New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

 
95 YILLIK CUMHURİYET
AZERBAYCAN
 
Bundan tam 95 yıl önce, 1918 yılında “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti” ilân olunmuştu. Demokratik ilkelerin ön plânda olduğu bu cumhuriyet, Türk ve İslâm dünyasının da ilk Demokratik Cumhuriyetiydi. Bu yıl, Azerbaycan halkı bu cumhuriyetin yıldönümünü gururla kutluyor.
 

20.yüzyıl, Türk ve İslâm tarihinde bir çok değişime sahne olan bir zaman dilimi olarak görülüyor. Örneğin, bu dönemde bir çok doğu ülkesinde “Demokratik Cumhuriyetler” kurulmuştur. Bu cumhuriyetlerin ilki ise, 1918 yılının 28 Mayıs tarihinde kurulan “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti”dir.

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin, gerçek demokratik ilkeler ve ülkede yaşayan millî ve dinî azınlıklara hoşgörü temelinde kurulmuş olması dikkat çekicidir. Yaklaşık iki yıllık bir süre tarih sahnesinde kalmasına rağmen, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kurulması ve uluslararası sisteme entegre olma çabaları, Azerbaycan halkının tarih bilincinde derin izler bırakmıştır.

Kuruluş dönemi

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ilân etmesi tüm dünyanın ilgisini çekmiş ve haber, o zamanın en yaygın medya aracı olan radyo aracılığıyla, Berlin, Londra, İstanbul, Moskova gibi dünyanın önemli başkentlerinde yayınlanmıştır.

O tarihte, Güney Kafkasya’da Azerbaycanlıların yoğun yaşadıkları alan yaklaşık 150,000 kilometrekare idi. Ama Cumhuriyet bu toprakların sadece 114,000 kilometrekarelik kısmında kurulmuştur. Çünkü, Cumhuriyet’in kurulduğu ilk dönemde, Bakû şehri, «Bakü Halk Komiserleri Konseyi» olarak bilinen Bolşevik-Taşnak hükümetinin elinde bulunuyordu. Bolşevikler, 1918 yılı baharında Ermeni Taşnaklar ile anlaşmışlar, Azerbaycan’da iktidarı ele geçirmek ve bağımsızlık ilânını engellemek için Bakû’de ve diğer bazı illerde soykırım başlatmışlar ve sonuçta Bakû’yu kontrol altına almışlardı. Bu nedenle, Cumhuriyet’in ilk döneminde Gence şehri geçici başkent ilân edilmişti.

Aynı yılın 15 Eylül tarihinde ise, yeni Cumhuriyet’in askeri güçleri, Osmanlı’nın “Kafkas İslâm Ordusu”nun da yardımıyla, Bakû’yu kurtarmış ve 17 Eylül’de, Bakû başkent ilân edilmiştir. Bakû Parlamentosu 07 Aralık 1918’de açılmış ve 17 ay görev yapmıştır. Bu süre zarfında 145 oturum yapılmış, arasında 230’u kabul olunan 270’den fazla kanun taslağı görüşülmüştür. 21 Haziran 1918 tarihinde kabul edilen, kırmızı fonda beyaz ay ve sekiz köşeli beyaz yıldızdan oluşan devlet bayrağı, 09 Kasım 1918’de üç renkli (mavi, kırmızı, yeşil) zeminle değiştirilmiştir.

Devletin kurumsallaşması

Cumhuriyetin ilk günlerinde, devlet yapısının oluşturulması ve karşılaşılan sorunların giderilmesine yönelik temel faaliyetler gerçekleştirilmiştir. 26 Haziran 1918’de cumhuriyetin milli ordusu kurulmuş, kısa süre sonra kendi harp uzmanlarını yetiştirmek için askeri okul, istihkamcı, askeri demir yolcuları ve askeri sağlık memurlarını yetiştiren okullar açılmıştır. 27 Haziran 1918’de ise Azerbaycan Türkçesi devlet dili olarak ilan edilmiştir. Bu süreçte, ayrıca eski okullar devletleştirilmiş, yeni okullar ve kurslar açılmış, imparatorluk yıllarında adları değiştirilen şehirlere eski isimleri yeniden verilmiştir. Örneğin Rusya İmparatorluğu yıllarında Yelizavetpol olarak bilinen, Azerbaycan’ın ikinci büyük şehri Gence’ye tarihî adı tekrar kazandırılmıştır. Bunun dışında askeri seferberlik yapılmış, 11 Ağustos 1918’de askerlik hizmetine dair karar alınmıştır.

