New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

HAYDAR ALİYEV VE
MİLLÎ KÜLTÜR
 

Azerbaycan’ın millî lideri Haydar Aliyev büyük bir siyasî lider olarak ün yapmıştı ama aynı zamanda bir kültür adamıydı. Millî kimliğin korumasında kültür’ün önemini görmüş ve ülkesinde kültürel uyanışın önünü açan kişi olmuştu.

 
 
Her milletin tarihinde önemli rol oynamış, milletinin ve devletinin kaderine yön vermiş, devirler ve nesiller değişse de hiç bir zaman unutulmayacak olan büyük liderler vardır. Bu liderlerden biri de hiç kuşkusuz Azerbaycan halkının Milli Lideri Haydar Aliyev’dir.
 
Zor dönemler
 
Haydar Aliyev daha çok büyük bir siyasetçi ve devlet adamı olarak ün kazanmıştı ama çok zengin bir kültür ve sanat dünyasına da sahipti. Özellikle, millî kimliğin korunmasında kültürel gelişmenin müstesna rolüne her zaman inanmış ve yaratıcı insanları himayesine alarak, Azerbaycan’da kültürel uyanışın önünü açmıştı. Sovyetler Birliği döneminde, Azerbaycan’da ana dilin ve milli ruhun korunması ve bağımsızlık mücadelesine zemin oluşturması Haydar Aliyev’in sayesindedir.
 
Haydar Aliyev Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Komünist Partisi’nin Merkez Komitesi Başkanı olana kadar Azerbaycan dili, kültürü, millî ve manevî değerleri ciddi tehdit altında idi. Fakat Haydar Aliyev’in Sovyet Azerbaycan’ının yönetimine gelmesiyle durum hızla değişmeye başlamıştır. Milli kültürün sadece anadil ekseninde var olabileceğine inanan Aliyev, Azerbaycan dilinin edebiyat alanında, çeşitli sanat dallarında, medyada ve resmî dairelerde kullanılmasına her zaman dikkat göstermiş ve yasal düzenlemelerle bunu güvence altına almıştır.
 
Bu sayede, dönemin politik şartlarının zorlamasıyla resmî dairelerden çıkarılmış olan Azerbaycan dilinin itibarı tekrar iade edilmiş, yasaklı eserlerin üzerindeki sansür kaldırılmış, millî kültürü ve düşünceyi yansıtan eserlere devlet ödülleri verilmiş ve müellifleri koruma altına alınmıştır. En önemlisi ise, Aliyev’in bu süreçte Azerbaycan dilinin ve kültürel değerlerinin yaşatılması konusunda bizzat örnek olmasıdır. O her türlü ortamda konuşmalarını hep ana dilinde yapıyor ve bunu teşvik ediyordu.
 
Bu sürecin doğal sonucu olarak Azerbaycan’da edebiyat, tiyatro, sinema, resim, mimarlık ve diğer sanat dallarına ait millî kültürel miras muhafaza edilmiş ve devlet desteği ile daha da geliştirilmiştir. Bu gün seve seve okunan bir çok edebi eser, izlenen tiyatro oyunları ve sinema filmleri o dönemin ürünleridir.
 
Arka plana itilen Azerbaycan folklorunun daha derinden araştırılması, geleneksel âşıklık sanatının gelişimi ve diğer eski geleneklerin canlandırılması yönünde atılan adımlar da ayrıca önemlidir. Devrin resmi ideolojisinin yasakladığı millî ve dinî bayramların yeniden halka sunulması da Aliyev’in özel çabalarıyla olmuştur. Bütün bu kültürel uyanış, doğal olarak millî bilinci oluşturmuş ve ulusal bağımsızlığa zemin hazırlamıştır.
 
Bağımsızlık dönemi
 
Millî liderin bağımsız Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra da kültür ve sanata desteği devam etmiş, özellikle Azerbaycan’ın kültür ve sanat mirasının dünyada tanıtılmasına ağırlık verilmiştir.
 
Azerbaycan kültür mirasının tanıtımında UNESCO ile yapılan işbirliği çok önemlidir. Bu kurumla ilişkilerin gelişmesindeki en önemli adım, Haydar Aliyev’in Aralık 1993’te UNESCO Genel Direktörü Federico Mayor ile görüşmesinde atılmıştır. 1996 yılından itibaren ise, Azerbaycan UNESCO’nun bir dizi sözleşmesine katılmış ve UNESCO himayesinde bilim, eğitim ve kültür alanında projeler gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında Azerbaycan’da Uluslararası Barış Kültürü yılı etkin bir şekilde kutlanmış, Manifesto-2000 adı altında seminerler, sergiler, konserler düzenlenmiştir. Azerbaycan muğameserleri UNESCO’nun “Şaheserler”, Gobustan anıtları ise “Dünya kültür mirası” listesine alınmıştır.
 
Bunun yanı sıra, farklı yıllarda, dâhi Azerbaycan şairi Muhammet Fuzuli’nin 500.doğum yıldönümü, seçkin besteci Kara Karayev’in 80.doğum yıldönümü, “Kitab-ı Dede Korkut” destanının 1300.yıldönümü, seçkin bilimadamı Yusuf Mehmetaliyev’in ve ünlü ressam-halı uzmanı Letif Kerimov’un 100. doğum yıldönümleri UNESCO’nun merkez binasında kutlanmıştır.
 
13 Ağustos 2004’te Azerbaycan’ın sözlü halk edebiyatının ve müzik mirasının korunması ve geliştirilmesi, müzik eğitimi ve dünya kültür mübadelesi alanındaki hizmetlerinden dolayı, “first lady” Mehriban Aliyeva UNESCO’nun iyi niyet elçisi unvanına layık görülmüştür. Görüldüğü gibi, zaman içinde çok zorlu süreçlerden geçmiş olan Azerbaycan, yabancı kültürel tehditlere ve asimilasyon politikalarına rağmen, Haydar Aliyev’in göstermiş olduğu yolda kendi kültürünü yaşatmayı ve zengin kültürel mirasını korumayı başarmıştır.

 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1