New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

UMUTLARIN YEŞERDİĞİ YER
YUKARI NİL BÖLGESİ

 

Ülkenin kuzey doğusunda yer alan ve kuzeyinde Sudan, doğusunda da Etyopya ile sınırı olan Yukarı Nil bölgesi, “Yukarı Nil”, “Jonglei” ve “Unity”, yani “Birlik” eyaletlerinden oluşuyor.

 

 

Üç eyaleti kapsayan Yukarı Nil Bölgesi, Güney Sudan’ın kuzey- doğusunda, şimdilik tarım ağırlıklı bir yaşamın hüküm sürdüğü, yoksul görünümlü bir bölge. Ama burası hem Afrika’nın en sulak ve verimli alanlarından biri, hem de yer altında önemli petrol rezervlerinin yattığı biliniyor. Bu nedenle, yakın bir gelecekte refah seviyesinin hızlı bir yükseliş göstermesi hiç de şaşırtıcı olmayacak. Güney Sudanlılar, bunu bildikleri için, sabırla umutların yeşermesini bekliyorlar.

Jonglei Eyaleti

Jonglei, Güney Sudan’daki 10 eyalet içinde, en geniş olanı. Jonglei eyaletinin en büyük şehri ve merkezi olan Bor ise yaklaşık 25,000 nüfuslu ve Beyaz Nil nehri kıyılarında konuşlanmış. Aslında, Bor çok eski bir yerleşim yeri sayılmaz. Buradaki şehirleşme 1905 yılında hristiyan misyonerlerinin gelmesi ile başlamış. O yıllarda İngiliz misyonerlerinin açtığı ilkokul, daha sonra ilk Afrikalı Anglikan Piskoposu olacak olan Daniel Deng Atong’u yetiştirmiş.

Bugün, bir devlet okulu olan “John Garang Üniversitesi” ne ev sahipliği yapan Bor’da bir de havaalanı var. Karayolları dışında, Beyaz Nil üzerinde nehir taşımacılığı da yapılıyor.

Bor’un hemen güneyinde ise, dünyanın en büyük sulak alanlarından olan Sudd yer alıyor. Sudd, Afrika’nın da en büyük sulak alanı. Bor ile No Gölü arasında 30,000 km2’lik bir alanı kaplıyor ve yağmur mevsiminde daha da genişliyor. Ancak sıcaklığın yol açtığı buharlaşma nedeniyle ve bazen de taşkınlarla sularının çoğunu kaybediyor. Çok özel bir eko-sisteme sahip olan ve büyük kısmında vahşi hayatın hüküm sürdüğü Sudd bölgesinde balık avcılığı, havyan yetiştiriciliği ve tarım yapılıyor. Bölge halkının ve hayvan sürülerinin yaşamı, bu bölgede “Bahr el Cebel” diye adlandırılan Beyaz Nil’in su rejimine bağlı. Nehrin su rejimindeki değişiklik, toprağın kullanım biçimini, su bitkilerinin dağılımını ve otlakların yerlerini değiştiriyor. Bazen, hayvan otlatmak için daha yükseklere çıkmak gerekiyor. Bölgede doğal düzeni değiştirip, yaşamı kolaylaştıracak olan Jonglei kanalı’nın yapımı 1978 yılında başlamış ama iç savaşla birlikte durmuş. Şimdi üzerinde yeniden çalışılıyor. Bugün, öngörülen 360 km’den 240’ı tamamlanmış durumda. Beyaz Nil’in akış yönünü değiştirecek kanal iyileştirme amaçlı; buharlaşmayı önlemeyi ve suyun kalitesini artırmayı hedefliyor. Ama sulak alanları ve bataklıkları daraltarak iklim değişikliğine ve yeraltı kaynaklarının zayıflamasına yol açma riski de var.

Nil’in iki büyük kolundan biri olan Beyaz Nil, Nimule’nin kuzeyinden Güney Sudan’a giriyor ve Arapça dağ nehri anlamına gelen Bahr el Cebel adını alıyor. Nimule ile No Gölü arasında güneyden kuzeye akan nehir, No Gölü’nde Bahr el Gazal’le birleşiyor ve birlikte Beyaz Nil’i oluşturuyorlar.

Sudd bataklığının kuzeyindeki No gölü, Bahr el Cebel ile Bahr el Gazel nehirlerinin kesiştiği nokta. Kıyılarında Güney Sudan’ın en büyük kabilelerinden Nuerler yaşıyor. Nuerler topluluğunda hiyerarşi yok. Zaten şefleri de yok. Sosyal uyum içinde anlaşmazlıklar barışçı şekilde hallediliyor. Kurak dönemde, hayvan sürüleri ile köylerini terkediyor, su kaynakları yakınlarında kamp kuruyorlar. Aletlerini taş ve ağaçtan yapıyor, et ve süt ürünleri ile besleniyor, darı yetiştiriyor, yağmur zamanı da balık avlıyorlar. Kıtlık zamanında bile yiyeceklerini paylaşıyorlar.

