New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1
 
HIZLA YÜKSELEN REFAH

Azerbaycan ekonomisini petrol ve doğalgaz sırtlıyor. Zengin enerji kaynakları sayesinde hızlı bir kalkınma süreci yaşayan ülkede, refah seviyesi hayli yükselmiş durumda. Bu da ekonominin diğer sektörlerindeki büyümeyi beraberinde getiriyor.

 

 
Bir çok ekonomi gözlemcisine göre, Azerbaycan, son yıllardaki ekonomik performansıyla, Kafkasya’nın parlayan yıldızı haline gelmiş bulunuyor. Gerçekten de, enerji sektörünün lokomotif görevi yaptığı Azerbaycan ekonomisi, inşaat, turizm ve otelcilik ya da ticarî kuruluşlar açısından göz kamaştırıcı bir gelişme içinde.
 
Zaten, son yıllarda, Azerbaycan’ın ekonomik açıdan istikrarlı bir kalkınma içinde olduğu biliniyordu. Uygulanan tutarlı ekonomi politikalarının sonucunda, 2005- 2010 yılları arasındaki dönemde, hem genel açıdan, hem de petrol dışındaki sektörlerde düzenli bir ilerleme kaydedilmiş ve 2010 yılında GSMH yüzde 5 oranında artarken, kişi başına düşen millî gelir de yüzde 3,7 oranında artmış ve 5800 ABD doları olmuştu. Bu rakam, 2012 yılı itibariyle 7490 ABD doları seviyesine yükselmiş bulunuyor.
 
Yayınlanan verilere göre, 2012 yılını yüzde 2,2’lik büyüme ile kapatan Azerbaycan, şimdi yeni bir kalkınma hamlesine hazırlanıyor.
 
Yer altı servetleri
 
Azerbaycan doğalgaz, petrol, demir cevheri, kurşun, çinko, kobalt, tuz rezervleri, bakır ve kükürt yatakları ile çok zengin yeraltı kaynaklarına sahip. Ama, ekonomide en büyük pay petrolün. Petrol ve doğalgaz, ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 75’ini oluşturuyor. Bu zenginlik her ne kadar bir avantaj gibi gözükse de, Azerbaycan yönetimi ekonomiyi çeşitlendirmek ve petrol dışı ürünlerin ekonomideki payını arttırmak için büyük çaba sarf ediyor.
 
Azerbaycan ekonomisinin temel taşlarını oluşturan petrol ve doğalgaz, aynı zamanda ülkenin en önemli ihraç ürünleri. Petrol üretimini ve ihracat organizasyonunu bir kamu şirketi olan SOCAR gerçekleştiriyor. SOCAR’ın açık adı “Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi”. SOCAR’ın, Azerbaycan’daki petrol üretimindeki payı yüzde 20. Geriye kalan bölüm ise, BP yönetimindeki “Azerbaijan International Operating Company (AIOC) tarafından üretiliyor. Aslında AIOC de uluslararası bir şirketler konsorsiyumu. Üyeleri Chevron, Statoil, Exxon ve Türkiye Petrolleri A.O.
 
Üretilen Azerbaycan petrolü 3 farklı boru hattıyla ihraç ediliyor. Bunlar, Bakû-Tiflis- Ceyhan, Bakû-Norossiysk ve Bakû-Supsa hatları. Üretimin yüsde 80’lik çok önemli bir bölümü Bakû- Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattıyla ihraç ediliyor.
 
BTC, BTE ve TANAP
 
Türkiye, bir yandan TPAO aracılığıyla Azerbaycan enerji sektöründeki varlığını güçlü bir biçimde sürdürürken, bir yandan da Azerbaycan ile yapılan enerji projeleri iki kardeş ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırıyor. İki ülke arasındaki, stratejik önem taşıyan enerji projeleri küresel düzeyde de çok önemli. Petrolün taşınmasına yönelik BTC boru hattının ardından, Bakû-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattının da devreye girmesinden sonra, şimdi de, Azerbaycan doğalgazının Avrupa’ya taşınmasını amaçlayan “TANAP” üzerinde çalışılıyor.
 
“TANAP”, Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladıkları 7 milyar dolar maliyetli proje, 2018 yılında gerçekleşmiş olacak. TANAP’ın yüzde 20’lik hissesinin BOTAŞ-TPAO konsorsiyumuna, yüzde 80’inin de SOCAR’a ait olması öngörülüyor.
 
Projeye göre, Azerbaycan doğalgazı, TANAP ile Gürcistan üzerinden Türkiye’ye girecek, Yunanistan veya Bulgaristan üzerinden de Avrupa’ya ulaşacak. Türkiye’ye, eski adı “Badele” olan “Türkgözü” sınır kapısından girecek olan boru hattından yılda 16 milyar metreküp doğalgazın geçmesi, bunun 6 milyarlık bölümünün Türkiye’ye verilmesi, 10 milyar metreküplük kalanının da Avrupa’ya gönderilmesi plânlanıyor.
 
