New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

Büyükelçi Dr. Janos Hovari:
TARİHİ İLİŞKİLERİ
CANLANDIRMAK

 

Ankara’da görevli yabancı büyükelçilerin çoğu ülkelerinin Türkiye ile olan tarihî ilişkilerinden bahsetmeyi severler. Ancak pek azının Macaristan Büyükelçisi Dr. Janos Hovari kadar ele alabileceği konu ve bu alanda yetkinliği vardır. Bir Osmanlı tarihçisi olan Dr. Hovari Türkiye’yi ilk defa 1976 yılında ziyaret etmiş. Yıllar sonra, akademik pozisyonunu bırakıp diplomatik kariyerine başladığında, önce İsrail’e, sonra Kuveyt’e büyükelçi olarak atanmış, daha sonra da Budapeşte’de Dış İşleri Bakanlığı’nda müsteşar yardımcısı olarak görev almış. Ankara’ya ise 2012 yılında büyükelçi olarak atanmış. Bizi Atatürk Bulvarı’ndaki zarif rezidansında gezdirdikçe duvardaki her resmin, raflardaki her kitabın, hatta köşedeki piyanonun bir hikayesi olduğunu gördük ve Dr. Hovari’nin bu hikayeleri sanki kendi başından geçmişçesine anlatabileceğine tanık olduk. Sohbetimizde Kanuni Sultan Süleyman’ın Zigetvar’daki heykelinden Buda Kalesi’ndeki “kahraman düşman” Abdi Paşa’ya, Galiçya Seferi’nden Çanakkale Savaşı’nda görev alan Macar subaylara kadar pek çok konuya değindik. Dr. Hovari “Atatürk’ü, biz her zaman bir ulusal kahraman olarak gördük” diyor.

Konuşmamıza sahne olan konut 1931 yılında Macaristan Büyükelçiliği olarak inşa edilmiş. O zamanlar Ankara’da aralarında önemli akademisyenlerin, metalürji mühendislerinin, demiryolu uzmanlarının ve hatta profesyonel bahçıvanların da olduğu canlı bir Macar topluluğu bulunmaktaymış. Yakın ilişkiler İkinci Dünya Savaşı sonrasında demir perdenin araya girmesiyle aksamış olsa da, Büyükelçi Hovari’nin de belirttiği gibi, iki ülke arasındaki tarihi saygı hep süregelmiş.

Türkçe gerçekleştirdiğimiz mülakatta birçok dil bilen büyükelçiye ilişkilerin bugünkü durumunu sorduk.

 

DİPLOATLAS: Yirmi yıl önce Macaristan’ın yeni dış politikasının mimarlarından biriydiniz. Bu yeni politika ne kadar başarılı oldu?

Dr. JANOS HOVARİ: Tabii ki, Avrupa Birliği’ne katılmak kimliğimiz açısından çok önemliydi, çünkü kendimizi her zaman batının bir parçası olarak gördük. Avrupa Birliği’ne üye olmayı çok istiyorduk ve bunun için tüm yasalarımızı değiştirmemiz gerekiyordu. Biz ve diğer Orta Avrupa ülkeleri, Batı Avrupa ülkelerinden çok şey öğrendik. Ancak, bizim kendimize has sorunlarımız da var ve bu alanda kendi bakış açımızı Brüksel’deki pek çok tartışmaya taşıdığımız oluyor. Öte yandan, NATO da bizim için çok önemliydi, çünkü geçmişte Sovyetler Birliği tarafından işgale uğramıştık. Türkiye bizim NATO üyeliğimize çok çabuk destek verdi.

DİPLOATLAS: Bize Macaristan’ın Türkiye ile ilişkileri konusunda biraz bilgi verir misiniz?

Dr. JANOS HOVARİ: Türkiye ile ilişkilerimizin temelinde önce dil akrabalığı, sonra da tarih yatıyor. Tabii bazı Macarlar Osmanlı İmparatorluğuna karşı, bazıları da onun yanında savaştılar. Ama 18. yüzyıldan bu yana birbirimizle hiç savaşmadık. Geçmişte, Ferenc Rakoszi ve bazı diğer Macar liderler Türkiye’ye sığınmışlardı. Türk ordusunun Gelibolu’da kullandığı en ağır topun da Budapeşte’den hediye edilmiş olduğu söylenir. Avrupa’daki ilk Türkoloji enstitüsü 1871 yılında Budapeşte’de Armin Vambery tarafından açılmıştır. Bu yıl Vambery’nin ölümünün yüzüncü yılı. 1936’da da, Ankara’da Hungaroloji (Macaristan çalışmaları) Enstitüsü açılmıştır. Bu Ankara Üniversitesi’nin ilk yabancı dil bölümü olmuştur.

