New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

YEŞİL SLOVENYA

 
Slovenya yeşil bir ülke. Yüzölçümünün yüzde 58’i ormanlarla kaplı olan Slovenya’da doğayı ve çevreyi koruma içgüdüsü de en yüksek düzeyde. Balkan yarımadasının kuzey-batısında yer alan, ancak Orta Avrupa özellikleri ağır basan ülkede, 2 milyonu aşkın insan yaşıyor.

 

Orta Avrupa’nın güneyinde, Balkan Ya r ı m a d a s ı n ı n kuzey-batısında yer alan Slovenya, 20.273 km² yüzölçümüne sahip küçük bir ülke. Batısında İtalya, kuzeyinde Avusturya, kuzey-doğusunda Macaristan, güneyinde ve doğusunda da Hırvatistan ile komşu. Güney-batısında ise 46.6 kilometrelik kısa bir sahilinin bulunduğu Adriyatik Denizi var.

Slovenya dağlık bir ülke. Alp dağlarının buralara kadar uzanan bölümüne Julian Alpleri deniliyor. Ülkenin kuzey-batısındaki Triglav dağının zirvesi Slovenya’nın en yüksek yeri. 2864 m yüksekliğindeki Triglav, aynı zamanda bir milli sembol sayılıyor ve Slovenya’nın hem bayrağında, hem de ulusal armasında, stilize edilmiş olarak yer alıyor. Doğal güzellikleriyle de ünlü olan Triglav dağı ve çevresi, ülkenin tek Milli Parkı.

Slovenya, aynı zamanda bir su ülkesi. Ülkedeki irili ufaklı akarsuların toplam uzunluğu 27.000 km’yi buluyor. Ayrıca bir çok termal kaynak ve iki tane de maden suyu kaynağı var. En büyük nehirler Sava ve Drava nehirleri. Tuna nehrinin önemli bir kolu olan Sava ülkeyi boydan boya geçiyor.

Adriyatik kıyısındaki dar bir şeritte Akdeniz İklimi görülürken, iç kesimlerde karasal iklim hakim. Kuzeydeki dağlık alanlarda kışlar çok soğuk ve kar yağışlı geçiyor. Doğası hayranlık uyandıran Slovenya’da yemyeşil dumanlı dağlar, göz alabildiğince uzanan ovalar, ormanlar ve huzur verici göller var. Bled ve Bohinj en büyük doğal göller. Özellikle, Bled gölü turistlerin gözdesi.

400-500 yıllık ıhlamur ağaçlarına Slovenya’nın her köşesinde rastlayabilirsiniz. Ülke, ayrıca, enfes şarapların üretildiği üzüm bağlarına  ve çok güzel vadilere de sahip. Dünyanın en özel mağaraları da yine burada. Zaten, yeraltı sularının bulunduğu bölge anlamına gelen “Karst” sözcüğü, Slovenya’daki “Kras” dağının adından türemiş.

Tarihten notlar

Slovenya’nın tarihi binlerce yıl öncesine gidiyor. Bu topraklarda, dönem dönem İlliryalıların, Kelt kavimlerinin, Romalıların, Ostrogotların, Lombardların yaşadıkları biliniyor. Slavlar ise bölgeye 6. yüzyılda gelmişler ve 7. yüzyılda, ilk Slav devleti olan Karintiya Dükalığı’nı kurmuşlar. Bir süre sonra, bölge Frankların egemenliği altına girmiş, Hristiyanlık yayılmaya, feodal sistem güçlenmeye başlamış. 15. yüzyılda, Feodal Slovenya’nın son temsilcisi olan Celje Prensliği’nin son bulmasıyla birlikte, Slovenya toprakları, 1918’e dek Habsburg hanedanının eline geçmiş.

I. Dünya savaşı sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yıkılınca, Slovenya’nın “Sırp-Hırvat- Sloven Krallığı”na dahil olduğu görülüyor. Krallığın adı, önce 1929 yılında “Yugoslavya Krallığı” olarak değiştirilmiş, İkinci Dünya savaşından sonra da, krallığın yerine “Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti” kurulmuş. Bilindiği gibi, Slovenya, eski Yugoslavya’yı oluşturan 6 federe cumhuriyetten birisiydi.

Tito’nun 35 yıllık iktidarı sonrasında, Yugoslavya’da beliren ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın Slovenya’da huzursuzluk yarattığını ve bağımsızlık isteklerini arttırdığını söylemek yanlış olmaz. Bağımsızlık hareketi, 1987 yılında, bir grup aydının, “Nova Revija” dergisinde bağımsızlık talebini açıkça dile getirmesiyle başlamıştı. Daha sonra, 1990 yılında, federe cumhuriyetin adı “Slovenya Cumhuriyeti” olarak değiştirildi. Aynı yıl yapılan seçimlerin ve halk oylamasının ardından da, 26 Haziran 1991 tarihinde bağımsızlık ilan edildi.