Gözle görülen refah
 
Azerbaycan’ın sanayi tesislerinin çoğu Apşeron bölgesinde. Ağır sanayide enerji, metalurji, makina imalâtı, kimya ve orman ürünleri öne çıkıyor. Hafif sanayi ise petrokimya, gıda, giyim, dokuma, deri, kürk ve kundurada yoğunlaşıyor. Son dönemde silah sanayiinde ve elektronik malzeme üretiminde de artış kaydedilmiş. Turizm ve otelcilik alanındaki olağanüstü gelişmeler de bunlara eklenince, kalkınmanın boyutları belli oluyor. Toplumun refah seviyesinin her gün daha da artmasının başlıca nedeni bu olsa gerek.
 
Son dönemde, Azerbaycan’da ortalama ücretler önemli ölçüde artış göstermiş. Önceki yıllarda 200 dolar civarında olan ortalama işçi ücretleri, geçtiğimiz 2012 yılında 500 dolar seviyesindeydi. Enflasyon oranı ise, 2010 yılında yüzde 5,7 iken, 2012’de yüzde 1,1 oldu. Böylece, halkın satın alma gücü daha da arttı. Refah düzeyindeki yükselmeyi, Bakû sokaklarında trafiği yoğunlaştıran lüks otomobillerden, ya da şehirde yükselen rezidans bloklarından kolayca görmek mümkün. Ayrıca, şehir merkezindeki ışıl ışıl caddelerde yan yana uzanan şık mağazalarda uluslararası lüks markaların ürünlerini kolaylıkla bulabilirsiniz.
 
İnşaat sektöründeki büyüme de ayrı bir zenginleşme göstergesi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in vizyonu doğrultusunda başlatılan yapılanma hamlesi, deyim yerindeyse ülkenin çehresini değiştiriyor. Çok katlı dev binalar, modern alışveriş merkezleri, plazalar ve yüksek rezidans binaları Bakû’nun siluetini değiştirirken, yollar ve kaldırımlar da sil baştan yenileniyor. Bakû, yakında pahalı Avrupa kentleri ile yarışır hale gelecek. Deniz manzaralı dairelerin kira fiyatları şimdiden aylık 3000 doları aşmış.
 
Türkiye ile ilişkiler
 
Türkiye, Azerbaycan’ın en önemli ticarî partnerlerinden biri. İki ülke arasındaki geleneksel kardeşlik ilişkileri göz önüne alındığında, bunda elbette ki şaşırtıcı bir taraf yok. 2012 yılında, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 3,5 milyar doları aşmıştı. Bu dönemde, Türkiye’nin Azerbaycan’a ihracatı 2,2 milyar doları, Azerbaycan’dan yaptığı ithalat ise 1,2 milyar doları geçiyordu.
 
Türkiye, Azerbaycan’a ağırlıklı olarak demir-çelik, inşaat ve aksamı, kablolar ve teller, plastik borular ve hortumlar, hijyenik kağıt ürünleri, temizlik maddeleri, alüminyum inşaat aksamı, döşeme malzemeleri, buzdolapları ve dondurucular, elektrikli makine ve mekanik cihazlar, mobilya, otomotiv yedek parçaları, optik aletler, tuz, kükürt, taş, alçı, çimento, sabun, sebze ve meyve ihraç ediyor. Bu ihraç kalemlerine karşılık Türkiye’nin Azerbaycan’dan yaptığı ithalatta en büyük pay, yüzde 90 oranında, petrol gazı ve diğer gazlı hidrokarbonlar ile petrol yağlarına ait.
 
Genellikle Türk malı ürünler Azerbaycan’da revaçta. Türk ürünleri, piyasadaki Çin ve Rus malı ürünlerle rekabette pek zorlanmıyor.
 
Bakû Uluslararası Havalimanını, Merkez Bankasının görkemli binasını, Bakû Tersanesi’ni, Bakû-Supsa Petrol Boru hattının bir bölümünü, Severnya Kombine Elektrik Santralını ve daha bir çok önemli yapıyı Türk firmaları inşa etmiş. Türk firmalarının Azerbaycan ekonomisi içinde yer almaları ve katkıda bulunmaları her iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendiriyor.
 
Yatırım fırsatları
 
Siyasi ve ekonomik istikrarı, zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarıyla zenginlik yolunda hızla ilerleyen Azerbaycan, doğal olarak yabancı yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Zaten, ülkede yabancı yatırımcıları cezbedebilmek için bir dizi reform hayata geçirildi, bürokratik mekanizmalar nisbeten kolaylaştırıldı, sistem libere edildi. Şimdi, ülkeyi incelemek için ziyaret eden firmaların sayısının arttığı gözlemleniyor. Nitekim Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 2012 yılında 22 milyar dolarlık yatırım yapıldığını belirtti ve bu rakamın içindeki 9 milyar dolarlık bölümün yabancı firmalara ait olduğunu vurguladı.
 
Yatırım için Azerbaycan’da birçok sektörde önemli fırsatlar mevcut. Eski binaların yıkılıp, yerine yenilerinin yapıldığı ülkede inşaat sektörü cazip imkânlar sunuyor. Organik tarım ve hayvancılık, enerji, turizm ve sağlık sektöründe de yatırım için büyük fırsatlar söz konusu.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1