New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

TARİHİNİ KORUYAN KENT
DEBRECEN
 

Önemli bir kültür, sanat, bilim ve din merkezi olan Debrecen, hem geleneklerini ve tarihî mirasını çok iyi koruyan, hem de yeniliklere açık bir kent olarak ün yapmış.

 

 

Ma c a r i s t a n ’ ı n ikinci büyük şehri olan Debrecen, “Büyük Macaristan Ovası” olarak bilinen “Kuzey Alföld” bölgesinde yer alıyor. Nüfusu 200,000’in üzerinde olan şehir, ülkenin doğusundaki en büyük eğitim, kültür, bilim ve ekonomi merkezi olmanın yanında, özellikle Protestanlar için büyük dinî önem taşıyan bir kent. Avrupa’da, Protestanların Reform Hareketi başladığında, Macar Reformcuları Debrecen’de yoğunlaşmış. Bu yüzden, şehir “Kalvinistlerin Roma’sı” olarak da tanımlanıyor.

Büyük Reform Kilisesi

Doğal olarak, böyle bir dinî önem taşıyan Debrecen’de görülmesi gereken anıt yapıların başında da “Büyük Reform Kilisesi” geliyor. 1805- 1822 yılları arasında inşa edilen bu görkemli yapı, hem şehrin en önemli sembolü, hem de Macaristan’ın en değerli klasik binalarından biri. 60 metre yüksekliğinde iki gösterişli kulesi olan kilisenin çanlarından biri 5 ton ağırlığında. “Rakoczi çanı” olarak bilinen bu çan 17.yüzyılda üretilmiş. Macarların “Nagytemplom” dedikleri kilisenin iç kısmı tümüyle beyaza boyalı ve bu müthiş bir aydınlık hava yaratıyor. Dışı ise sarı renkte. Zaten sarı renk, şehirdeki birçok binanın cephesinde de görülüyor. 1849 yılında, Lajos Kossuth Macar Bağımsızlık Bildirgesini bu tarihî kilise’de ilan etmiş; konuşmasını yaparken oturduğu koltuk halâ burada. 1944’de ise, Macar Geçici Millet Meclisi burada toplanmış.

Kossuth’un izleri

Macaristan’ın Avusturya’dan bağımsızlık mücadelesine önderlik eden ünlü siyaset adamı, avukat ve gazeteci Lajos KossuthDebrecen’de derin izler bırakmış. Macaristan’ın Rus orduları tarafından işgal edilmesinin ardından ülkesinden ayrılarak yaşamını sürgünde tamamlayan Kossuth’un iki yıl Kütahya’da yaşamış olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Bugün, Debrecen’in, Büyük Kilise’yi de barındıran ana meydanı Kossuth’un adını taşıyor. Şehrin diğer bir meydanı olan “Hal Köz” ise, gündüzleri sakin, geceleri hareketli.

Bu önemli kültür ve eğitim kentinin büyük bir üniversitesi var. Debrecen, yaklaşık 60,000 öğrencisiyle ülkenin en kalabalık öğrenci topluluğuna sahip şehirlerinden biri. Üniversite’nin ana binası da Macaristan’ın en güzel yapılarından sayılıyor. Üniversite 1912’de kurulmuş, ama aslında 1538’de Reform Koleji adıyla kurulan okulun resmi mirasçısı. Klasik stilin güzel bir örneği olan kolej, bugün kendi tarihine adanmış bir müzeye, ayrıca dinî objeler koleksiyonuna ve 500,000 eserlik bir kütüphaneye sahip.

Yaya bölgesi olan Batthyany Caddesi’nde yer alan Szent Anna katolik kilisesi, “Nagyerdö” olarak bilinen Şehir Parkı, “Aquaticum Kaplıcası” ve “Deri Müzesi” de şehrin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden. Deri Müzesi, resimden arkeolojiye, etnoğrafik objelerden doğayı yansıtan bölümlere dek geniş bir yelpaze sunuyor ve Mihaly Munkacsy’nin yağlı boya tablo sanat koleksiyonu ile antik Mısır döneminden eserler içeriyor.

Hortobagy Millî Parkı

Macaristan’ın ilk Millî Parkı olan Hortobagy, Debrecen’e sadece yarım saatlik uzaklıkta. Bu nedenle, Debrecen’e gidip de Hortobagy’yi görmeden dönmek olmaz. Avrupa’nın bu en geniş çayırlık alanı, kendine özgü bitki ve hayvan topluluklarına sahip. Ayrıca, buradan kuş göçleri de geçiyor ve meraklılar tarafından izleniyor.

“Çoban Müzesi”, “Vahşi Hayvan Parkı” ya da “Kuş Kliniği” gibi çeşitli tesislerin de bulunduğu Millî Park’ta yetişen “Gri sığır”, helezonî boynuzları olan “Racka koyunu” ve “Mangalica domuzu” gibi yöreye has hayvanların etlerinden yapılan yemekler ise birer gastronomi harikası.

“Debreçin”

Macaristan’ın ilk buharlı tramvayı, 1884 yılında Debrecen’de hizmete girmiş. Ülkenin ilk stadı da burada yapılmış. Bugün de, ülkenin ikinci büyük havaalanı Debrecen’de.

Osmanlılar, Debrecen’e “Debreçin” diyorlarmış. Ama bu isim sonradan unutulmuş. Bugün artık, Debrecen her yerde “Debrecen”.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1