bin metreye yükselen batı kollarında bulunan rezervde 500 kadar canlı türü ve yaklaşık 1.700 bitki türü var. Dağ keçisi, gelincik, yaban domuzu, akbaba, ceylan, şahin, kartal gibi canlılar ortalıkta cirit atıyor. Keşif için en uygun araç, hızları, güzellikleri ve zekâları ile meşhur Kazak atları. Modern hayatın gürültüsünden uzakta, hayranlık içinde güneşin batışını izlerken çok yakınınızda bir yerlerde bir kar leoparı, kızıl ayı ya da bir vaşak dolaşıyor olabilir. Kendinizi uçsuz bucaksız bir dünyada hissettiğiniz doğal parkta, gözleriniz yeşilin keyfini çıkarıyor.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1