New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

BÜYÜKELÇİ DR. MİLAN JAZBEC:
Her zaman daha fazlasını yapabilirsiniz

 

Türkiye-Slovenya ilişkileri bu yıl 20. yılında… İki ülke resmi olarak stratejik ortak. Ancak Slovenya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Milan Jazbec’in DiploAtlas’a söylediği gibi, dostluk bazen bir basketbol maçıyla, bazen ekonomik işbirliği ile, bazen de kültürel verilerin mübadelesi yoluyla her an derinleştirilebilir.

 

 

DİPLOATLAS: Slovenya’nın Ankara Büyükelçiliği görevine nasıl geldiniz ve bu göreviniz nasıl gidiyor?

MILAN JAZBEC: Aslında diplomat olmaya hiç niyetlenmemiştim. Öyle gelişti. Önceleri gazeteci olarak çalışıyordum ve aynı zamanda iş dünyasındaydım. Eski Yugoslavya döneminde, iş dünyasından diplomasiye geçiş yaptım. Slovenya diplomasisine, en başından beri katılmış bulunuyorum. Türkiye’ye büyükelçi olarak gelmem de birkaç tesadüfün sonucu oldu. Ancak ilk büyükelçilik görevimde burada olmaktan çok mutluyum. Türkiye’ye ek olarak Azerbaycan, Lübnan ve Suriye için de akreditasyonum var. Ayrıca Irak’a da atanmış büyükelçiyim. Bildiğiniz gibi, aynı zamanda diplomatik etütler alanında profesörüm. Dolayısıyla bunların hepsi benim için heyecan verici birer deneyim.

DİPLOATLAS: Görev yaptığınız sure içerisinde öne çıkan gelişmeler neler oldu?

MILAN JAZBEC: Buradaki görevime, 2010 yılının Eylül ayında, Dünya Basketbol Şampiyonası devam ederken başladım. İlk önemli görevim de, Türkiye ile Slovenya arasındaki basketbol maçı esnasında oldu. Maçta, iki ülkenin Cumhurbaşkanlarını ve Dışişleri Bakanlarını bir araya getirmeyi başardık. Maçtan önce Cumhurbaşkanınız bizi bir akşam yemeğinde ağırladı. Gençlik yıllarımdan bu yana bir basketbol taraftarıyımdır ve böyle bir basketbol ortamında ülkemi temsil ettim ve siyasi görüşmeler yaptım. Elbette, bu ortam Türkiye ile Slovenya arasındaki ilişkilerin hem siyasi alanda ve hem de kişisel olarak mükemmel olmasının bir sonucuydu. İkinci önemli görevim de, geçtiğimiz yıl Mart ayında, Başbakanımızın Türkiye’yi ziyaret etmesi ve iki ülkenin Başbakanlarının iyi ilişkilerimizi resmileştirmek ve daha da ileri taşımak amacıyla imzaladığı Stratejik Ortaklık belgesi esnasındaydı. Basın konferansında, Başbakan Erdoğan bunu iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin vardığı en üst nokta olarak tanımladı.

DİPLOATLAS: Bu mükemmel ilişkilerin önemini vurgulayan örnekler var mı?

MILAN JAZBEC: Bu yıl, tanınmamızın ve diplomatik ilişkilerimizin 20. yılını kutluyoruz. Türkiye, 2 Şubat 1992 tarihinde Slovenya’yı bağımsız bir devlet olarak tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştu. Bu, o dönemde, çeşitli baskılara rağmen egemen devletler arasında kendisine yer bulmaya çalışan Slovenya için oldukça önemliydi. Ayrıca, NATO’ya adaylığımız sırasında da Slovenya Türkiye’den büyük destek aldı. AB üyeliği sürecimiz ise 10 yıl devam etti ve çok meşakkatli oldu. Slovenya, Türkiye’nin AB’ye üye olma iradesini, diğer aday veya istekli ülkeler için de yaptığı gibi, güçlü bir biçimde destekliyor. Çünkü, bu tür bir yüreklendirmenin, dostluğumuzu derinleştirmek açısından önemli olduğunu biliyoruz.

DİPLOATLAS: Kültürel ve kişisel bağlar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye Slovenya’da, Slovenya Türkiye’de iyi tanınıyor mu?

MILAN JAZBEC: Eminim ki Türkiye Slovenya’da, Slovenya’nın Türkiye’de tanındığından çok daha fazla tanınıyor. Türkiye çok büyük bir ülke. Neredeyse bir kıta. İki ülke arasında pek çok kültürel benzerlikler mevcut. Dilimizde, Türkçe’den geçmiş pek çok sözcük var. Elbette bunun tersi de vardır. Sadece yoğurt, çay, kahve değil, bunun dışında, Sloven dilindeki anlamları biraz değişse de, torba, poğaça gibi kelimeler de var. Bu kelimelerin bazıları dilimize eski Yugoslavya’dan, Boşnak etkisiyle girmiş. Diğerleri ise yüzyıllardır paylaşılıyor. Ayrıca tarih, kültür, yiyecek, kıyafet gibi pek çok alanda da benzerlikler var. Ljubljana’da birkaç yıldır Türk restoranları var. Umuyorum ki buradaki görevim sona ermeden İstanbul’da da bir Sloven restoranı açılacak. Ayrıca, aynı zihniyeti de paylaşıyoruz. Türkiye ile yaptığımız basketbol maçı, o yıl en fazla seyirciyi televizyon başına çekti. Türkiye’ye geldiğim ilk gün de, Sloven televizyonunda ilk kez bir Türk dizisi yayınlanıyordu.

