New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

HAYDAR ALİYEV’İN
DIŞ POLİTİKA VİZYONU

 

Azerbaycan’ın kendi ulusal çıkarları doğrultusunda rasyonel politikalar üretmesi, Haydar Aliyev’in iktidara gelmesiyle başlamış. Çok zor bir dönemde Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Aliyev’in, üstün bir dış politika vizyonuyla, ülkesini sürüklenmekte olduğu yalnızlıktan çıkardığı ve diğer ülkelerle çok yönlü ve dengeli ilişkiler kurduğu görülüyor.

 

 
Azerbaycan ekonomisi, bugün dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisidir ve ülkedeki her alanda gelişimin rayına oturduğu hissedilmektedir. Bütün bunların mimarı ise, Azerbaycan halkının “Millî Lideri” Haydar Aliyev’dir. Her devletin oluşum sürecinde veya hayatî krizlerin yaşandığı dönemlerde yegâne kurtarıcısı rasyonel bir politik vizyon olmaktadır. Bu vizyonu siyasî şahsiyetler ortaya koyarlar ve ülkelerin iç ve dış politik dengelerinin zorlu sınavlarından geçerek hak ettikleri konuma otururlar.
 
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bir devlet olarak kendi ulusal çıkarları doğrultusunda rasyonel politikalar üretmesi de Haydar Aliyev’in iktidara gelmesiyle başlamıştır. Hatırlanacak olursa, Haydar Aliyev’in iktidara gelmesi, ülkede kaosun, iç çatışmaların ve ekonomik zorlukların hüküm sürdüğü, ayrıca Ermenistan’la savaş nedeniyle beliren bitkin bir halk psikolojisinin olduğu bir ortamda, sanki bir zorunluluk olarak gerçekleşmiştir. O dönemde, halkın bütün kesimlerinde, “ülkeyi bu durumdan sadece Haydar Aliyev kurtarabilir” inancı oluşmuştu.
 
İç durum böyleyken, Azerbaycan, diğer devletlerle, özellikle de komşu devletlerle olan ilişkileri hususunda da yalnızlaşmış bir ülke görünümündeydi. Kısacası, Haydar Aliyev’in iktidara geldiğinde bir enkaz devraldığını söylemek mübalağa olmaz.
 
Aliyev’in tecrübesi
 
Haydar Aliyev için, iktidara geldikten sonra ülkedeki en önemli mesele öncelikle iç istikrarın sağlanması idi. Bunun için ilk olarak Ermenistan’la ateşkes antlaşmasının imzalanması gerekliydi. Daha sonra ülkedeki yasadışı silahlı örgütlenmeler etkisiz hale getirilmeli ve halkta bulunan yasal olmayan silahlar toplanmalıydı. Haydar Aliyev sahip olduğu engin devlet tecrübesiyle bunların tümünü başarıyla gerçekleştirdi.
 
Hükümeti şimdi, ekonomiyi canlandırmak ve ülkeyi düştüğü yalnızlaşmış durumdan çıkarmak gibi zorlu görevler bekliyordu. Ancak, bunları yaparken devletlerarası ilişkilerin o zamanki durumu iyi değerlendirilmeli, mevcut güç odakları dikkate alınmalı, gerçekler göz ardı edilmemeli ve çıkılan yolda aşılması güç engellerin belirmesini önleyici bir strateji benimsenmeliydi.
 
Azerbaycan halkının lideri ülkesinin dış politika stratejisini bu cümlelerle özetliyordu: “Dış politikamızın özü, bölgemizde ve dünyada barışın temin edilmesi amacını taşımaktadır. Azerbaycan’ın dünyada daha iyi tanıtılması, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde güvence altına alınması, diğer tüm devletlerle barışçıl ve karşılıklı faydalı işbirliklerinin kurulması, ülkemizin uluslararası düzeydeki konumunun güçlendirilmesi, bilim ve kültürünün geliştirilmesi bizim asıl amaçlarımızdır.”
 
