New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

Yeni Zenginlikler Bulmak İçin...

 
Ekonomik zenginliği büyük ölçüde petrol ve doğal gaza dayanan Cezayir'de, değişik sektörlere gelişme imkânları sağlayacak yatırımlar teşvik ediliyor. Özellikle yabancı yatırımlar, yeni çıkarılan yasalarla hem garanti altına alınmış, hem de bürokratik kolaylıklar, vergi indirimleri ve gelir transferleri serbestisi gibi düzenlemelerle çekici hale getirilmiş...

Cezayir ekonomisi, doğal zenginlikler ve insan kaynakları bakımından kayda değer bir potansiyele sahip. Ülkede, gayri safi milli hasıla 84.8 milyar dolar, kişi başına düşen milli gelir ise 3487 dolar. Yıllık enflasyon yüzde 2,5. Cezayir, ithalat için 21,4 milyar dolar harcarken, ihracattan 54.6 milyar dolar kazanıyor. Bu ihracat gelirinin 53,6 doları hidrokarbürlerden sağlanıyor. Dış borçlanması 5,4 milyar dolar olan Cezayir'in büyüme hızı ise, 2006 verilerine göre, petrol ürünleri hariç, yüzde 4,8. Cezayir, petrol, doğal gaz, cıva, fosfat, uranyum, demir, kurşun, çinko ve bakır rezervlerine sahip. Ama, ülkenin en önemli ihraç ürünü petrol. Petrol ve doğal gaz, ihracatın yüzde 98'ini oluşturuyor.
 
İthal ettiği malların başında ise savunma araçları, elektrikli ve elektronik araçlar, makineler ve yedek parçaları, ulaşım araçları, kimyasal maddeler ve gıda maddeleri geliyor. Dış ticaret daha çok ABD, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Çin ile yapıyor. Türkiye, Cezayir'in ihracat yaptığı ülkeler arasında 8. sırada, ithalat yaptığı ülkeler arasında ise 7. sırada yer alıyor.
 
Güçlükleri yenebilmek
 
Her ekonomide olduğu gibi, Cezayir ekonomisinin de zayıf noktaları ve yetersiz kaldığı hususlar var. Örneğin ihracatın aşırı ölçüde petrol ve türevlerine dayanması, yüzde 12 dolaylarındaki işsizlik oranı veya bürokrasinin bazen ağır çalışması gibi konular, bizzat Devlet Başkanı Bouteflika tarafından da açık yüreklilikle dile getiriliyor.
 
Bütün bu zayıf noktaların bertaraf edilmesi için, Cezayir, hem global gerçeklerin, hem de istikrarın taşıdığı önemin bilincinde bir ülke olarak bu yönde ciddi ve somut adımlar atıyor. Ülkenin ticari açıdan bir cazibe merkezi haline gelmesi amacıyla 2001'de girişilen mevzuat değişikliği çalışmaları ile, idari yapının ağırlığı, yeni koşullara uyumda yetersizlik, ihtiyaca hitap etmeyen bankacılık sektörü gibi bazı yetersizlikler ve yapısal sorunların üzeri gidilmeye başlanmış. Aslında bu zamana karşı yapılan bir yarış; rekabet gücü elde edebilmek için süratle gerçekleştirilmesi gereken bir modernleşme çabası.
 
Öte yandan, 2005 yılında, Cumhurbaşkanı'nın önderliğiyle, 5 yıllık bir dönem için kalkınmayı destekleme amacıyla 55 milyar dolarlık bir kamu finansmanı tahsisine karar alınmış. Bu ulusal kalkınma programı, şunları hedefliyor: 1 milyon konut yapmak, okul sayısını artırmak, sağlık altyapısını güçlendirmek, yeni konutlara gaz-elektrik-içme suyu götürmek, yeni istihdam alanları yaratmak, devam etmekte olan altyapı çalışmalarını tamamlamak, yeni projelere başlamak, kara ve demir yollarını modernleştirmek, Doğu-Batı karayolunu (1200 km) tamamlamak, baraj, kanalizasyon ve temiz su boruları inşa etmek, tarımda ve kırsal kesimde iyileştirmeye
gitmek.
 
Devlet sektörü ekonomiyi geliştirmek için bu çalışmaları sürdürürken, özel sektörün de 1990 yılından bu yana çok belirgin atılımlar içinde olduğu görülüyor. Zaten, petrol ürünleri dışında, ekonomide ağırlık bu sektörde. Özel sektörün, akaryakıt hariç, devlet sektörüne kıyasla ülke ekonomisindeki yeri yüzde 77'i buluyor. 1 Eylül 2005'te yürürlüğe girmiş olan AB ile ortaklık ve işbirliği anlaşması, AB ürünlerine uygulanan kademeli gümrük vergisi indirimleri ve Dünya Ticaret Örgütü'ne üyelik konusu ekonomiye yeni bir ivme katmış. AB ile serbest bölge oluşturma çalışmaları da başlamış durumda.
 
