New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

SLOVEN KÜLTÜRÜNÜN
TEMEL TAŞLARI

Slovenya’da kültür ulusal kimliğin önemli bir parçası olarak görülüyor ve günlük yaşamın içinde geniş bir yer tutuyor. Örneğin, yıl boyu süren ve birçoğu uluslararası ölçekte olan kültür faaliyetleri ve festivaller sosyal hayatın vazgeçilmez ve popüler parçaları.

 

Slovenler, genellikle okumayı çok seven ve geleneksel kültürleriyle gurur duyan bir halk olarak biliniyorlar. Gerçekten de, mesleği ne olursa olsun, her Sloven’in içinde bir sanatçı yaratıcılığının bulunduğu söylenebilir. O aynı zamanda ya bir şairdir, ya bir dansçı, ya bir müzisyen, ya da bir şarap yapımcısı veya aşçı. Geleneksel kültürüne sıkı sıkı sarılmış olan Slovenya, belki de, dünyada kültüre adanmış bir güne sahip tek ülke. 2010 yılında Ljubljana, UNESCO tarafından Dünya Kitap Başkenti seçilmişti, bu yıl da Maribor, Avrupa’nın Kültür Başkenti.

Sloven dili ve Trubar

Sloven dilinde ilk kitap 1550 yılında, bir reformcu Protestan papaz olan Primoz Trubar tarafından yazılıp yayınlanmış. “Katekizem” isimli bu eser, tahmin edileceği gibi bir din öğretisi kitabı. Fakat aynı yıl, Trubar, “Abecednik” isimli ikinci bir kitap daha yayınlamış. Bir “dil bilgisi” kitabı olan bu eser, Slovence’nin temelini oluşturuyor. Sloven dilinin bugünlere gelmesinde birleştirici bir rol oynayan bu eser nedeniyle, Trubar, “Sloven dilinin babası” olarak niteleniyor. 1 Euro değerindeki Sloven metal paralarının üzerinde, onun resmi var. Sloven Parlamentosu’nun 2010 yılında aldığı karar uyarınca da, Trubar’ın doğum tarihi olan 8 Haziran, bütün ülkede anma günü olarak kutlanıyor.

O dönemin en önemli yazarlarından Erasmus ile Rotterdam’da buluşmuş olan, ayrıca ünlü reformist Martin Luther ile de birkaç kez görüşen Primoz Trubar’ın, 16 yüzyılda 25 kitap daha yayınladığı biliniyor. Ama, İncil’i Slovence’ye çevirmek, Jurij Dalmatin’e nasip olmuş. Dalmatin, 16. yüzyılda yayınladığı dinî kitaplarla tanınıyor. Bu arada, o dönemde yaşamış olan Adam Bohoriç’i de unutmayalım. Bohoriç, Sloven dilinin ilk gramer kitabını yazan kişi.

Ulusal şair Preşeren

18.yüzyıla gelindiğinde, Sloven dilinde bir edebiyat yaratma çabalarının y o ğ u n l a ş t ı ğ ı , şiirin yaygınl a ş m a y a başladığı görülüyor. Bu ç a b a l a r ı n semeresi 19. yüzyılda ortaya çıkmış. 1800 yılında doğan ve bu döneme damgasını vuran France Preşeren, bugün ülkenin ulusal şairi olarak niteleniyor, çünkü Slovenya Millî Marşının sözleri ona ait. Ülkede çok sevilen ve kendisiyle gurur duyulan France Preşeren, aynı zamanda, Avrupa’nın en büyük romantik şairlerinden. Sloven edebiyatını tümüyle etkilemiş olduğu gibi, Sloven bilincinin oluşmasında ve ulusal kimliğin politik yapılanmasında da önemli rol oynamış.

Preşeren, 1849 yılında, genç bir yaşta hayatını kaybetmiş. Öldüğü gün olan 8 Şubat tarihi, bugün “Slovenya Kültür Günü” olarak anılıyor. Her yıl kültür alanındaki en başarılı çalışmalar Preşeren Ödülü ile ödüllendiriliyor. Başkentin en gözde meydanında heykeli, Sloven 2 Euro’sunun üzerinde de resmi var.

İlk Sloven kadın şair ve yazarı olan Josipina Turnograjska da 19. yüzyılda yaşamış. 1833 doğumlu Turnograjska, 1854 yılında, yani henüz 21 yaşındayken ölmüş. A l m a n edebiyatının güçlü olduğu bir dönemde eserlerini, milliyetçi duygularla Slovence olarak yazan yazarın büyük bir Preşeren hayranı olduğu, hatta şiirlerinde aynı stili benimsediği görülüyor.

Preşeren’den etkilenen bir diğer efsane isim de Ivan Cankar. Öykücü, şair, oyun yazarı, denemeci ve politikacı olarak Slovenya’nın en büyük yazarı sayılıyor, Kafka ve James Joyce ile kıyaslanıyor. Eserleri birçok dile çevrilmiş. Çok sayıda sokak, meydan ve bina bugün onun adını taşıyor.

