New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

MİLLİ PARKLAR
Yaban Hayatının Gizemi

Güney Sudan’da beş Millî Park var. Afrika’ya has vahşi hayvanların gizemli yaşamları bu alanlarda sürüyor. Macerayı seven Safari tutkunları için Güney Sudan ideal bir ülke.

 

Güney Sudan, Afrika’ya özgü yaban hayatının en doğal biçimde yaşandığı rezervleri içinde barındıran bir ülke. Burada tam 5 Millî Park, 14 av rezervi ve devasa doğal alanlar var. Dünyanın en önemli sulak sahalarından olan Sudd de burada.

Vahşi hayvanlar, bazen yiyecek bulmak için, bazen üremek için, bazen de mevsim şartlarının getirdiği olumsuzluklardan korunabilmek için zaman zaman kitleler halinde göç etmek zorundalar. Dünyada, vahşi hayvan göçlerinin en yoğun olduğu iki alandan birisi de, yine Güney Sudan’da.

Bandingilo Milli Parkı

Vahşi hayvan göçlerinin en yoğun yaşandığı Bandingilo Millî Parkı, başkent Juba’nın 85 km kuzeyinde yer alıyor. Parkın yüzölçümü 10,000 km² ama aslında vahşi bölge daha geniş. 1992 yılında Millî Park ilân edilmiş olan rezervde, antiloplar, zürafalar, aslanlar, yaban kedileri ve çeşitli kuşlar yaşıyor. Doğu Afrika’nın el değmemiş en büyük savanası olan Bandingilo, mevsimlik göç konusunda Afrika’nın en büyüğü olabilir. Yıllarca süren iç savaş vahşi hayvanlar için altın değerinde bir tampon bölge yaratmış. Parkın altyapı çalışmaları tamamlanınca, burası göz alıcı bir safari güzergâhına dönüşebilir, çünkü manzara nefes kesiyor ve 10- 15 yıl içinde Afrika’daki benzer rezervlerle rekabet edeceği düşünülüyor.

Bandingilo o kadar el değmemiş bir bölge ki, uçağınız buraya inse, yürüyerek alandan çıkmanın 2 ay alacağı söyleniyor. Parktaki vahşi hayvanları çevreci örgütler koruma altına almış. O nedenle, burası soyu tükenmekte olan hayvanlar için sakin bir barınak. Araştırmacılara ve turistlere de onları rahatsız etmeden gözleme imkânı yaratıyor. Giderek turistlerin ilgisini çekse de, Bandingilo’da şu an kamping alanı yok. Yine de, Bandingilo Millî Parkı, turizm konusunda Güney Sudan’ın en büyük kozlarından biri.

Boma Millî Parkı

Jonglei ve Doğu Ekvatorya eyaletlerine yayılan Boma Milli Parkı 22.800 km²’lik bir alana sahip. 1986’da milli park ilan edilmiş. Burası, sayıları 750,000 olarak saptanan “beyaz kulaklı antiloplar” için ana üreme yeri. Kurak mevsimde, diğer göçmen antilop çeşitlerine de barınak oluyor. Su kaynakları kuruduktan sonra yeniden yağmurlar başladığında, başta antilop ve zebralar olmak üzere hayvan gruplarının devasa göçü başlıyor. Yağmura ve otlara bağlı olarak göç ağır bir şekilde bütün yıl sürüyor, Mayıs ve Kasım aylarında en geniş halini alıyor. Mayısta hayvanlar, Sudd’un suyla kaplanan ovalarını terkediyorlar ve yağmurların başladığı Boma Milli Parkına ulaşmak üzere kuzeyden güneye iniyorlar. Kasımda ise, kurak sezon başlamak üzereyken, yeşillik aramak üzere güneyden kuzeye göçüyorlar. Kasımda, beyaz kulaklı dişi antiloplar göç sırasında yavruluyor.