İlk adım olarak yakın komşular olan Rusya ve İran ile ilişkilerin iyileştirilmesi gerekiyordu. Haydar Aliyev’in iktidarından önce, bu iki ülke ile Azerbaycan’ın ulusal çıkarlarına asla hizmet etmeyecek sebepler dolayısıyla ilişkiler kopma noktasına getirilmişti. Şimdi, tecrübeli devlet adamı bu gerçeği seziyor ve komşularla ilişkilerin iyileştirilmesini mevcut durumun bir gereği olarak görüyordu. Bu doğrultuda Haydar Aliyev, değişik çevrelerce haksız yere eleştirilmeyi de göze alarak ilk yurtdışı gezisini Rusya’ya yaptı ve Azerbaycan’ın Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) üye olmasını sağladı. Bu süreç zarfında Azerbaycan, Rusya ile 60, Ukrayna ile 15, Gürcistan ile 69, Orta Asya ülkeleri ve Türkmenistan ile 79 anlaşma imzalamıştır.
 
Sırf bu adımların sonucu olarak, kısa sürede Rusya’nın Azerbaycan’a karşı politikalarında önemli değişiklikler gözlemlenmeye başlandı. Hazar Denizi’nin hukuki statüsü konusunda Rusya ve Kazakistan ile ortak görüşün elde edilmesi sağlandı. Bu gelişmeler Hazar Denizi’ne kıyısı bulunan 5 ülkenin devlet başkanlarının zirve toplantılarına giden yolu açtı.
 
Rusya’da Vladimir Putin’in iktidara gelmesinden sonra, Azerbaycan ile Rusya arasındaki ilişkilerin daha pragmatik ve rasyonel bir çizgide ilerlemeye başladığı görüldü.
 
Türkiye sevgisi
 
Haydar Aliyev iktidarında, Azerbaycan’ın Türkiye ile ilişkilerini farklı boyutlarda değerlendirme ihtiyacı doğuyor. Haydar Aliyev’in Türkiye’ye karşı hissettiği derin sevgi, daha cumhurbaşkanı olmadan önce, henüz Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin meclis başkanıyken kurduğu sıcak diyalogda ve o zamanki icraatlarında bariz bir şekilde görülüyordu. Haydar Aliyev için Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkiler herhangi iki devlet arasındaki ilişkilerden çok daha farklı ve dünyada benzeri olmayan ilişkilerdi.
 
Haydar Aliyev, Türkiye’ye karşı duyduğu sevgi ve yakınlığı bu kelimelerle özetliyordu: “Biz iki devletin bir milletiyiz.” Bu slogan, aynı zamanda Türkiye ile ilişkilerde işbirliği ve ortak adımlar doğrultusunda gerçekleştirilmiş icraatları da özetliyor. Haydar Aliyev yönetimi ile birlikte Azerbaycan’ın dış politikasına çok yönlülük ve denge kavramları hâkim olmaya başladı. Yakın komşularla ilişkilerin iyileştirilmesinin yanında ABD, Batı Avrupa devletleri, Çin, Japonya ve Ortadoğu ülkeleriyle de ilişkilerin geliştirilmesi ihmal edilmedi.
 
Ayrıca uluslararası ve bölgesel örgütlerle işbirliği kuruldu, geliştirildi ve bugün de geliştirilmeye devam ediliyor. Bugün eğer dünyanın en önemli devletleri ve en saygın uluslararası kuruluşları Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün sağlanması hususunda ülkemizi savunuyorlarsa, bu Haydar Aliyev’in gayretlerinin ve azminin sonucudur.
 
Azerbaycan halkının lideri, ilk olarak AGİT’in 1996 yılında Lizbon’daki zirvesinde dünyanın önde gelen ülkelerinin bu gerçeği teyit etmelerini sağlamakla bunu başardı. 1994 yılının 20 Eylül tarihinde ise “Asrın Antlaşması” imzalandı. Daha sonra Aliyev, o zaman için bir hayal sayılan Bakû-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı için kolları sıvadı. Zorluklara, bu proje için “ütopya” diyenlere ve ortaya çıkan engellere aldırmadı, amacına ulaştı. Bugün BTC ile dünya piyasasına Azerbaycan petrolü sunuluyor, bu hattın ters istikametinde ise Azerbaycan’a bilimsel, kültürel ve ekonomik gelişim geri dönüyor.
 
İşte tüm bunların bir mimarı var ve o da Azerbaycan halkının lideri Haydar Aliyev’dir. Bu sene, Haydar Aliyev’in doğumunun 90. yılı. Her yıl 10 Mayıs tarihinde olduğu gibi, Azerbaycan halkı ve Türk dünyası onun doğum gününü kutluyor ve onu bir kez daha rahmetle anıyor.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1