Yabancı yatırımlara  teşvik
 
Cezayir'de bütün yatırımlar özgürce yapılıyor, teşvik ediliyor ve garanti altına alınıyor. Yatırım girişimleri yerli ya da yabancı, kamu ya da özel, gerçek ya da tüzel herkese açık. Yeni yasalarla her tip yatırıma teşvik öngörülüyor: İster yeni faaliyet alanları yaratmaya yönelik olsun, ister mevcut bir faaliyetin sermayesine katılım şeklinde olsun. Kısmi ya da tam özelleştirme çerçevesindeki girişimler, üretim kapasitesini artırma veya yeniden yapılandırma girişimleri, mal ve hizmet üretimi konusundaki projeler, hepsi destek kapsamı içinde.
 
Kalkınma programının en cazip unsurlarından biri olan yatırım teşvikleri bir çok avantaj sunuyor: Yapım ve işletmede vergi avantajları, üretim ekipmanlarının ithalatı için düşük gümrük vergileri, doğrudan yatırımlarda mal ve hizmetlere KDV muafiyeti. Ülkenin güneyine yapılacak yatırımlarda ise, patent kaydında indirim veya arazi vergisi muafiyeti gibi daha fazla avantaj öngörülmüş. Hele çevreyi ve doğal kaynakları koruyacak, enerji tasarrufu sağlayacak ve kalkınmayı sürekli kılacak teknolojiler kullanıldığında, teşvikler daha da çoğalıyor.
 
Yabancı yatırımlarda, sermaye ve gelirlerin transfer hakkı garanti altında. Anlaşmazlık hallerinde konu uluslararası mahkemelere götürülüyor. Yerli ve yabancı yatırımcılar arasında ayrım yapılmaması ise temel ilke. Kazanılan avantajların dokunulmazlığı var. Yatırımların korunması ve teşviki için ikili ve çok taraflı anlaşmalara uyma yükümlülüğü de mevcut.
 
Türkiye ile ticari ilişkiler
 
Türkiye son yıllarda Cezayir'le giderek artan ticari ilişkiler içinde. İki ülkenin ticaret hacmi 2 milyar dolar civarında. İhale alan, ürün ve hizmet pazarlayan kuruluşlar arasında, ASKA, ATLAS Holding, HİDROMEK, KOÇOĞLU, MNG, NUROL gibi çok sayıda Türk şirketi var. Faaliyet gösterilen alanlar ağırlıklı olarak gıda endüstrisi (salça, konserve, bisküvi, yağ fabrikaları vb) ve inşaat. Bu ivme nedeniyle çoğunluğu işçi ve mühendis yaklaşık 3 bin Türk yaşıyor bu ülkede. Türk Ekonomi Bankası da BNP Paribas aracılığıyla Cezayir KOBİ'leri ile bağlantı halinde.
 
Cezayir'in Türkiye'den ithalatı, tekstil-konfeksiyon ürünleri, elektrikli aletler, gıda, demir-çelik ve otomotiv ürünleri üzerine. Türkiye'ye ihracatı da kükürt, fosfat, ham deri ve hurmadan oluşuyor.
 
İki ülke arasında imzalanmış, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ile yatırımı teşvik ve koruma anlaşması var.
 


Cezayir'de yatırım yapmak için uygun sektörler şunlar:
 
Tarım/Gıda: Tohum, Şeker pancarı, Sebze-Meyve, Hurma üretimi; Şarap ve Zeytinyağı ihracatı; Sütçülük ünitelerinin kurulması; Veteriner aşıları üretim üniteleri kurulması; Tıbbi bitkilerin işlenmesi.
 
Turizm: Lüks oteller, Tatil köyleri, Kulüp, Marina, Alışveriş merkezleri, Büyük mağazaların yapımı.
 
KOBİ'ler: İnşaat malzemeleri; Tarım ürünlerinin işlenmesi; Tekstil; Deri; Kimyasal ve kozmetik ürünler.
 
Endüstri: Sağlık ekipmanları; Eczacılık ürünleri; Fiber optik kablolar; Araba üretimi; Metalürji; Kimya-petrokimya; Enerji; Elektrikli ve elektronik ürünler.
 
Balıkçılık: Balık ürünleri, Balık üretimine destek üniteleri (soğuk depolar, dondurma işlemleri gibi); Balık çiftlikleri..
 
İnşaat: Çimento; Tuğla; Baraj; Temiz ve atık su kanalları.
 
Ayrıca bankacılık, sigortacılık, telekomünikasyon ve hava ve deniz taşımacılığı.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1