New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

SAĞLAM BİR EKONOMİ

Hırvat ekonomisinde en büyük pay Hizmet Sektörüne ait. Bu da son derece doğal, çünkü, sadece turizm alanında, Hırvatlar her yıl kendi nüfuslarının yaklaşık 3 katı kadar turist ağırlıyorlar.

 

Eski Federal Yugoslavya’nın en güçlü iki ekonomisinden biri olan Hırvatistan, bugün yine, komşusu Slovenya ile birlikte, Balkanlar’ın en gelişmiş iki ekonomisinden biri. Oysa, 1990’lı yıllarda, yani bağımsızlık sonrasında, sosyalist ekonomiden serbest pazar ekonomisine geçiş sürecinde sıkıntılar yaşanmış, politik karışıklıklar ve savaşla gelen yıkım da ekonomiye büyük zararlar vermişti. Bütün bunlara rağmen, Hırvatistan çok geniş kapsamlı bir yeniden yapılanma programını başarıyla hayata geçirerek bu günlere gelmiş bulunuyor.

Bugün, Hırvatistan, Avrupa’nın güçlü ekonomilerinden sayılıyor ve 2013 yılında onaylanmasına kesin gözüyle bakılan AB üyeliğinin ardından, ülkede bir dış yatırım patlaması olacağı tahmin ediliyor.

Ekonomik sektörler

Hırvatistan ekonomisinde en büyük pay hizmet sektörüne ait. Öyle ki, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın %65’i bu sektörden sağlanıyor. Hizmet sektörünün lokomotifi ise, turizm. Hırvatistan, yılda 10 milyonu aşkın turist ağırlıyor. Üstelik, sadece yaz sezonunda değil, diğer mevsimlere de dağılan bir turizm potansiyeli var. Zaten, dünyadaki ilk 20 turizm ülkesi arasında yer alıyor. Kış sporları imkanı, çeşitli festivaller, Millî Parklar ve rafting ya da trekking gibi macera sporları ülkeyi çekici kılıyor.

Sahillerinin uzunluğu 1778 km olan Hırvatistan’da, özellikle deniz turizmi çok önemli. Ülkede, 15.000 tekne kapasiteli 50 kadar marina var. Kirlenmemiş doğası ve 100’ü aşkın mavi bayraklı plajı, ülke için büyük bir avantaj. Turistik tesisler de genellikle çok kaliteli. Yatak kapasitesinin %95’i Adriyatik kıyısındaki tesislerde bulunuyor.

Bankacılık ve finans sektörünün güvenli ve canlı olduğu Hırvatistan’da, ulaştırma ve inşaat sektörlerinde de son dönemde bir çok gelişme kaydedildiği uzman ekonomistlerin ortak görüşü.

Sanayi sektörünün Hırvat ekonomisindeki payı ise, yüzde 25. Sanayi alanında, özellikle İstria bölgesindeki tersaneler uluslararası bir üne sahip. İnşa edilen gemiler genellikle ihraç ediliyor. Hırvatistan’da, ayrıca tekstil, dericilik, kimyasal ve plastik ürünler, kağıt ve baskı malzemeleri, elektrikli ve optik aletler sanayi sektöründe önde geliyor. Bir de, ihracatta önemli yer tutan gelişmiş gıda endüstrisi var. Özellikle organik gıdalar öncelikle AB ülkelerine ihraç ediliyor. Hırvat ekonomisinde yüzde 6’lık bir paya sahip olan tarım sektörü de, daha ziyade tahıl üretimine, zeytinciliğe ve bağcılığa dayanıyor. Lavantanın da çok özel bir yeri var. Ayrıca hayvan yetiştiriciliği de oldukça yaygın. Bu arada, “Helal” sertifikalı pek çok gıda maddesinin üretildiğini de unutmadan, ekleyelim.

Beklentiler

Hırvatistan’da yabancı yatırımlar için gayet uygun bir zemin ve garantiler var, kârın serbest transferinde de sınırlama yok. Yabancı sermayeyi çekmek için ek teşvikler ve vergi muafiyetleri öngören düzenlemeler yapılmış. Dolayısıyla yabancı sermaye yatırımlarında dikkate değer bir artış söz konusu. 1993- 2008 döneminde ülkeye 20.6 Milyar Euro’luk doğrudan yabancı sermaye yatırımı yapılmış. Önümüzde dönemde, artışın daha hızlı sürmesi bekleniyor.

Bu beklentide, AB üyeliğinin önemli bir etkisinin olacağına da kesin gözüyle bakılıyor. Bilindiği gibi, Hırvatistan’ın AB üyeliğinin 1 Temmuz 2013’te gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu tarihten sonra Hırvatistan yapılanmaya yönelik önemli mali destekler alacak. Bu fırsat, bir yandan bazı finansal sorunların aşılmasında büyük avantaj sağlarken, bir yandan da dış yatırımları önemli ölçüde cesaretlendirecek.

2000’li yıllar boyunca Hırvatistan istikrarlı biçimde yıllık yüzde 4-6 oranında bir büyüme yaşamış. 2011 verilerine göre, kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 18.000 $. 2012-2015 için yıllık ortalama büyüme beklentisi ise yüzde 2,9.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1