New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine
New Page 1

 

NEHİRLER ŞEHRİ
GYÖR
 

Tuna nehrinin kollarından “Mosoni Duna” ile “Raba” ve “Rabca” nehirlerinin buluştuğu yerde bulunan Györ, “Nehirler Şehri” olarak adlandırılıyor. Ama, Györ aynı zamanda festivallerin ve kültürel buluşmaların da şehri.

 

 

 

Győr, Macaristan’ın kuzey batısında, Budapeşte ile Viyana’nın tam ortasında yer alıyor. Avusturya sınırına 60 km uzaklıkta bulunan şehir, doğasının güzelliği yanında, kültürel ve mimarî zenginlikleriyle de ünlü.

Cumbalı Evler

Györ’ün çok iyi korunmuş olan eski şehir merkezi oldukça renkli bir yer. Büyük bir kısmı yaya bölgesi yapılmış. Avrupa Tarihi Anıtları Koruma Ödülü alan, sarı rengin baskın olduğu bu çok güzel barok merkezde dolaşmak gerçekten büyük keyif. Binaların köşe kısımlarında yer alan, genellikle dörtgen ve süslü püslü cumbalar hemen dikkat çekiyor. Daracık sokaklarında zaman yolculuğuna çıkacağınız Kaptalan Tepesi’ndeki eski çekirdek, şehrin en önemli ve tarihi binalarını, göz kamaştıran barok yapılarını barındırıyor: Katedral, Piskoposluk Sarayı, 13.yüzyıldan kalma gotik Doczy Şapeli ve Szent Laszlo’ya adanmış Hedervary Kapolna Şapeli burada. Geçmişi çok eskilere giden Katedral, 18-19.yüzyıllarda barok stilde yeniden yapılmış. Cephesi neo-klasik, ana giriş kapısı ise 1938 tarihli.

Macaristan’ın diğer bazı şehirlerinde olduğu gibi, Györ’de de şehrin ana meydanının adı “Szechenyi Ter”. Bakmaya doyum olmayan bu sempatik meydan Orta Çağdan beri var. Burada çoğu barok tarzda ve ulusal anıt statüsünde çok özel binalar bulunuyor: Janos Xantus Müzesi’nin yer aldığı görkemli Apatur Sarayı, Margit Kovacs’ın eserlerinin sergilendiği Kreszta Malikanesi, çok ilginç bir Ecza Müzesi, beyaz gövdesi ve yeşil kule başlıkları ile hayranlık uyandıran Aziz Ignac Kilisesi ve “Vastuskos Haz” diye adlandırılan “demir kütüklü ev”. Vastuskos Haz, bir köşesinde yer alan, üzerine çiviler çakılmış kütük nedeniyle bu adı taşıyor. Eski adetlere göre şehre gelen her zanaatkâr, buraya uğrayıp kütüğe bir çivi çakarmış. Binada çağdaş Macar sanatından örnekler ve Chagall, Picasso gibi sanatçıların resimleri sergileniyor.

Yanıkkale

Dunakapu Meydanı’nda, şehrin Türkler tarafından alınışını hatırlatan güzel bir çeşme var; şehrin amblemlerinden, hilâl üzerindeki demirden horozuyla çok ilginç. 16. yüzyılda, Osmanlı orduları Avrupa içlerine ilerlerken, Györ kalesinin kumandanı Kristof Lamberg, kaleyi tamamen yaktıktan sonra Türklere bırakmış. Bu yüzden, Osmanlı döneminde Györ’un adı “Yanıkkale” olmuş. Tabii, artık bu isim sadece tarihî belgelerde yer alıyor.

Varoshaza Meydanı’ndaki gösterişli Belediye binası ve Becsi Kapu’daki Karmelit Kilisesi de diğer görülmesi gereken yerler. Dunakapu’dan Becsi Kapu Meydanı’na uzanan sokakta yer alan ünlü katolik koleji Hittudomanyi Foiskola ise çok sayıda dini objenin ve renkli resimli el yazmalarının sergilendiği piskoposluk hazinesini barındırıyor.

Pannonhalma Manastırı

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve üzüm bağlarıyla meşhur Pannonhalma Manastırı, Macaristan’ın en eski dini merkezlerinden ve Györ yakınlarında bulunuyor. Bu bin yıllık Benediktin Manastırı, çevresiyle birlikte her yıl 100,000 kişi tarafından ziyaret ediliyor. İlk keşişler buraya 996’da yerleşmişler ve ilk Macar okulunu kurmuşlar. Liseleri bugün bile ülkenin en meşhur okullarından. Kral Aziz İstvan 1002’de Macaristan’ın ayakta kalması için tarikat mensuplarından her gün dua etmelerini istemiş; keşişler de günümüze dek bu isteği yerine getirmişler. 300,000’i aşkın cilt barındıran kütüphanesi bugün en büyük Benediktin tarikatı koleksiyonu.

Györ, yılın tamamına yayılmış çeşitli uluslararası festivalleri ile ün yapmış bir kültür merkezi. Güleryüzlü halkı ve hareketli geceleri ile de keyifli bir yaşam adına her şeyi bulabileceğiniz bir şehir.

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1