New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

ULUSLARARASI BAŞARILAR

 
Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin eski Başkanı Juan Antonio Samaranch, Slovenya’yı ziyaret ettiğinde, “Siz küçük bir ülkesiniz ama spor alanında büyüksünüz” demiş. Gerçekten de, spor, Slovenlerin yaşam kültürü içinde önemli bir yer tutuyor.

Sloven halkı için, spor hem yaygın, hem de çok eski bir alışkanlık. 17. yüzyılda yazılan bir kitapta, kürek, mağara keşfetmek, balık tutma, avcılık, dağcılık ve atıcılık gibi sporların ortaçağ’dan bu yana yapılmakta olduğu belirtiliyor. Buna yöresel olarak yapılan geleneksel ski sporunu da eklemek yanlış olmaz. Bugüne gelindiğinde, Slovenya’da yaklaşık 3500 Spor Kulübü veya Derneği’nin bulunduğu ve 400.000 kişinin bunlara üye olduğu görülüyor. Bu da, yetişkin her üç Sloven’den birinin, haftada en az bir kez, bir spor faaliyetine katıldığı anlamına geliyor.

Aslında, avantajlı coğrafi yapısı Slovenya’ya pek çok spor seçeneği sunuyor. Birçok ülkede yapılamayan spor dalları, burada dünya ölçeğinde sporcular yaratmış. Üstelik, Slovenya uluslararası karşılaşmalar için de cazip koşullara sahip. Örneğin, 2002 Avrupa Judo Şampiyonası Maribor’da, 2006 Dünya Gençler Artistik Patinaj Şampiyonası da Ljubljana’da yapılmış. 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası ile 2013 Kış Universiad Oyunları da Slovenya’da yapılacak. Ayrıca, her yıl Portoroz’da tenis turnuvası, Bled‘de de Kürek Şampiyonası düzenleniyor.

Leon Stukelj

Bağımsızlık öncesinde ve sonrasında, Sloven sporcular tam 11 kez, yaz ve kış Olimpiyatlarında yer almışlar. Ülkenin en ünlü efsane sporcusu, 1922-1936 yılları arasında, 8’i altın olmak üzere 17 Olimpiyat ve Dünya Şampiyonluğu madalyası kazanan jimnastikçi Leon Štukelj. Sloven sporunun simgesi olan bu efsane isim, 1996 yılında, 98 yaşındayken, hayatta olan en yaşlı olimpiyat şampiyonu sıfatıyla Atlanta Olimpiyat Oyunlarına katılmış, 101 yaşındayken de yaşamını yitirmiş.

Bağımsızlık sonrasında, Slovenya’nın katıldığı yaz ve kış Olimpiyat’larında kazanılan 22 madalya var. Bunların 3’ü altın. Altın madalyalar, kürek’de Iztok Čop ve Luka Špik, atıcılık’ta Rajmond Debevec ve atletizm’de çekiç atma şampiyonu Primoz Kozmus tarafından kazanılmış.

Bireysel sporlarda parlayan diğer isimler arasında, Wimbledon 2011’de çiftlerde Dünya birincisi olan tenisçi Katarina Srebotnik ile, 2011 Dünya Slalom Şampiyonu, kayakçı Tina Maze, halihazırda en popüler olanlar.

Takım sporları

Takım sporları deyince, Slovenya’da en popüler olanlar, sırasıyla Basketbol, Buz Hokeyi, Futbol ve Hentbol. Slovenya’nın Basketbol’da her zaman zirveye oynadığını söylemeye gerek yok. Milli oyuncuların çoğu yabancı büyük takımlarda yer alan çok yetenekli oyuncular. İçlerinde, Saşa Vujaçiç, Jaka Lakovic ve Bostjan Nachbar gibi Türk takımlarında oynayanlar da var.

Buz hokeyinde de uluslararası başarılara imza atan Slovenya’nın, bu alandaki en sevilen oyuncuları Anze Kopitar ve Jan Mursak. Ama, Sloven futbolcuların 2000’lerin başında adım attığı Avrupa ve Dünya Kupası maçlarıyla ilginin arttığı futbol, ülkede artık özel bir yere sahip. O dönem futbolda altın bir çağ yaşanmış. 80 kez milli olan ve 35 gol kaydeden Zlatko Zahoviç en iyi golcü sayılıyor. Futbol tarihinin unutulmazlarından Nastja Čeh ve Milenko Ačimović de 74 kez milli forma giymişler.

Slovenler, ekstrem sporlar olarak anılan ve herkesin yapmayı göze alamayacağı ilginç dallarda da bir çok başarılar elde etmekle gurur duyuyorlar. Gerçekten de, Davo Karnicar’ın, 2000 yılında Everest’in zirvesinden kayakla beş saatte aşağıya indiğini, ya da yüzme maratoncusu Martin Strel’in, 3004 km.lik Tuna nehrini, başlangıcından, Kara Deniz’e döküldüğü noktaya kadar yüzerek, tam 58 günde kat ettiğini öğrenince, onlara hak vermemek elde değil.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1