New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

ÖNSÖZ
 
Merhaba,
DİPLOATLAS’ın bu sayısının konusu, bir Avrupa Birliği ülkesi olan Macaristan.
 
Aslında, tarihî olaylara bir göz atıldığında, Macaristan ile Türkiye’nin geçmişte benzer olaylar yaşadıkları, zaman zaman yollarının kesiştiği, bazen birlikte yaşayıp, bazen de birbirleriyle savaştıkları, ama hiçbir zaman birbirlerine duydukları saygının eksilmediği görülüyor. Örneğin, Macarlar da, tıpkı Türkler gibi Orta-Asya’dan göç ederek Macaristan’a gelmişler ve konuştukları dil, Türkçe’nin de dahil olduğu “Ural-Altay” dil ailesinin bir kolu olan “Fin- Uygur” grubuna ait. 16. ve 17. yüzyıllarda, büyük bir bölümü Osmanlı İmparatorluğuna katılan Macaristan’da, 170 yılı aşkın bir süre beraber yaşamışız. O dönemden kalan Osmanlı izlerinin bugün bile nasıl özenle korunduğunu iç sayfalarımızda okuyacaksınız. Osmanlıların ülkeden ayrılmasından sonra yıllarca özgürlük mücadelesi veren Macarlar, 19. yüzyılda Avusturya ile birleşerek “Avusturya- Macaristan İmparatorluğu”nu kurmuşlar. Ne gariptir ki, hem bu İmparatorluğun, hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü de aynı döneme, yani I.Dünya Savaşının sonuna rastlıyor.

Macaristan, bir kültür hazinesi gibi. Özellikle, bir açık hava müzesini andıran başkent Budapeşte, kültürel birikimi, muhteşem panoraması ve canlı yaşam tarzıyla çok özel bir şehir. Zaten, şehrin hem tamamı, hem de üç ayrı semti UNESCO Dünya Mirası listesinde. Ülkenin diğer şehirleri ve turizm alanları da gerçekten görmeye ve yaşamaya değer.

Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Janos Hovari, kendisiyle yaptığımız mülâkatta, ülkesinin Türkiye ile olan tarihî bağlarını anlattı ve bu iyi ilişkileri daha da pekiştirmek için çaba gösterdiğini vurguladı. Gerçekten de, iki ülke arasındaki kültürel ve ticarî alışverişin her gün biraz daha yoğunlaştığı fark ediliyor.

Yatırımcılar için, Macaristan’ın çok cazip bir ülke olduğunu söylemek gerekir. Çünkü, yatırımcılar hem AB fonlarından, hem de Macar Devletinin sağladığı fon ve diğer kolaylıklardan yararlanabiliyorlar. Üstelik, ülkede kaliteli bir iş gücü potansiyeli ve çok güçlü bir servis sektörü var. Daha da fazlası, burası yaşamak için keyifli bir yer. Göllerinde yelken, nehirlerinde balık avı, şehirlerinde kaplıca keyfi yapabilir; lokantalarda bol paprikalı nefis gulaş eşliğinde, Tokay şarabının tadına bakabilirsiniz.
Kaya Dorsan

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1