New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 
Tarafsızlık İlkesi

 

İsviçre’nin ünlü “Tarafsızlık” ilkesi, yaklaşık 500 yıldır geçerliliğini koruyor. Bu sayede uluslararası bir saygınlık kazanan İsviçre, ülkeler arasındaki çatışmalara çözüm arama toplantılarına en çok ev sahipliği yapan ülke.

 

İsviçre’nin manevi koruyucusu sayılan Flüe’li Aziz Nicholas, 15. Yüzyılda, “başka halkların işlerine karışmamalı” demiş. İsviçreliler bu sözü çok benimsemişler ve 1515 yılında ülkenin temel ilkesi olarak ilan etmişler. Napolyon savaşları sonrasında, 1815 yılında, İsviçre’nin bu ilkesinin geçerliliği Avrupa’nın diğer büyük devletleri tarafından da kabul edilmiş ve saygı görmüş. O gün bu gündür İsviçre tarafsız bir ülke ve zor zamanlarda, sığınmacılar için sıcak bir barınak.

Barış’ın merkezi

Tarafsızlık, başka ülkeler arasında çıkan çatışmalara katılmamak şeklinde tarif ediliyor. Gerçekten de, İsviçre, iki büyük dünya savaşı da dahil olmak üzere, hep savaşların dışında kalmayı başarmış. Ama, barış söz konusu olunca, görüşmelere en çok bu ülke ev sahipliği yapıyor. Örneğin, insan hakları, mültecilerin statüsü, yaralı askerler, savaş esirleri gibi pek çok konudaki uluslararası sözleşme burada imzalanmış, Kıbrıs sorunundan İsrail-Filistin anlaşmazlığına dek bir çok soruna burada çözüm aranmış. Konu, barışa yönelik olduğunda, sürece dahil olmaktan kaçınmayan İsviçre, bu tutumunu “aktif tarafsızlık” olarak adlandırıyor. Kısacası, İsviçre, sanki barış’ın merkezi gibi.

Uluslararası Kuruluşlar

Tarafsızlık ve barış ortamı, başta BM ve yan organları olmak üzere, birçok örgüt merkezinin İsviçre’de konuşlanmasına da sebep olmuş. Bugün, çok sayıda uluslararası örgütün ve sivil toplum kuruluşunun merkezi İsviçre’de bulunuyor: Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Uluslararası Çalışma Örgütü, Mülteciler Yüksek Komiserliği, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Meteoroloji Örgütü ve Dünya Ticaret Örgütü bu kuruluşlardan sadece bazıları. Çok popüler Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), FIFA, UEFA ve FIBAgibi spor kuruluşlarının merkezlerinin de İsviçre’de olduğunu ekleyelim.

İsviçre, tarafsızlığına zarar gelmemesi için, NATO üyeliğini reddetmiş. İsviçre halkı da, yapılan bir referandum sonucunda, Avrupa Birliği tam üyeliğine hayır demiş. BM’ye katılmayı ise, halk ancak 2002 yılında yapılan bir referandum ile kabul etmiş.

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1