Ekonomi alanında ise, liberal bir ekonomi oluşturulmaya çalışılmış, ve önemli başarılar elde edinmiştir. Bu çerçevede, Bakû-Batumpetrol boru hattı tekrar çalışır vaziyete getirilmiş, Bakû-Culfa demiryolu inşaatı devam etmiş, Azerbaycan devlet bankası kurulmuş, kendi banknotları çıkarılmış, Hazar denizinde gemiciliğin gelişmesine ilişkin çeşitli projeler uygulanmıştır.

Eğitim, kültür ve basın alanında yürütülen ve devletin güçlenmesine önemli katkılar sunan çalışmaları da vurgulamak gerekir. Örneğin «İgbal» gazetesi cumhuriyetin toplumsal ve siyasî amaçlarını kavramsal bir şekilde yaymaya başlayan ilk basın organı olarak özel bir öneme sahiptir. Bunun dışında «İstiklal », «Azerbaycan», «Ovragi-Nafise», «Müslümanlık » ve «Kurtuluş» gibi başka gazeteler de millî ideolojiyi benimsetmek için çok emek harcamışlardır.

Azerbaycan hükümetinin ilk eğitim faaliyetleri arasında Transkafkasya Öğretmen Okulu’nun Azerbaycan Şubesinin Tiflis’ten Gazah şehrine taşınma olayını vurgulamak gerekir. Gazah Öğretmen Okulu, Azerbaycan’ın yeni okulları için öğretmen yetiştiren ilk eğitim kurumu olmuştur. İlk yüksek öğretim kurumu olan “Bakû Devlet Üniversitesi” ise 1919 yılında açılmıştır.

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti yöneticileri, gençlerin yurtdışındaki üniversitelerde eğitim görmelerine de büyük önem veriyorlardı. 1919-1920 öğretim yılında, yüksek eğitim almak üzere devlet hesabına 100 gencin yurtdışına gönderilmesine karar verildi ve 45 öğrenci Fransa’ya, 23 kişi İtalya’ya, 10 kişi Büyük Britanya’ya, 9 kişi de Türkiye’ye gönderildi. Tüm masrafları devlet tarafından karşılanan bu öğrenciler eğitimleri bittiğinde 4 yıl süreyle tayin oldukları yerde çalışmak zorundaydılar.

1919 yılında Bakü Üniversitesinde “Müslüman Şarkın Araştırılması Derneği” kurulmuştur. Aralık 1919’da ise “Bağımsızlık Müzesi”nin açılmış olması, ülkenin kültürel hayatında önemli bir olay olmuştur. 1920 yılının başında da Milli Eğitim Bakanlığında arkeoloji bölümü açılmıştır. Aynı günlerde «Yaşıl Gelem» (Yeşil Kalem) edebiyat derneği, “Müslüman Kültürü ve Sanatının Korunması Derneği”, «Türk Ocağı» ve diğer dernekler de faaliyet göstermişlerdir. Ayrıca, Azerbaycan alfabesinin Latin grafiği temelinde değişmesi ile ilgili bir de komisyon kurulmuştur.

Bağımsız devletin 03 Mart 1919 tarihli hükümet kararıyla kurulan bağımsız haber ajansı olan Azerbaycan Telgraf Ajansı’nın kurulması, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin önemli başarılarından biriydi.

Dış politika

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, Doğu dünyasında halkın iktidarda olduğu ilk devlet, ABD ve birçok Batı ülkesinden çok daha önce kadınlara oy hakkını veren bir cumhuriyet olmuştur.