Boma Parkında, ziyaretçiler için kamp yeri var. Buradaki kulübeler, klima ve banyo dahil her türlü konforu sunuyor. Doğanın ve vahşi hayatın muhteşemliğine bir de “kültürel safari” eklenebilir. Yani, yöre halkları olan Toposalar, Murleler ve Anyuahlar ile birlikte vakit geçirmek. Geleneklerini korumayı başarmış olan bu kabilelerin süslemelerini, geleneksel aletlerini ve dinlerini keşfetmek heyecan verici. Amatör dansçıların geleneksel dans gösterileri de ayrıca büyüleyici. Boma yolu üzerinde bulunan Toposa köyü bambaşka bir dünyaya ayak bastığınız hissini uyandırıyor. Yere dikili yüksek dallar üzerine oturtulmuş, yuvarlaklığı huniyi andıran, sazdan kulübeler ilk bakışta hemen göze çarpıyor. Erkekler yarı çıplak, kadınlarsa rengârenk kıyafetler içinde. Özel saç biçimleri ve takıları göz alıyor. Bu arada safariye gelenlerin sıtma için mutlaka önlem almaları, sarıhumma için de aşı olmaları gerektiğini ekleyelim.

Nimule Millî Parkı Nimule

Millî Parkı, Güney Sudan’ın en güneyinde, Doğu Ekvatorya eyaletinde yer alıyor. 1954 yılında Millî Park olan Nimule, 410 km² genişliğinde. Burası, çok zengin bir doğal yaşam alanı ve başkent Juba’ya çok yakın. 192 km uzunluğundaki Juba-Nibule karayolu inşaatı geçtiğimiz aylarda tamamlanmış bulunuyor. Nimule, hem bitki örtüsü bakımından çok zengin, hem de hayvan popülasyonu bakımından. Burada, su aygırları, filler, beyaz kulaklı antiloplar, çeşitli maymunlar ve bol bol akasya ağaçları görebilirsiniz. Parkta ayrıca şelâleler de var.

Deneyimli olanlar, vahşi hayvanları Parktaki küçük tepelerden dürbünle izlemenin keyifli olduğunu söylüyorlar. Ama, park içinde yer alan akarsularda kayıkla gezmek ve su aygırlarını yakından görmek de mümkün.

Shambe Millî Parkı

“Lakes”, yani Göller eyaletinde, 620 km²’lik bir alanı kapsayan Shambe Millî Parkı aynı zamanda bir kuş cenneti. Rumbek şehri yakınlarında, Beyaz Nil nehrinin doğu yakasında yer alan Parkta, hem göçmen kuşlar, hem de sadece bu coğrafyada yaşayan kuşlar görülebiliyor. Bölge aynı zamanda sulak alan olduğu için, burası binlerce kuşun sevdiği bir barınak.

Tabii, Shambe’de sadece kuşlar yok. Burası, fillerin, beyaz gergedanların, antilopların, su aygırlarının ve “tiang” adı verilen Senegal antiloplarının da mekânı.

Güney Millî Parkı

Batı Bahr el Gazal, Batı Ekvatorya, Göller ve Warrab eyaletlerine yayılmış bulunan Güney Milli Parkı, bu statüsünü 1939 yılında kazanmış. 2006’da yüzölçümü 23.000 km²’den 57.000 km²’ye çıkarılmış. Burası, Güney Sudan’ın en büyük millî parkı.

Güney Millî Parkı, eskiden beri, barındırdığı çok sayıdaki fil, manda, antilop ve beyaz gergedanları ile meşhur. Ne yazık ki, yıllarca süren iç savaş nedeniyle, 80’li yıllardan sonra ekolojik yapısı bozulmaya başlamış, özellikle de göçmen hayvanlar bundan etkilenmiş. Nil’in batısındaki Güney Milli Parkı, bazı özel hayvan türlerini kaybetmiş. Sayıları bir zamanlar 10 bin olan fillerin ve 60 bin olan mandaların sayısı çok azalmış. Şimdilerde parkın yeniden canlandırılmasına, hayvan popülasyonunda da artış sağlanmasına çalışılıyor.