Devlet Sistemi

Slovenya, çok partili ve çift meclisli parlamenter demokrasi ile yönetiliyor. 1991 tarihinde yürürlüğe giren Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı halk tarafından en fazla iki defa beş yıllık dönemler için seçiliyor. Bugünkü Cumhurbaşkanı Danilo Türk, Slovenya’nın bağımsızlık sonrasındaki 3. Cumhurbaşkanı olarak, 2007 yılından beri bu görevde. Aslında hukukçu olan Türk’ün parlak bir diplomatik ve akademik kariyeri var. Bağımsızlık sonrasında, ülkesinin ilk BM Daimi Delegesi olarak New-York’a atanmış. 1997- 1998 yıllarında BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı yapmış. 2000-2005 yılları arasında da BM Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütmüş. Hukukçu olarak, “Azınlık Hakları” konusunda uzman olan Türk, 2005 yılında ülkesine dönüp, Ljubljana Üniversitesinde Uluslararası Hukuk Profesörü olmuş. 2007’de ise, bağımsız aday olarak girdiği seçimlerde, Cumhurbaşkanı seçilmiş. Slovenya Anayasasına göre, Cumhurbaşkanının, ülkeyi temsil etme görevine ek olarak, Sloven Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olma özelliği de var. Slovenya Parlamentosu iki meclisten oluşuyor: 90 milletvekilinin görev yaptığı Ulusal Meclis (Drzavni Zbor) ve 40 üyeli Ulusal Konsey (Drzavni Svet). Ulusal Meclis’in 2 üyesinin İtalyan ve Macar azınlıkları tarafından seçilmesi Anayasa ile zorunlu kılınmış. Bu iki üyenin, kendi azınlıkları hakkında alınacak kararlarda mutlak veto hakkı var. 2011’in Aralık ayında, Ulusal Meclis’in Başkanlığına Gregor Virant seçildi. Genç bir hukukçu olan Virant, deneyimli bir siyasetçi ve Kamu Yönetimi uzmanı. 2004-2008 yılları arasında Kamu Yönetimi Bakanı olarak kabinede yer almış.

Parlamentonun ikinci kanadı olan Ulusal Konsey ise, genel seçimlerle değil, ülkedeki çeşitli gruplar tarafından 5 yıl için seçilen 40 üyeden oluşuyor. Hâlihazırda, Konsey’in başkanlığını Blaz Kavçiç yürütüyor.

Slovenya Bakanlar kurulunun başında ise, 10 Şubat 2012’de Başbakanlık görevine seçilen Janez Jansa bulunuyor. Kabinede, başbakan dışında 15 bakan var. Janez Jansa, 2004-2008 yılları arasında da Başbakanlık yapmış olan deneyimli bir politikacı. Sloven Devlet sisteminde, Başbakan ile Bakanların atanmasında ve yürütme organının oluşumunda Ulusal Meclis yetki sahibi. Cumhurbaşkanı Başbakanı, Başbakan ise Bakanları Ulusal Meclise teklif ediyor, böylece Hükümet, Meclis’ten onay alarak göreve geliyor.

AB’nin örnek ülkesi

Slovenya, eski Yugoslav Cumhuriyetleri içinde en müreffeh, en istikrarlı ve sınai açıdan en gelişmiş ülke olmanın avantajıyla 1996’da AB üyeliği için başvurmuş, ve kısa sürede müzakerelere başlamış. 2004’te Avrupa Birliği’ne üye olan Slovenya, müzakerelerin başladığı dönemde bile kişi başına düşen milli geliriyle AB ülkelerindeki ortalamayı aştığından, AB standartlarına ulaşmak için her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalmamış. 2004’te NATO üyesi olan, ordusunu reforme eden ve askeri harcamalarını sabitleyen Slovenya, zorunlu askerliği de kaldırmış. 2007’den beri Euro ve Schengen alanına dahil olan Slovenya, 2008’de de AB Dönem Başkanlığı da yapmıştı.

Slavcada “Slavlar Ülkesi” anlamına gelen Slovenya’da Latin alfabesi kullanılıyor. Resmi dil Slovence ama, İtalyan ve Macar azınlıkların yoğun olduğu Primorska ve Prekmurje bölgelerinde, bu diller de resmi olarak geçerli. 1991’de yeni hali kabul edilen bayrağın renkleri, üç Pan- Slav renginden oluşuyor: beyaz, mavi ve kırmızı. Ülkenin arması, bayrağın direğe bağlanan tarafına yerleştirilmiş; bir parçası beyaz, bir parçası mavi kısımda kalacak şekilde. Armada, mavi fon üzerindeki beyaz bölüm Triglav Dağının üç zirvesini, alt taraftaki dalgalı iki mavi şerit ülkenin denizini ve nehirlerini simgeliyor. Triglav üzerine yerleştirilmiş altı köşeli, biri altta ikisi üstte üç altın yıldız, Slovenya’ya bir dönem hükmeden Celje Prensleri’nin armasından alınmış.

İki milyon nüfuslu bu küçük ülke, tüm komşularıyla iyi ilişkiler içinde. Demokratik değerlere ve azınlıklara saygılı, son derece de güvenli. Her yönüyle Avrupalı olan Slovenya’da hayat standartları ve eğitim düzeyi oldukça yüksek. Kısacası, burası mutlu insanların ülkesi.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1