Kurulduğu ilk günlerden itibaren aktif bir dış politika yürütmüş, ilk olarak «Osmanlı İmparatorluğu ve Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümetleri Arasında Barış Anlaşması» imzalanmıştır. Avrupa ülkeleri ile diplomatik ilişkileri kurmak için 03 Ağustos 1918 tarihinde Ali Merdan Bey Topçubaşov olağanüstü elçi ve yetkili bakan mevkiinde İstanbul’a gönderilmiştir, ayrıca, 28 Aralık’ta Paris Barış Konferansına gönderilen heyetin de başkanlığını yapmıştır. 02 Mayıs 1919’da, ABD cumhurbaşkanı Woodrow Wilson’un girişimiyle, Azerbaycan konusu Paris Konferansı Dörtlü Konseyinin toplantısında ilk defa ele alınmıştır. İngiltere Başbakanı Lloyd George ise, Kasım 1919’da Avam Kamarası’ndaki konuşmasında “Azerbaycan’ın tanınmasının ve ona yardım edilmesinin gerekliliğini” vurgulamıştır. İngiliz tarafının önerisiyle 10 Ocak 1920 tarihinde Paris Barış Konferansının Yüksek Konseyinin oturumu açılmış, ertesi gün ise İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un önerisiyle şu karar alınmıştır: «Antant müttefikleri Azerbaycan hükümetini “de facto” tanımaktadırlar ». Bu tanınma sonucunda genç cumhuriyetin diplomatik ilişkileri genişlemiştir. Önce, Bakû’da Belçika, İsviçre, Hollanda, Çekoslovakya, Finlandiya ve daha birkaç devletin konsoloslukları açılmış, 20 Mart 1920’da İran’ın Azerbaycan’ı tanımasıyla, önce Tahran’da Elçilik, sonra da Tebriz’de Başkonsolosluk açılmıştır.

Aynı günlerde, Azerbaycan parlamentosu İngiltere, Fransa, İtalya, ABD, İsviçre, Polonya ve Rusya gibi ülkelerde diplomatik temsilcilikler açılmasına ilişkin kanunu kabul etmiş, İngiltere, Yunanistan, Belçika, Gürcistan, Danimarka, İtalya, Litvanya, Polonya, İran ve ABD gibi bir çok ülkenin temsilcilikleri Azerbaycan’da faaliyet göstermeye başlamıştır.

İşgale rağmen

Azerbaycan’ın uluslararası ilişkiler sistemine katılımı, ne yazık ki, Nisan 1920’da Sovyet Rusya’nın askeri müdahalesi sonucunda kesintiye uğramıştır. 27-28 Nisan 1920 tarihinde Azerbaycan, Kızıl Ordu tarafından işgal edilmiş ve bu tarihten sonra tüm iktidar Bolşeviklerin oluşturduğu Azerbaycan Geçici Devrimci Komitesi’nin eline geçmiştir.

Ancak, bu işgale rağmen, halkın milli düşünceye ve milli devletçiliğe isteği ve bağlılığı değişmemiş, hep aynı kalmıştır. Ne mutludur ki, araya giren kesinti dönemine rağmen, Azerbaycan devleti yeniden kurulmuş, 20.yüzyılın sonunda ülke dünya siyasi haritasındaki yerini yeniden almıştır. 1991 yılında tekrar bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan devleti Birinci Cumhuriyetin geleneklerine bağlılığını sürdürmektedir. İlk Cumhuriyetin kurulduğu 28 Mayıs tarihi bugün Cumhuriyet Günü olarak resmen kutlanmaktadır.

Azerbaycan halkı, bu yıl, Cumhuriyet’in kuruluşunun 95. yıldönümünü büyük bir gururla kutluyor. Bu çerçevede son aylar boyunca Azerbaycan Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen çeşitli etkinlikler, kutlama törenleri ve bilimsel konferanslar Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nde yapılan çalışmaların bugünkü çağdaş Azerbaycan açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor ve aynı zamanda Azerbaycan halkının geçen 95 senede kat ettiği yolun ve kazandığı başarıların yüksek değerini gösteriyor.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1