New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

NOTALARIN BÜYÜSÜ

Azerbaycan müziği Türkiye’de çok beğenilir ve sevilir. Gerçekten de, ritmi ve melodisiyle insanın içine işleyen bu zengin müzik Azerbaycan kültüründe büyük bir yer tutuyor.

 

İnanılmaz bir zenginliğe sahip olan Azerbaycan müziğinde Kafkas, Orta Asya ve İran etkileri görülse de, özgün bir müzik türünden söz etmek mümkün. Müziğe biraz meraklıysanız, Azeri müziğini diğerlerinden kolaylıkla ayırt edebilirsiniz. Azerbaycan melodilerinde kullanılan geleneksel enstrümanlar da müziğin türünü ve kalitesini belirlemekte hayli yardımcı oluyor.
 
Özgün çalgılar
 
Azerbaycan müziğinde, tar, kemençe, ud, saz, balaban, goşa nağara, garmon, tütek, tef, davul, tulum, klarnet ve zurna gibi müzik âletleri geniş yer tutuyor. Tar uzun saplı, telli bir saz, diz üzerinde tutularak çalınıyor. Çubuklarla çalınan goşa nağara ise bir tür davul; iskeleti çınar ağacından veya demirden, derisi ise deve derisinden yapılıyor. Bir tür akordeon olan garmon, Çerkez ve Gürcü halk oyunlarının vazgeçilmezi; iskeleti çınar ağacından, perde ve klavyeleri ise plastikten. Kafkasya müziğinin temel aletlerinden olan tütek ise üflemeli bir çalgı. Erik ve yaban elması ağacından yapılıyor, en makbul olanı da çürümeye yüz tutmuş göl kamışından yapılanı. Balaban da üflemeli bir çalgı ama “dilli” diye anılan türden. Gürgen, ceviz, erik gibi sert ağaçlardan yapılıyor, ama en kıymetlisi kayısı ağacından olanı.
 
Virtüozlar
 
Çeşitli ödüllere sahip Alihan Samedov, bir balaban virtüozu. Şevket Alakbarova ise hem “kemençe” ustası hem de ülkenin en ünlü halk türkücüsü. Mirza Sadık Esadoğlu ve Ramiz Guliyev ise tar’ın önde gelen isimleri. Bir de 19.yüzyıl saz üstadlarının en önemlisi sayılan Aşık Elesker var; bütün Kafkasya’da tanınıyor.
 
Karma ritmli ezgilerden oluşan “muğam” Azerbaycan’a özgü çok değerli bir müzik türü. Bu müziği dünyada tanıtanlardan Alim Kasımov Sufi ve Âşık geleneğinden esinlenmiş. Muğam müziğine senfonik özellikler eklemesiyle bilinen Fikret Amirov da ünlü bir besteci. Zaten, babası Meşhedi Cemil Amirov da tanınmış bir muğam şarkıcısı ve tar ustasıymış.
 
Üzeyir Hacıbeyov ise, “Leyla ile Mecnun”, “Köroğlu”, “Aslı ile Kerem” gibi operaları sahneleyerek Doğu âleminde operanın yaratıcısı olmuş. Hacıbeyov, Azerbaycan Milli Marşını da bestelemiş. “Arşın Mal Alan” gibi müzikalleri, yazarlığı, şairliği, eğitmenliği ile çok yönlü bir kişilik sergileyen bu sanatçı, halk edebiyatını ve müziğini klasik batı müziği ile birleştirmiş. Doğum günü olan 18 Eylül tarihi bugün Azerbaycan’da Müzik Günü olarak kutlanıyor.
 
Besteci Kara Karayev de aşırı modernist yaklaşımları ve cesaretiyle biliniyor. Çeşitli türde 110 eser ile Azeri müziğinde derin izler bırakan müzisyen, baleye yeni bir yol açmış; “Yedi Güzeller” adlı çalışması ilk Azeri balesi. Aynı zamanda uluslararası ün kazanan ilk Azeri besteci olan Karayev, çok sayıda müzisyen ve besteci yetiştirmiş, birçok orkestra, müzik okulu ve mekan onun adıyla anılıyor, adına müzik festivali düzenleniyor.
 
Muğam ve Jazz
 
Her yıl düzenlenen ve birçok ülkeden ustaların katıldığı Bakü Uluslararası Jazz Festivali, Azerbaycan’ın en önemli kültürel etkinliklerden biri sayılıyor. Bir jazz ikonu olan besteci-piyanist Vakıf Mustafazade, muğam ile jazz’ı biraraya getirmesi ve doğaçlamaları ile ünlü. Jazz, bir dönem “kapitalist müziği” olarak nitelenip yasaklanmış olsa da, o yoluna devam etmiş. Uluslararası bir üne sahip olan kızı Aziza Mustafazade de babasının peşinden gitmiş, jazz ve mugam uyumunun geleneğini sürdürüyor. Diğer kızı Lala Mustafazade ise yetenekli bir klasik piyanist.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1