New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 
DÜNYANIN EN GENÇ ÜLKESİ
GÜNEY SUDAN CUMHURİYETİ

 

Güney Sudan Cumhuriyeti, bu yıl bağımsızlığının 2. yılını kutluyor. 2011 yılında yapılan bir referandum sonrasında, Sudan’dan ayrılarak, 9 Temmuz 2011’de bağımsızlığını ilân eden Güney Sudan, Birleşmiş Milletlerin 193. ve en yeni üyesi.

 

Güney Sudan Cumhuriyeti, yaklaşık 10,5 milyon nüfuslu yepyeni bir ülke. Bu yıl kuruluşunun 2.yıldönümünü kutluyor. Başkenti Juba, yüzölçümü ise 619.745 km2. Yukarı Nil Nehri havzasında konuşlanmış bir Doğu Afrika ülkesi olan Güney Sudan, kuzeyde Sudan, doğuda Etyopya, batıda Merkezî Afrika Cumhuriyeti, güneyde ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Uganda ve Kenya ile komşu.

Aslında, Avrupa’lıların Afrika’yı yağmalamaya başlamasından önce, bugünkü Güney Sudan’ın olduğu bölgede her hangi bir devlet yoktu. Çeşitli kabileler ve etnik topluluklar, bölgede varlıklarını sürdürüyorlar, kendi düzenleri çerçevesinde yaşayıp gidiyorlardı. 19. yüzyılda, yeni ticarî mallar ve pazarlar arayışı içinde olan Avrupalıların bölgeye gelmesiyle, bu yerli toplulukların da huzuru bozulmaya başladı. Güney Sudan, köle, altın, fildişi ve kereste gibi ticarî malların kaynağı oldu ve nesiller boyu yağmalandı.

Bağımsızlık süreci

2011 yılı öncesine dek Güney Sudan, bugünkü kuzey komşusu olan Sudan’ın bir parçasıydı. Sudan, 1956 yılında, İngiltere- Mısır hükümranlığına karşı özgürlüğünü kazanmıştı ama Güney Sudanlılar mücadelelerini sürdürüyorlardı. Çoğunluğu müslüman olan Kuzey ile hem aradaki anlaşmazlıklar, hem de etnik, kültürel ve dini ayrışmalar giderek derinleşiyordu. Sonunda, Hartum’daki Sudan hükümeti, federal bir devlet bünyesinde vaad ettiği özerklik sözünü tutmayınca, Güneylilerin isyanıyla 17 yıl (1955-1972) sürecek olan birinci iç savaş başladı. Daha sonra, yaklaşık 10 yıl süren göreceli bir sükûnetin ardından, Sudan’da bir darbe ile iktidara gelmiş olan Albay Nimeiry, 1983’te, islamî yasaları yayma kararı alınca, ülkeyi 22 yıl (1983-2005) boyunca sarsacak ikinci iç savaş çıktı. O yıl kurulan Sudan Halk Kurtuluş Ordusu’nun (SPLA) ayrılık hedefli silahlı mücadelesi, birinci iç savaşın deneyimli askeri Dr. John Garang yönetimindeki SPLAtarafından yürütülüyordu.

Kısacası, Güney Sudan, son 56 yılın yaklaşık 39 yılını iç savaşlarla geçirmiş bulunuyor. 2 milyon kişinin hayatını kaybettiği, 4 milyon sivili yerinden eden ve 1998’de korkunç bir açlığa yol açan bu kanlı savaşın ardından, 2002’de ateşkes sağlandı. Daha sonra da, 2005 yılında imzalanan “Kapsamlı Barış Antlaşması” uyarınca geniş bir özerklik elde eden Güney Sudan’da, yine antlaşma şartları gereği yapılan referandum sonucunda, 9 Temmuz 2011’de bağımsızlık ilân edildi.

Özerk Güney Sudan’ın ilk Başkanı Dr. John Garang olmuştu. Ama, Dr. John Garang, görevde henüz birinci ayı bile dolmadan bir helikopter kazasında ölünce, onun yerini alan Salva Kiir Mayardit, bağımsızlık sonrasında da ülkesinin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Salva Kiir

Güney Sudan’ın ilk Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit, eski bir özgürlük savaşçısı. Hem birinci, hem de ikinci iç savaş sırasında önemli görevler üstlenmiş. Aynı zamanda, “Sudan Halk Kurtuluş Hareketi” isimli siyasî partinin de ileri gelenlerinden. Güney Sudan’da halk onu genellikle Salva Kiir ya da sadece “Kiir” olarak adlandırıyor.

