New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

BİLİM VE EĞİTİM

 
Eğitim, bilim ve teknoloji alanlarında uluslararası bir üne sahip olan İsviçre, belki de en önemli yatırımlarını insan beynine yapıyor. Ülkede, kaliteli, bilgili ve yaratıcı elemanlar yetiştirmeye yönelik, ileri bir eğitim sistemi var.

İsviçre üçüncü bin yılın bilgiye dayalı bir toplum temelinde yükseleceğinin bilincinde olduğu için, bilime ve eğitime çok önem veren bir ülke. Devlet, GSYH’nın yüzde 3’ünü bilgi transferlerine ve bilimsel alanda yapılan araştırmalara ayırırken, özel sektör de bu araştırmaların neredeyse üçte ikisini finanse ediyor.

Gerekli altyapıya sahip oluşu İsviçre’yi çok önemli bir bilim merkezi haline getirmiş. Dünyanın her yerinden bu ülkeye araştırmacılar geliyor. Genelde, genç bilim insanlarının İsviçre’ye gelmesi ya da karşılıklı değişim programlarının uygulanması, örneğin, burs vermek suretiyle de desteklenen bir olgu. Bilim akademileri hedeflenmiş sonuçlara erişebilmek için işbirliği yapıyor ve toplumla bilim arasında köprü oluşturuyorlar.

Ülke bilimsel yayınlarda da dünyanın favorisi. İsviçreli bilim insanları sayısız buluşlarıyla son derece aktifler. Atomun görünür kılınmasından, “X” ışınlarının kırınımına dek pek çok bilim dalında yepyeni alanlar açmışlar. Dünyanın akışını değiştiren, Nobel ödülü almış 20 kadar İsviçreli bilim insanı var; bunlardan biri de, 2002’de makro-molekül yapısal analizleri ve yöntemlerine dair çalışmalarıyla ödülü alan Kurt Wüthrich.

Eğitim Sistemi

İsviçre ekonomisi yüksek kaliteli ürünlere yöneldiği için, ileri teknolojiye uyum sağlayabilen, yaratıcı beyinlerin iş gücü ülke için çok önemli. Eğitim sistemi de bu doğrultuda ve ekonomide uluslararası rekabeti göğüslemek üzere şekillenmiş.

İlk, orta ve yüksek öğretim olmak üzere üç bölümden oluşan sistem, dokuz yıllık zorunlu eğitimden sonra iki branşa ayrılıyor: meslek okulları ve genel eğitim. İlkokulda iki yabancı dil, eğitimin her düzeyinde ise bilgi ve iletişim teknolojilerinin öğretilmesi hedefleniyor. Dokuz yıllık eğitimin sonunda gençlerin yüzde 60’ının genel eğitimi değil, meslekî eğitimi seçtiği bize şaşırtıcı gelebilir. Ama, teori ile uygulamayı bir araya getiren mesleki eğitim, çok yetkin ve iyi ücretler alabilen elemanlar yetiştiriyor.

Meslekî öğretimde erkek öğrencilerin daha çok teknik konulara, kızların ise, hemşirelik ya da kuaförlük gibi mesleklere yöneldikleri tespit edilmiş. Öğrenciler, haftanın birkaç gününü okulda geçirirken, kalan günlerini de stajyer olarak çalıştıkları iş yerlerinde uygulama yapmakla geçiriyorlar.

Üniversite ve Yüksek Okullar

İsviçre’de 12 Üniversite ve çeşitli alanlarda uzmanlaşmış 60 kadar yüksek okul var. Üniversitelerden 5 tanesinde eğitim Almanca yapılıyor. Lozan, Cenevre ve Neuchâtel Üniversitelerinde ise eğitim dili Fransızca. Fribourg Üniversitesi her iki dilde de eğitim verirken, Lugano Üniversitesinde dersler İtalyanca veriliyor. Ülkede, iki de “Politeknik Okulu” var. Biri Zürih’te, diğeri Lozan’da olan bu okulların ünü dünyaya yayılmış durumda.

1854’te kurulmuş olan Zürih Federal Politeknik Okulu uluslararası bir prestije sahip. 90 ülkeden öğrencileri var. Okul, Harvard, Princeton ve Berkeley gibi dünyanın en büyük üniversiteleriyle ortak çalışmalar yapıyor. Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında 7.sırada gösterilen Zürih Politeknik Okulunun hocalarından ve öğrencilerinden 21’i Nobel Ödülü kazanmış. İçlerinde en meşhur olanı Albert Einstein, en yeni olanı ise, 2010 yılında bu ödülü kazanan Richard Heck.

1853’te kurulan Lozan Federal Politeknik Okulu ise dünyanın en kozmopolit okullarından; 110 farklı ülkeden öğrencisi var. Bu okuldan, kendiliğinden yapışkan tekstil parçalarını icat eden Mestral’den, bilgisayar farelerini borçlu olduğumuz Nicoud’ya, astronot Claude Nicollier’den, “Solar Impulse” projesinin yaratıcılarından olan Borschberg’e dek birçok bilim insanı geçmiş.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1