Sudd

Beyaz Nil nehrinin bir ağ gibi kapladığı, Bor kenti ile No Gölü arasında uzanan Sudd sulak alanı, kuşbilimciler ve göçmen kuşlar için çok büyük önem taşıyan gerçek bir cennet. Beyaz Nil, ya da bu bölgede adlandırıldığı şekliyle Bahr el Cebel, bu devasa bölgeyi kuzeye doğru ilerleyerek geçiyor. Dünyanın en büyük sulak alanlarından olan Sudd, bazıları daimî, bazıları da mevsimlik olan bataklık alanlara, ovalara, lagünlere ve kanallara sahip. Akıntılara ve taşkınlara bağlı olarak su bitkilerinin, yüksek otların ve papirüsün bolca yetiştiği bir ortam söz konusu. Afrika’nın bu en geniş sulak alanının yüzölçümü, yağmur mevsiminde genişleyerek 51.800 km²’nin üzerine çıkıyor. Mevsim yağmurları önce bataklıkları dolduruyor, sonra da ovaları basıyor, toprağı besliyor ve yemlik bitkilerin büyümesine imkan veriyor. Su yüzeyini kaplayan bitkiler yer değiştiriyor, su yolu labirentleri ve devasa boyutlarda bitki adacıkları oluşturuyor. Sürekli değişen su sathında dev nilüferlerin yüzdüğü hissine kapılıyorsunuz. Mavnaların kanallarda dolaştığı bu büyülü ortamda, bitkilerin arasından sudan başını çıkaran su aygırları görülmeye değer.

Sudd, su yollarını kapayan ve bölgede suyun akış yönünü değiştiren bitki adacıklarına atfen, Arapça kökenli olup Türkçede de kullanılan “sed” kelimesinden geliyor. Yağmur mevsiminde suyla kaplanan otlaklar, kalıcı ya da göçmen çok sayıda kuş türü, balık ve vahşi hayvan için önemli bir barınak. Sudd’de 400’ün üzerinde kuş türü ve 100 kadar da memeli yaşıyor. Küt ve tombul gagası kafasından büyük olan balıkçıl kuşunun dünyada en çok olduğu yer burası. Sudd, ayrıca, Doğu Avrupa ve Asya’dan 2000 km yol yaparak buralara gelen beyaz pelikanlara da kışın ev sahipliği yapıyor.

Zaman zaman, bellerine kadar suya girmiş halde balık avlayan insanlara rastlıyorsunuz. Bölgedeki gölcük, kanal ve derelerde 62 çeşit çeşit balık var; yayın, çivisiz kalkan balığı ve Nil levreği en bol olan balıklardan.

Safari imkânları

Güney Sudan, safari turlarının yeni güzergâhı olma yolunda. Ülke, zengin vahşi doğasını değerlendirmeye kararlı. Belki de amatör safari tutkunlarının bundan sonraki tatil yeri burası olacak. Ancak turistik altyapı henüz yetersiz olduğundan, ülke turizme yavaş yavaş açılıyor.

Safariler için genellikle önce Juba’ya gitmek gerekiyor. Buradan helikopterler veya küçük uçaklarla yola devam edilebilir. Safari bölgelerinde uçaklar için iniş alanları bulunuyor. Buralarda ayrıca karavanlar için yakıt ikmali de yapılabiliyor. Fillerin ve antilopların göçünü havadan seyretmek, müthiş bir heyecan. Milli parklarda kimi hayvanlara nereye gittiklerini izlemek için GPS de takılıyor. Safariye katılanlar uçaktan hayvanların yerlerini saptıyor, böylece onlara yaklaşabilmek için kara araçlarının izleyeceği en pratik güzergâh belirlenebiliyor. Safari kampında çadır, yatak, masa, sandalye, mobil mutfak, duş, tuvalet, petrol lambası, küçük jeneratör gibi konfor için gerekli her türlü malzeme mevcut. Hatta şişe suyu, kahve, çay ve soğuk içecekler de bulunuyor. İstenirse, ahçı, rehber, güvenlik görevlisi, pilot ve şoför de safari severlerin hizmetinde.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1