New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

AVRUPA’NIN EN GÜZEL ÜLKELERİNDEN BİRİ
HIRVATİSTAN

 
Hırvatistan’ın “Akdenizli bir Orta Avrupa ülkesi” olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Bir ucu Adriyatik kıyıları boyunca güneye uzanan, öbür ucu da Macaristan’a ve Sırbistan’a komşu olan ülkede, hem Akdeniz, hem de Avrupa kültürü bir arada yaşıyor.

Hırvatistan, Balkan yarımadasının kuzeybatısında yer alıyor. Ülkenin bir bölümü Adriyatik kıyılarında, diğer bölümü ise, Orta Avrupa’ya komşu. Hırvatistan’ın kuzeyinde Slovenya ve Macaristan, doğusunda Sırbistan, güneydoğusunda ise Bosna- Hersek ve Karadağ var. Başkenti Zagreb olan ülkenin nüfusu yaklaşık 4,8 milyon ve 56.594 km²’lik yüzölçümüne sahip.

Hırvatistan, hem verimli ovalara, hem dağlık ve ormanlık alanlara, hem çok sayıda göl ve akarsuya, hem de girintili bir sahil şeridi ile 1000’in üzerinde adaya sahip bir ülke. Bu coğrafi konumuna, Milli Parklar ve doğal koruma alanları da eklenince, Hırvatistan Avrupa’nın en güzel ülkelerinden biri olarak ortaya çıkıyor. Adalardan 50 kadarında yerleşim var. En büyükleri aynı zamanda birer turizm merkezi olan Cres ve Krk adaları.

Ovalar, genellikle Hırvatistan’ın kuzey-doğusundaki Slavonya bölgesinde yer alıyor. Dağlık alanların başında ise, Dalmaçya kıyılarına paralel olarak kuzeyden güneye doğru inen Dinar Dağları geliyor. Ülkenin en yüksek noktası da (1831 m)Dinar dağı.

Avrupa’nın en uzun ikinci nehri olan Tuna, Hırvatistan’ın kuzeybatısından geçiyor, Sırbistan’la olan sınırın da bir bölümünü oluşturuyor. Diğer büyük nehirler Zagreb’i sulayan Sava; Hırvatistan- Macaristan sınırını çizip daha sonra Osijek şehri yakınlarında Tuna ile birleşen Drava ve Hırvatistan-Slovenya sınırını oluşturan Kupa nehirleri. Karstik yapı nedeniyle genellikle derin olan birçok mağaranın da bulunduğu Hırvatistan’ın en ünlü gölleri ise, birbirine bağlı rengârenk Plitvice Gölleri.

Kültür Kavşağı

Büyük kültürlerin kesişme noktası olan bu topraklara bugünkü Hırvatların yerleşmeleri 7.yüzyılda başlamış. O dönemlerde, bir yandan Dükalıklar biçiminde bir yapılanma yaşanırken, bir yandan da, Bizans İmparatorunun ve Papa’nın gönderdiği misyonerlerin katkısıyla Hristiyanlık benimsenmiş. 925 yılında, Dalmaçya ve Panonya Hırvatları Dük Tomislav önderliğinde birleşerek Hırvat Krallığı’nı kurmuşlar. 11. yüzyılda, Hırvat Krallığı dönemi son bulmuş ve 1089 yılında Macar Kralı aynı zamanda Hırvatistan Kralı ilân edilmiş. Ülkede böylece başlayan Macar hakimiyeti ise, 1526 yılında Osmanlıların Mohaç’ta Macarları yenmesiyle sona ermiş. Ancak, Osmanlıların Slavonya bölgesini ele geçirmesi üzerine, Hırvatlar Avusturya’dan yardım istemişler ve 1918 yılına kadar, ünlü Habsburg Hanedanı tarafından yönetilmişler.

1918 yılında, I.Dünya Savaşı sona erdiğinde, “Sabor” diye anılan Hırvat Parlamentosu’nun bağımsızlık ilân ettiği ve “Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı” nın kurulduğu görülüyor. Ama bu Krallık kısa sürede “Yugoslav Krallığı” na dönüşerek Sırpların öncelikli olduğu bir devlet halini almış. II.Dünya Savaşı sonrasında ise, Josip Broz Tito’nun önderliğinde Federal Sosyalist Yugoslavya Cumhuriyeti kurulmuş. Zagreb yakınlarında doğan Hırvat kökenli Tito, Moskova karşısında “Bağlantısızlar” hareketine öncülük ederek tarihe geçmiş bir lider.

1980’de Tito’nun ölümünden sonra, Yugoslavya’da yaklaşık 10 yıl süren istikrarsız bir dönem yaşandığı ve sonunda Hırvatistan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilân ettiği herkes tarafından biliniyor. Ancak, bağımsızlık sonrasında, toprak paylaşımı ve etnik grupların hakları konusunda bazı anlaşmazlıkların çıktığı ve Sırpların komutasındaki Yugoslavya ordusunun ve Sırp milislerin Hırvatistan’a saldırdığı da henüz hafızalardan silinmedi. Bu savaş, 1991-1995 yılları arasında, yaklaşık 5 yıl sürmüş, ülkenin ağır hasar görmesine yol açmış ve sonunda Hırvatistan’ın galibiyetiyle sonuçlanmıştı.

