New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

Lipica Atları

Konkurhipiklerin gözdesi, dünyaca ünlü Lipica atları, Slovenya’da doğuyor ve yetiştiriliyor. Bazı dillerde “Lipizzan” olarak da adlandırılan bu atlar, beyaz renkleri ve atletik yetenekleri ile tanınıyor.

 

Slovenya’nın Kras bölgesinde, İtalya sınırı yakınında bulunan Lipica köyü, atları ile meşhur. Bu köydeki haralarda doğan Lipica atları bütün dünyada tanınan ve binicilik sporu tutkunlarının gözdesi olan bir ırk. Bugün dünyadaki sayıları 3000 kadar olan bu zarif, asil, cesur, güçlü ve genellikle beyaz renkli atlar gerçekten de çok güzeller. Yetenekleri, şaşırtıcı zekâları, gururlu halleri ve iyi huylu oluşlarıyla dikkat çekiyorlar. Akrobatik hareketlere çok uygunlar. Boyları 160-165 cm kadar. Kaslı ve elastik vücuda sahip Lipica atları, geç olgunlaşıp, uzun yaşıyorlar. Ortalama ömürleri 30-35 yıl kadar. Aslında, bu beyaz atlar, yağız ya da doru olarak doğuyorlar, renkleri 6-10 yaş arasında beyaza dönüşüyor. Yani aslında koyu renk olan derileri beyaz tüylerle örtülüyor. Gelişimlerini 10 yaşına kadar ancak tamamlayan bu atlar, çevre koşullarına süratle uyum sağlama yeteneğine sahipler ve gayetle de atletikler. Ritm duyguları çok gelişkin olan bu atlar, ürktüklerinde bile paniğe kapılmıyorlar. Çifte atmak ya da binicilerini üzerlerinden fırlatmak gibi huyları da yok.

İlk bakışta beyaz görünseler de, aslında Lipica atlarının rengi açık gri. Bir zamanlar, Habsburgların soylu atları olarak hanedan arabalarına koşulup, Viyana’da izleyenleri büyüleyen bu atlar, bugün Lipica köyünün yemyeşil çayırlarında sere serpe yaşıyorlar.

Endülüs kökenli

Lipica atları 400 yıldan fazla uygulanan seçici bir üretmeyetiştirme programının ürünü. 1580 yılında Avusturya Arşidükü II.Charles, Lipizza`da (bugünkü Lipica), saray için binek ve koşum atları üretmek üzere yeni bir hara kurmaya karar vermiş. O dönem İspanyol atları gözdeymiş, ama bitmeyen savaşlar nedeniyle ithal etmek zorlaşınca bu yola gidilmiş. Lipica’ya getirilen kaliteli Endülüs, İtalyan ve daha sonra da Arap atları yerel Kras atları ile çiftleştirilmiş. 18.yüzyıla dek Lipica atlarının başka renkte olanları da var ama, zamanla açık gri renk baskın genetik karaktere dönüşmüş. Zaten, aslında Avusturya kraliyet ailesinin tercihi de bu renkten yanaymış, baskın özellik olması için hayli çaba göstermişler. 18.yüzyılın ikinci yarısından itibaren ırkın özellikleri oturmaya başlamış ve diğer ırklardan ayırt etmek için, 1860 yılında ilk kez “Lipica atı” ya da “Lipizzaner” deyimi teleffuz edilmeye başlanmış.

Napolyon döneminin savaşları ya da I.Dünya Savaşı gibi tehlikeli yıllarda, Lipica ırkının güvenliği için atların farklı bölgelere taşındığı anlatılıyor. Fakat, hep Lipica’ya geri dönülmüş. II. Dünya Savaşı ise, tam bir felaket dönemi. Az kalsın soyları tükenecekmiş. Neyse ki, 250 kadar at hayatta kalabilmiş.

Bugün, safkan Lipica atlarının korunması için büyük çaba gösteriliyor. Bu at türünün sayıca az olması yanında, kültürel açıdan bir değer taşımaları, görkemli geçmişleri, güzellikleri ve uyum yetenekleri onları son derece değerli kılıyor. Lipica atları, aynı zamanda ülkenin bir simgesi olarak, 20 cent’lik metal Euro üzerinde de yer alıyor.

Lipica köyünün harası, günümüzde bir at sporları merkezi olarak da kullanılıyor. Köy aynı zamanda bir turistik cazibe merkezi haline getirilmiş. Burada, at yetiştiriciliği yanında, at satışı da yapılıyor. Haranın arenasında düzenlenen akrobasi gösterilerini ve atların eğitilmelerini izlemek mümkün. Turistler, isterlerse atlarla dolaşmaya da çıkabilirler. Alanda kumarhane, otel, butik, yemyeşil bir golf sahası, şapel, sauna, havuz, kısacası ziyaretçilerin mutluluğu ve konforu için her şey var.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1