New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

Tablo Gibi Halılar

 
Azerbaycan halı ve kilimleri, mükemmel tasarımları ve zengin renkleriyle tüm dünyada ün yapmış birer sanat eseri. Bazıları adeta bir tablo gibi olan bu halılarda çok çeşitli motifler yer alıyor.

Azerbaycan kültürel yaşamının öne çıkan unsurlarından biri olan halı ve kilim dokumacılığının kökleri çok eski tarihlere kadar uzanıyor. Neredeyse Bronz çağından beri yapılan halı dokumacılığı bugün artık bir sanata dönüşmüş ve dekorasyonun ana unsurlarından biri haline gelmiş. Yüksek kalitesi, mükemmel kompozisyonları, çok özenli olması ve zengin renkleriyle hemen fark edilen dünyaca meşhur Azeri halı ve kilimlerinde her türlü motif mevcut. İpek, altın ve gümüş ipler ya da inci ve mücevherle dokunanlara paha biçilemiyor. Bazıları tablodan farksız; çiçek, insan, hayvan, geometrik desen, minyatür gibi öğeler, lirik ve romantik stiller içeriyor.
 
Azerbaycan’da halı dokumak bir sanat, bir yaşam biçimi ve bir sembol. Her bölgeye göre halıların rengi, stili, kenar süslemeleri ve kompozisyonları değişiyor.
 
Maharetli halı ustalarının elde dokudukları, dünyada benzeri olmayan halı ve kilimler Ermitage, Louvre ve Topkapı müzeleri yanı sıra Washington’daki tekstil müzelerini de süslüyor. Halılardaki dikkat çekici süslemeleri ve ince ince işlenmiş motifleri, ünlü Avrupalı sanatçıların tablolarında, minyatürlerde ve diğer eserlerde de görmek mümkün.
 
Bölgesel özellikler
 
18.yy’da Azerbaycan’ın kuzeyi küçük hanlıklara bölününce halı ve kilim sayısında da artış olmuş. Her hanlığın kendi dokuma atölyesi varmış. Bu dönemde dokumacılık sanatının ilerlemesi, halı ekollerinin de doğmasına yol açmış. 19.yy’da bu ürünlerin en güzel örnekleri Moskova’da ve Viyana’da sergilenmiş ve madalyalarla ödüllendirilmiş. 1900’lü yılların ilk yarısında Torino, Londra ve Berlin gibi şehirler de Azerbaycan halılarıyla tanışmış.
 
Dokumada çok çeşitli yöntemler var. Kilimler, dokuma stilleri, kompozisyonu, süslemelerin zenginliği ve renkleri itibariyle sekiz kategoriye ayrılıyor: palas, cicim, ladi, kilim, şedde, verni, zili ve sumakh. Halılar ise, coğrafi konumu, kenar süslemelerinin özellikleri, kompozisyonu, renkleri ve teknik özelliklerine göre yedi ekole ayrılıyor: Guba, Bakû-Apşeron, Şirvan, Gence, Gazak, Karabağ ve Tebriz.
 
Guba ekolünde bitki figürleri, bazen de hayvan ya da geometrik motifli süsler var; yuvarlak çerçeveli kabartmalar yaygın. Bakû ekolü yumuşaklık, renk yoğunluğu, sanatsal öğelerin orijinalliği ve desenlerin inceliği ile fark ediliyor. Öne çıkan süslemeler oval şekiller ve kavisli çizgili çiçekler. Bakü grubu halılarında en çok lacivert kullanılıyor, kırmızı ve sarıya ise çok ender rastlanıyor. Şirvan ekolü halılarının zengin ve karmaşık kompozisyonu Orta Çağ’dan beri tanınıyor ve artistik değeri çok yüksek. Gence ekolü, 10-11.yy’lardan beri yüksek kalitedeki ipek ve yün halılarıyla meşhur. Çevre bölgeleri de etkileyen dokuma stili diğerlerinden hayli farklı. Gence ve G a z a k e k o l ü süs lemeleri Avrupalı ressamların tablolarında yer almış. Satışı yüksek Karabağ ekolü halıları ise genelde yünlü ve pamuklu oluyor. Klasik figürlerin yanı sıra yepyeni süslemeler de kullanılmış ve çok zengin renk çeşidi var.
 
1800’lerde Rus-İran savaşında Azerbaycan bölününce, Tebriz, İran topraklarına dahil olmuş ve ürünler İran halıları olarak tanınmış. Aslında, 16-17.yy’da zirveye ulaşan Tebriz ekolü, Azerbaycan’ın en eski ve en ünlü ekolü. Bu halılar, dekoratif olması, renklerinin uyumu ve süslemelerinin çeşitliliği ile diğerlerinden ayrılıyor. Bu ekolün en muhteşem örneği, 1539’da Tebriz’de dokunan “Şeyh Safi” halısı (56,12 m2). 1 milyon 205 ilmeğe sahip bu dünyanın en değerli halısı, Londra’daki “Victoria and Albert Museum”da sergileniyor.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1