Huzur dönemi

Bugün artık Hırvatistan’da demokrasi ve huzur ortamı hüküm sürüyor. 1990 tarihli Hırvat Anayasasının temelinde barış kavramı var. İlk çok partili seçimin 1990 yılında yapıldığı Hırvatistan, 2000 yılına kadar Yarı Başkanlık sistemiyle yönetilmiş. O tarihten bu yana Parlamenter Sistem uygulanıyor.

Hırvat Anayasasına göre, Cumhurbaşkanı halk tarafından 5 yıl için seçiliyor ve en fazla iki dönem görev yapabiliyor. 2010 yılından beri, sosyal demokrat Ivo Josipoviç, ülkenin 3.Cumhurbaşkanı olarak görev başında. Ivo Josipoviç çok yönlü bir siyasi şahsiyet. Zagreb Universitesinin Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş ve aynı Üniversitede Ceza Hukuku Profesörlüğü yapmış. Ama, aynı zamanda ünlü bir müzisyen ve besteci kimliği de var. Öğrencilik yıllarında, Zagreb Müzik Akademisi’nden de mezun olan Josipoviç, 1985 yılında “Samba da Camera” adlı eseriyle Avrupa Radyo-Televizyon Birliği(EBU) ödülünü kazanmış. Yaklaşık 50 kadar oda müziği parçası bestelemiş olan Cumhurbaşkanının, şu sıralarda da “John Lennon’un Öldürülmesi” ni konu alan bir opera bestelemekte olduğu biliniyor.

Başbakan ise, Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor ve Meclis tarafından onaylanıyor. Hırvat hükûmetinin yerel adı “Vlada”. 23 Aralık 2011 tarihinden bu yana, Hırvat hükûmetinin başında, Zoran Milanoviç bulunuyor. 46 yaşında olan Milanoviç, bağımsızlık döneminin en genç başbakanı. Zaten, 48 yaş ortalamasıyla, kabinesi de en genç Bakanlar Kurulu. Sosyal Demokrat Partinin Başkanı olan Başbakan Milanoviç de bir hukukçu. Önce Ticaret Mahkemesinde çalışmış, sonra Dışişleri Bakanlığı mensubu olmuş. BM’nin Dağlık Karabağ ile ilgili barış misyonunda görev yapmış. Kariyerinde Dışişleri Bakan Yardımcılığı da olan bu deneyimli diplomat, 2003 yılında siyasete atılmış. Halen, Milanoviç’in Kabinesinde, 4’ü başbakan Yardımcısı olmak üzere 21 bakan görev yapıyor. Bu bakanlardan biri bağımsız, diğerleri 3 ayrı partiye mensup.

Hırvatistan Parlamentosu da, “Sabor” diye adlandırılıyor. Bu, 1918 yılından beri kullanılan geleneksel bir isim. Halen, Sabor’da yasama görevini yürüten 151 milletvekili var. Bunların 140’ı kendi seçim bölgelerinde seçilmiş olanlar. Ayrıca 8 milletvekili azınlık grupları tarafından, 3 milletvekili de yurt dışında yaşayan Hırvatlar tarafından seçilmişler. Sabor üyeleri 4 yıl için seçiliyor. 13 siyasi partinin temsil edildiği Meclis’in halihazırdaki başkanı, Boris Şprem.

Yakında AB üyesi

Hırvatistan, dış politika konusunda aktif bir ülke. BM, Avrupa Konseyi, NATO, Dünya Ticaret Örgütü ve CEFTA üyesi. Akdeniz Birliği’nin de kurucu üyelerinden. AB’ye tam üyelik sürecini Türkiye ile aynı zamanda başlatmış olan Hırvatlar, Avrupa Birliği ile müzakereleri yakın bir geçmişte sonlandırdılar. Şimdi, ülkenin Temmuz 2013 tarihinde birliğe tam üye olması bekleniyor. Yüksek bir yaşam düzeyine sahip olan Hırvatistan’da, halkın kültür düzeyi de yüksek. Okuma-yazma oranının yüzde 98’i geçtiği ülkede 8 üniversite var. 1396’da kurulan Zadar Üniversitesi, ülkenin ilk yüksek öğretim kurumu, 1807 yılında kapanıp 2002’de yeniden açılmış. 1669’da kurulan Zagreb Üniversitesi ise Güneydoğu Avrupa’da eğitimine ara vermeden devam eden en eski üniversite. Hırvatistan bilimsel araştırmaya çok önem verip yeterli kaynak ayıran bir ülke.

Hırvatistan nüfusunun yüzde 90’ını Hırvatlar oluşturuyor. Ülkede, küçük gruplar halinde Sırplar, Boşnaklar, Slovenler, İtalyanlar ve Macarlar gibi topluluklar da var. Doğum oranı dünyanın en düşüklerinden olduğu için, 2050’ye gelindiğinde nüfusun azalmış olacağı hesaplanıyor. Ülkenin yüzde 88’i Katolik, yüzde 4,5’i Ortodoks, Müslümanların oranı ise yüzde 1,5 civarında.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1