New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

ÖNSÖZ
 
Merhaba,
Bir ucu Avrupa’nın merkezinde, bir ucu Adriyatik’te, bir ucu da Balkanlarda olan Slovenya, DİPLOATLAS’ın bu sayısında ziyaret edeceğimiz ülke oldu. Yüzölçümü küçük olan bu ülke, tarihî geçmişi, coğrafî konumu ve günümüz Avrupa’sı içindeki duruşu bakımından bir hayli büyük. Tarihte, başta Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olmak üzere Orta Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olmuş, batı komşusu İtalya’dan etkilenmiş ve diğer Balkan ülkeleriyle de beraberlikler yaşamış olan Slovenya, bu farklı kültürlerin olumlu unsurlarından esinlenerek kendi zengin ve yüksek kaliteli yaşam biçimini oluşturmuş.
 
Bugün, Avrupa Birliği üyesi olan Slovenya’nın, diğer Batı Avrupa ülkelerinden pek bir farkı yok. Başkent Ljubljana olsun, Maribor, Kranj ya da Celje gibi daha küçük şehirler olsun, hepsi turizm açısından görmeye değer, ilginç, eğlenceli ve kültürel özellikleri yüksek olan şehirler. Turistler için, Slovenya çok ucuz bir ülke sayılmaz ama, hayli yüksek bir hizmet ve yaşam kalitesi ile karşılaşılacağı kesin.
 
Bu yıl, Slovenya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının 20.yılı kutlanıyor. Slovenya bağımsızlığını ilân ettiğinde, Türkiye onu ilk tanıyan ülkelerden biri olmuş. Ankara’daki Slovenya Büyükelçisi Dr. Milan Jazbec, o günlerde bu tanımanın Slovenya için çok önemli olduğunu söylüyor. O gün bu gündür, iki ülke arasındaki ilişkiler mükemmel düzeyde devam ediyor. Ama, yine Büyükelçi Jazbec’in söylediği gibi, “her zaman daha iyisini yapmak mümkün”. Örneğin, iki ülke arasındaki ticaret hacmini iki katına çıkarabilmek için, son dönemde yoğun çaba harcandığını biliyoruz.
 
Slovenya’nın büyük şehirleri yanında, ülkedeki turizm merkezlerini de iç sayfalarımızda anlatmaya çalıştık. Ülkenin, coğrafî açıdan büyük çeşitlilik gösteren arazi yapısı, kültürüne de yansıdığı için, aynı gün içinde, güneşli bir deniz kıyısında Akdeniz yemeklerinin keyfine vardıktan sonra, Alp dağları eteklerinde Orta Avrupa lezzetleri ile doyuma ulaşabilirsiniz. Bu arada, Avrupa’nın en eski asmasının ve en eski şarabının da Slovenya’da bulunduğunu ekleyelim.
 
Tatil zamanı yaklaşıyor. Belki de bu sene alışılmış yerlerden biraz vazgeçip, Slovenya’ya doğru bir program yapılabilir. Pişman olma riski yok, hoşça vakit geçirilmesi garanti
Kaya Dorsan

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1