Mimar Joze Plecnik

1872-1957 yılları arasında yaşamış olan mimar Joze Plecnik, Sloven kültürüne farklı bir alanda damgasını vurmuş olan diğer bir şahsiyet. Plecnik, Ljubljana’yı 30 yılda başkent yapan ve bugünkü görünümünü kazandıran kişi. Ünlü Avusturya’lı mimar Otto Wagner’in öğrencisi olan Plecnik, önce Viyana’da, sonra da Prag’da iz bırakan eserlere imza attıktan sonra, 1921 yılında, doğduğu kent olan Ljubljana’ya dönmüş ve başkenti bugünkü görünümüne kavuşturan sayısız mimari eserin yaratıcısı olmuş. Örneğin Ljubljana’nın mücevheri gibi duran “Tromostovje”, yani “Üçlü Köprü” onun eseri. Aslında, Slovenya’nın diğer şehirlerinde ve Belgrat’ta da eserleri var. Plecnik, sadece Slovenya’da değil, diğer Avrupa ülkelerinde de meslekdaşlarına öncülük eden ve onları etkilemiş olan bir mimar. Bugün, Ljubljana’da, kendi yaptığı mezarlıkta gömülü.

Uzay bilimci Herman Potocnik ise, daha çok Hermann Noordung ismiyle tanınıyor. 1892 doğumlu olan bu bilim adamı, roketler konusunda bir uzman ve uzaya yapılacak yolculukların ilk teorisyenlerinden. Uzaya, içinde insan bulunan uzay istasyonlarının yerleştirilebileceğini ilk o keşfetmiş. Ünlü Alman bilim adamı Werner von Braun, yaptığı uzay çalışmalarında Potocnik’den çok yararlandığını açıkça belirtiyor.

Çağdaş değerler

Slovenya, bugün de çeşitli alanlarda yaptıkları çalışmalarla dünya çapında başarılara imza atmış olan değerli kültür ve bilim insanlarına sahip. Örneğin, 1949 Ljubljana doğumlu Slavoj Zizek, günümüzün en büyük filozoflarından biri olarak niteleniyor. M a r k - sizm ya da Psikanaliz gibi temel felsefe konularının yanında, “çağdaş kültürün eleştirisi”, ya da “film teorisi” gibi yeni konulara da el atan Zizek, tam günümüzün ve güncel olayların düşünürü. 2011’ın son aylarında, New-York’ta gerçekleştirilen “Wall Street’i işgal” eylemi Zizek’i de çok ilgilendirmiş ve ünlü filozof, bu konuda konuşmalar yapmıştı. Geçtiğimiz Şubat ayında Türkiye’ye de gelen Zizek, çeşitli TV kanallarındaki programlarda ağırlanmış ve güncel konulara ait ilginç ve değerli görüşlerini izleyicilere aktarma fırsatı bulmuştu. Hafif uçaklar konusunda d ü n y a c a ünlü olan Ivo Boscarol ise 1956 yılında, Post o j n a ’ d a d o ğ m u ş . E k o n o m i eğitimi gören Boscarol için önce bir hobi olan havacılık ve model uçak yapımı, daha sonra bir meslek ve iş hayatına dönüşmüş. Boscarol bugün “Pipistrel” uçaklarını üretiyor ve bütün dünyaya satıyor. Çok hafif olan bu uçaklar adeta plânör gibi, fakat bir motora da sahipler. Doğal olarak, çok az yakıt harcıyorlar. Boscarol, bu uçaklarla, en az yakıt tüketerek dünya etrafında bir tur yapma rekoruna sahip. Motosiklet yarışçısı Igor Akrapoviç’in icadı olan egzos sistemleri de, bugün bütün büyük motosiklet markalarında kullanılıyor.

İsimsiz kahramanlar

Klasik müzikte Jakob Gallus, Sloven operasına giden yolu açanlardan Jurij Mihevec, ekpresyonist Slavko Osterc, her dalda besteleri olan Bozidar Kantuser ve Preşeren ödüllü Igor Stuhec, Sloven müzik dünyasının en önemli isimleri. 300 yıl önce kurulan Filarmoni Orkestrası da Avrupa’nın en eskilerinden. 45 galeri ve 800’ü aşkın sergi salonu ile hareketli bir renkler dünyası olan Slovenya’nın son derece yetkin ressamlarının çoğu uluslararası alanda tanınıyor. Ama ülkenin en ünlü ressamının Ivana Kobilica olduğu söylenebilir.

Bir de ünlü olmayan ama Sloven kültürünü çeşitli alanlarda temsil edenler var. Örneğin, Uluslararası Atom Ajansı’nın eski Başkanı Al Baradey’in Nobel ödülü kazanan ekibinde görevli olan veya Çevre konusunda Nobel ödülü kazanan Al Gore’un ekibinde yer alan Sloven bilim insanları gibi. Sonuçta, ünlü ya da ünsüz, bir çok Sloven dünya kültürüne katkıda bulunmaya devam ediyor.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1