DİPLOATLAS: Peki ekonomik ve ticari ilişkiler hakkında neler söylemek istersiniz?

MILAN JAZBEC: En önemli alanlar turizm, ulaşım, lojistik ve ticaret. Ticareti yapılan mallar arasında makinalar, yarı mamuller, yedek parçalar ve arabalar gibi metal malların yanı sıra, tekstil, tıbbi ürünler, teknoloji ürünleri ve kâğıt da var. Metalürji ve metal ürünler konusunda iki yönlü olarak ticari işbirliği var. İkili ticaretimiz son 5-6 yıldır ikiye katlandı. Şimdi hedefimiz yılda 1 milyar euro’ya ulaşmak ve zaten bu yolu yarıladık. İlişkilerimizi geliştirebileceğimiz bir başka alan da inşaat sektörü. Slovenya’nın, Türk inşaat sektörünün yararlanabileceği deneyimli, vasıflı ve girintili alanlarda uzmanlığa sahip bir inşaat sektörü var. Ulaşım ve lojistik alanında Türkiye ile Almanya arasında hayranlık verici bir ortaklık mevcut ve Slovenya coğrafi olarak bu iki ülkenin arasında kalıyor. İki ülke arasındaki ulaşım, karayolları ya da Koper limanı yoluyla Slovenya’dan geçiyor. Bu üç ülkenin tren yolu koridoru oluşturma, yolların iyileştirilmesi ve İstanbul, İzmir, Samsun, Mersin ve Antalya gibi limanlardan Koper limanı yoluyla Almanya’ya deniz yolu ulaşımı gibi birlikte gerçekleştirilebileceği şeyler var. Bu, Avrupa’nın merkezinden geçen en hızlı, en kısa ve en etkili rota olacaktır. Turizm alanında ise, Türkiye’yi her yıl yaklaşık 40.000 Sloven ziyaret ediyor. Bu iyi bir rakam, ancak daha fazla ticari uçuş olsa, bu sayı eminim ki artar. Türk Hava Yollarının İstanbul-Ljubljana arasında haftada beş uçuşu var. Ancak sezonda, Maribor ve Antalya arasında charter uçuşları da olsa çok iyi olur. Slovenya’da tıbbi tedavi imkânına da sahip 25’in üzerinde Spa merkezi var. Ayrıca insanları doğaya yaklaştıran çiftlik turizmine de sahibiz. Çiftliklerde kalıp, orada yetişen yiyecekleri yiyor ve isterseniz onlara üretimlerinde yardımcı olup yaşamlarının bir parçası haline gelebiliyorsunuz. Bu seçenekler özellikle şehirde yaşayan, iş hayatındaki kişiler için büyüleyici.

DİPLOATLAS: İkili ilişkilerin daha da gelişmesi için, Büyükelçiliğinizde ne tür çalışmalar yapılıyor?

MILAN JAZBEC: Bir Büyükelçinin görevi, ilişkileri geliştirmek ve derinleştirmek için her fırsatı değerlendirmektir. Bağlar zaten güçlü olsa bile, her zaman daha fazla şey yapabilirsiniz. Türkiye’de beş adet Fahri Konsolosluğumuz var: İstanbul, İzmir, Antalya, Hatay ve Gaziantep’te. Fahri Konsolosluklarımızın hepsi saygın Türk vatandaşları ve iş adamlarıdır. Biz onları, iki ülkenin ticari ve kültürel alanda ilişkilerini geliştirecek yönlendirici unsurlar olarak görüyoruz. Fahri Konsoloslarımızın sayısını 10-12’ye çıkarmayı ve tüm ülkeyi kapsamayı hedefliyoruz. Bu yıl Slovenya’nın ulusal gününde Türkiye’nin farklı yerlerinde 5 resepsiyon gerçekleştireceğiz. Ayrıca Ljubljana’da bir Türk Kültür Merkezi ve İstanbul’da bir Sloven Evi açma olanaklarını araştırıyoruz. Ancak bu yollarla ülkemi, sahip olduğumuz ortak değerleri ve geleceğe ilişkin perspektifimizi tanıtabileceğimi, düşünüyorum.

Bu arada, diplomatik ilişkilerimizin 20. yılını kutlamak için, Sloven dilinden Türkçe’ye dört kitap tercüme ettiriyoruz. Bu kitapları siyasetçilere, medyaya, iş dünyasına, üniversitelere ve kütüphanelere dağıtacağız. Kitaplardan biri, 1530 yılında Sultan Süleyman ve Sadrazam ile görüşmek için İstanbul’a gelen Habsburg’lu diplomatlara eşlik eden mütercim Benedikt Kuripeçiç tarafından yazılan bir günlüktür ve ortak tarihimizin çok güzel bir örneğidir.

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1