Kiir, 1951 yılında doğmuş. Ülkedeki en kalabalık etnik grup olan “Dinka” topluluğuna mensup. Birinci iç savaş sırasında, ayrılıkçı bir Güney Sudan örgütü olan “Anya Nya” grubuna katılmış. Birinci iç savaşın sona erdiği 1972 yılında Kiir’in grup içinde aşama kaydettiği ve artık genç bir subay olduğu görülüyor.

İkinci iç savaş sırasında, Dr. John Garang’ın yanında yer alan Kiir, önce Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin askerî kanadının başına geçmiş, sonra da, 2005 yılında özerklik kazanan Güney Sudan’ın Başkan Yardımcısı olmuştu. Bugün ülkesinin ilk Cumhurbaşkanı olan Kiir, bu görevine oyların yüzde 93’ünü alarak seçildi.

Devletin simgeleri

Güney Sudan Cumhuriyet, toplam 10 eyaletten oluşan federal bir devlet. Cumhurbaşkanının çok yetkili olduğu bir parlamenter sistemle yönetiliyor. Cumhurbaşkanı hem Devlet’in, hem de Hükûmet’in başı, aynı zamanda Silâhlı Kuvvetlerin de Başkomutanı. Parlamento ise, iki meclisli: “Ulusal Yasama Meclisi” ve “Eyaletler Konseyi”. Birincisi genel seçimlerde seçilen üyelerden, ikincisi ise Eyalet Temsilcilerinden oluşuyor. Ülkedeki en büyük iki siyasî kuruluş, “Sudan Halk Kurtuluş Hareketi” (SPLM) ve “Ulusal Kongre Partisi” (NCP). Ayrıca 23 siyasî parti daha var. Ülkenin başkenti olan Juba, güneydeki Merkezî Ekvatorya eyaletinde yer alıyor.

Güney Sudan bayrağı, aralarında beyaz ince şeritler olan enine siyah, kırmızı ve yeşil kalın bantlardan oluşuyor. Sol bölümde, içinde beş köşeli sarı yıldız bulunan mavi bir üçgen var. Kırmızı renk kurtuluş mücadelesinde dökülen kanları, beyaz renk barışı, mavi renk ülkenin yaşam kaynağı olan Nil Nehrinin sularını, yeşil renk tarımı ve doğal kaynakları, siyah renk halkın kimliğini, sarı yıldız da iyimserliği simgeliyor. Ülkenin armasında ise, Güney Sudan’da çok yaygın olan Afrika kartalı ile geleneksel bir kalkan ve çapraz yerleştirilmiş iki mızrak var. Kartal gücü, direnişi ve ihtişamı simgelerken, kalkan ve mızraklar cumhuriyeti koruma azmini gösteriyor.

Doğal ve büyüleyici

Ormanları, yeşil alanları, nehirleri, bataklıkları, tropikal denebilecek iklimi ve buralarda yaşayan vahşi hayvanları ile tipik bir Afrika ülkesi olan Güney Sudan, gerçekten çok çekici ve büyüleyici bir ülke. Başta “Beyaz Nil” ve onun bir kolu olan “Bahr el Gazal” nehirleri olmak üzere daha birçok nehir tarafından sulanıyor. Bu nehirler, “Sudd” sulak alanı ve “No Gölü” ile birlikte ülkeye hayat veriyorlar.

Burada, bildiğimiz 4 mevsim yok. Sadece 2 mevsim var: Kurak mevsim ve yağmur mevsimi. Genellikle Kasım- Nisan ayları arasında kurak mevsim, Mayıs-Ekim ayları arasında da yağmur mevsimi oluyor. Yağmur mevsiminde, sık görülen su baskınları nedeniyle insanlar kitleler halinde güvenli alanlara göç etmek zorunda kalıyorlar. Yılın en soğuk ayı Temmuz, en sıcak ayı ise Mart. Ama sıcaklık farkları 5-6 dereceyi geçmiyor.