DİPLOATLAS: 1930’lu yılların yakın ilişkilerini tekrar canlandırmak için neler yapıyorsunuz?

Dr. JANOS HOVARİ: Bugün binlerce Türk öğrenci Macaristan’da İngilizce eğitim alıyor. Budapeşte’de Yunus Emre Enstitüsü’nün bir şubesi var, biz de İstanbul’da bir Macaristan Kültür Enstitüsü açmak üzereyiz. Geçen Şubat ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Macaristan’ı ziyaret etti ve iki başbakan arasında harika görüşmeler oldu. İş ilişkilerinden kitap çevirileri gibi kültürel faaliyetlere kadar her alanda bağlantıları güçlendirmeye karar verdiler. Bu ay da, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Budapeşte’ye giderek ilk defa Vişegrad Grubu üyelerinin dışişleri bakanlarıyla görüşecek. Macaristan şu an Vişegrad Grubu’nun dönem başkanlığını yürütüyor.

DİPLOATLAS: Ticaret ve yatırımlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Dr. JANOS HOVARİ: İki ülke arasındaki ticaret hacmi istikrarlı biçimde artarak yılda 2 milyar dolara ulaştı. Macaristan, Türkiye’ye 1,5 milyar dolarlık ihracat yapıyor ve bunun önemli bir bölümünü makine, kompresör, otomobil parçaları gibi mallar oluşturuyor. Biz de Türkiye’den meyve, mermer ve seramik gibi ürünler ithal ediyoruz, ancak Türkiye’nin ihracatı artmalı. Çünkü, potansiyeli mevcut ihracatından çok daha yüksek. Türkiye yenilikçiliğe dönüyor, biz de kendi teknolojimizi dönüştürürken edindiğimiz tecrübeyi Türkiye ile paylaşmak isteriz. Macar firmalarını Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik ediyoruz ama yatırım miktarı şu an oldukça düşük. Türklerin de Avrupa’nın ekonomik kalbine açılan bir kapı olan Macaristan’da yatırım yapmalarını isteriz. Ayrıca, Türkiye’nin bizim Afrika ve Asya’ya açılmamıza yardımcı olabileceğini de düşünüyoruz.

DİPLOATLAS: Macaristan Türk turistlerin tercih ettiği bir ülke mi?

Dr. JANOS HOVARİ: Macaristan’ı ziyaret eden Türk turistlerin sayısı her yıl artıyor. Örneğin, bu yıl, bir önceki yıl aldığımız vize başvurusunun iki katını aldık. Macaristan’a her yıl yaklaşık 50,000 Türk turist geliyor. Buna Batı Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları ve Schengen sistemi sayesinde gelenler dahil değil. Neredeyse aynı sayıda Macar turist de her yıl Türkiye’yi ziyaret ediyor. Tabii ki bu sayıların daha da artmasını dileriz.

DİPLOATLAS: Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Ankara’ya geldiğinizden beri başka nelerle meşgul oldunuz?

Dr. JANOS HOVARİ: Ankara’ya geldiğimde bir liste çıkardım ve on ya da yirmi yıl öncesinin koşullarında hazırlanmış bazı ikili anlaşmaların başarılı biçimde uygulanabilmeleri için yeniden gözden geçirilmeleri veya yenilenmeleri gerektiğini gördüm. Bu üzerinde çalıştığım konulardan biri. Bu arada, Anadolu’nun büyük şehirlerinden bazılarını ziyaret ettim. Örneğin Kayseri’nin Miskolc ile kardeş şehir anlaşması var, bu da iki şehrin üniversitelerinin ve iş dünyasının ilişkilerine olumlu katkı sağlayacaktır. Bugün tarihi nedenlerden ötürü Macaristan’ın Tekirdağ’da ve Kütahya’da fahri konsoloslukları bulunuyor. İzmir, Antalya, Gaziantep, Kayseri ve İzmit’te de fahri konsolosluklarımız var. Yakında Trabzon’da da yeni bir fahri konsolosumuz olacak. Yani çok çalışıyoruz.

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1