Yukarı Nil Eyaleti

Bölgeye adını veren Yukarı Nil Eyaleti’nin merkezi Malakal, 140,000 dolaylarındaki nüfusu ile ülkenin dördüncü büyük şehri. Güney Sudan’ın kuzeyinde yer alan Malakal, hem Sudan sınırına, hem de Etyopya sınırına yakın bir kent. Bölgede “Bahr el Cebel” olarak anılan “Beyaz Nil” Malakal’ın içinden geçiyor.

Bugün Yukarı Nil Eyaleti’nin siyasî ve ticarî merkezi durumunda olan Malakal, yakın geçmişteki iç savaş sırasında, Hartum’a bağlı birliklerin karargâhının bulunduğu yermiş. 2006 yılında, şehirde şiddetli çatışmalar yaşanmış. 2011 yılında, Güney Sudan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, Hartum’a bağlı Sudan birlikleri şehirden çekilmişler. Şehir, şimdi hızlı bir toparlanma süreci içinde.

Malakal’da, hatta tüm eyalette yaşayan halkın yaklaşık üçte birini “Shilluk” kabilesi mensupları oluşturuyor. Ama Dinka, Nuer ve Maban kabilelerine mensup olanların sayısı da az değil. Ekonomik faaliyetleri daha ziyade tarıma, balık avcılığına, arap zamkı ihracına ve hayvan yetiştiriciliğine dayanıyor.

Yukarı Nil eyaletinin önemli şehirlerinden Kodok ise kuzey doğuda, Beyaz Nil’in batı yakasında, yaklaşık 8,000 nüfuslu küçük bir şehir ve Bahr el Gazal’ı kontrol eden bir noktada yer alıyor. 19.yüzyılın ikinci yarısında Hidiv İsmail PaşaKodok’u işgal edip Arap kaçakçılarla mücadele amaçlı bir garnizon kurmuş ve kasabanın adını Faşoda şeklinde değiştirmiş. Mısırlılar kasabadan ayrıldıktan 15 yıl kadar sonra Fransızlar buraya geldiklerinde terk edilmiş bir şehir bulmuşlar.

Fransa ile İngiltere arasındaki ünlü “Faşoda krizi”nden sonra, şehre hakim olan Britanya yeniden Kodok adını benimsemiş. İtalya ve Belçika da hüküm sürmüş buralarda; Batılılar arasında amansız bir rekabet yaşanmış. İngilizler döneminde bir misyoner grup Kodok’a yerleşmiş, hristiyanlaşma toprak bölüşümü çerçevesinde gerçekleşmiş. Beyaz Nil’in batısı katoliklere, doğusu Etiyopya sınırına kadar ABD kökenli presbiteryen kilisesine verilmiş. Zamanla katoliklik yaygınlaşmaya başlamış; 1933’te kurulan katolik misyon, 1974’te Malakal Başpiskoposluğuna bağlanmış. Son dönemdeki iç savaş sırasında da katliamlar ve büyük bir açlık dönemi yaşanmış Kodok’ta.

Güney Sudan’ın iki uluslararası havaalanından birisi Malakal’da bulunuyor. Burası ayrıca karayolu bakımından da önemli, çünkü Etyopya’ya buradan ulaşmak mümkün. Bu amaçla Etyopya sınırındaki Kurmuk kasabası ile Malakal’ı bağlayan karayolunun asfalt çalışmaları bugünlerde tamamlanıyor. Artık, iki ülke arasındaki ulaşım ve ticaret daha kolay olacak.

“Birlik Eyaleti”

Yukarı Nil havzasındaki bir diğer eyalet de “Unity”, yani “Birlik” adını taşıyor. Etnik bakımdan, burada yaşayanların çoğunluğu Nuer kabilesine mensup, Dinka’lar ise ikinci sırada. Eyaletin merkezi, petrol zengini bir kent olan Bentiu. Yaklaşık 10,000 nüfuslu bu küçük şehir, Bahr el Gazal nehrinin güney kıyısında ve Sudan sınırına da 60 km uzaklıkta bulunuyor. Nehrin kuzey kıyısında ise Rubkona isimli bir başka yerleşim yeri var. Bölgede, en taze ürünlerin bulunabildiği geniş Pazar yeri ile ün yapan Rubkona, bir köprü ile Bentiu’ya bağlı.

Şehirde ve bölgede yabancı şirketler tarafından işletilen çok sayıda petrol kuyusu var. Şehir, iç savaş sırasında büyük ölçüde zarar görmüş olsa da şimdi altyapısı yenileniyor, kısa zamanda, burada bir de üniversite kurulacak. Bentiu savaş boyunca Hartum hükümetinin otoritesi altında kalmış. Ama, sınırda bir kavşak noktası olan şehrin sakinleri için durum artık istikrarlı. Yıllarca şiddeti ve güvensizliği yaşayan insanlar, sonu gelmeyen katliamlardan ve yağmalardan kaçmak için buraya sığınmışlar. Açlık çeken çocuklar için yardım merkezi ve iki hastanesi ile Bentiu, bölgede sağlık hizmetlerinin verildiği nadir noktalardan biri.

 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1