Uganda sınırı yakınında bulunan Imatong Dağlarındaki 3187 m rakımlı Kinyeti Tepesi, ülkenin en yüksek noktası. Ama burası dağlık bir ülke değil. Tropikal ormanlar, bataklıklar ve sulak alanlar ve geniş çayırlarla kaplı olan Güney Sudan, vahşi hayvanlara, koruma altındaki milli parklara ve rezervlere sahip. Sayısız kuş çeşidi yanında, antilop, aslan, su aygırı, fil, maymun, zebra ve zürafa gibi Afrika’ya has hayvan toplulukları burada yoğun bir nüfusa sahipler ve göç alanlarıyla birlikte çok zengin bir doğal yaşam oluşturuyorlar. Hayvancılıkla uğraşan köylülerin yetiştirdiği sayısız sığır ve keçi sürülerini de buraya ekleyelim.

Etnik uyum

Güney Sudan’da yerli halk çeşitli etnik toplulukların mensubu. Ülkede 200’ü aşkın etnik grup olduğu söyleniyor ama bunlardan bazıları aynı kabilenin kolları. Aslında, 64 ayrı kabile olduğu belirtiliyor. Kabileler arasında bazen küçük anlaşmazlıklar çıksa da, yüzyıllardır bir arada yaşayabilecek bir uyum yakalamışlar.

En kalabalık topluluk olan “Dinka”lar nüfusun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyorlar. İkinci sırada ise, nüfusun yüzde 20’sini oluşturan “Nuer”ler var. Diğer önemli kabileler arasında, “Şilluk”ları, “Murle”leri, “Bari”leri, “Aşoli”leri ve “Moro”ları sayabiliriz. Ülkede hristiyanlar çoğunlukta. Bir kısmı Katolik, bir kısmı da Anglikan olmak üzere, nüfusun yüzde 60’dan fazlası hristiyan. Hayvanlara, bitkilere ya da başka cisimlere tapan “animist”lerin oranı da yüzde 32 dolaylarında. Müslüman halkın oranı ise, yüzde 6,2.

Halkın genellikle kırsal kesimde yaşadığı Güney Sudan’ın resmî dili İngilizce ama çok sayıda yerel dil de var. Örneğin, pek çok dialekti olan Nuer-Dinka dilini 1,5 milyonu aşkın kişi konuşuyor.

Zor yıllar

İç savaşlarla geçen yaklaşık 40 yıldan sonra kazanılan bağımsızlık elbette ki sorunların hemen giderilmesini sağlamıyor. Yeni bir devlet kurmak kolay değil. Aşılması gereken pek çok eşik var ve Güney Sudan’ı umutlu ama zor yıllar bekliyor.

Her şeyden önce, iç savaş, çok ciddi bir altyapı sorunu, göç ve yıkım getirmiş. Bugün, Güney Sudan yoksul bir ülke ve en başta gıda malzemesine ihtiyacı var. Ülkede sağlık sistemi yeterli değil. Temiz suya erişim hala ciddi bir sorun, içme suyunun ana kaynağı artezyen kuyuları ve açık kuyular. Yeni devletin önündeki en büyük görevlerden biri su kaynaklarının yönetimi olacak.

Yetenekli ve bilgili devlet kadrolarına ihtiyaç var. Aslında, geçmiş yıllarda başka ülkelere gidip çok iyi eğitim almış, bilgili ve deneyimli Güney Sudan’lıların bağımsızlık sonrasında başlayan yurda dönüş süreci devam ettikçe bu ihtiyaç giderilebilecek. Ama, iklim değişikliği, nüfus artışı, ormanlar, ekilebilir topraklar, artan sanayi yatırımları ve çevre konuları gibi halledilmesi gereken diğer sorunlar da çözüm bekliyor.

Yaban hayatının, geniş göç alanlarının ve yollarının koruma altına alınması ise bir başka öncelik. Şu sıralar, ülkede inşaat çalışmaları hızla sürüyor, özellikle başkent Juba referandum sürecinden bu yana adeta bir şantiye görünümünde. Şimdilik, şehirde turistleri çekecek fazla koz olmasa da gelecek umut dolu ve her şey hızla yenileniyor.

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1