New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

 

Yeryüzündeki en eski şehirlerinden biri olan Kudüs, milyonlarca Müslüman, Yahudi ve Hristiyan için bir simge, ziyaret edilmesi gereken bir yer, ve kutsal bir mekân. Kentte, peygamberlerin, hükümdarların, ünlü komutanların, politikacıların ve hatta şairlerin yüzyıllardır bıraktığı izleri, bugün de olanca canlılığıyla görmek mümkün.

Kudüs, yaklaşık 700 000 nüfusu,ibadet yerleri, kutsal alanları ve milattan önceki dönemlere (10.000) giden tarihi mekanları ile yahudiler, hristiyanlar ve müslümanlar için çok özel bir önem taşıyor.. Yahudiliğin ruhani merkezi, hristiyanlığın kalbi, islamiyetin ise, Mekke ve Medine’den sonra, üçüncü kutsal şehri. Dünya üzerinde, üç semavi dinin kutsal kabul ettiği tek şehir. Zamanın durduğu bir yer. Uzlaşmayla zıtlığın, sevgiyle kinin, yükselişle düşüşün, yapılanmayla yıkımın, sevinçle acının harmanlandığı bir şehir. Sonu gelmeyen bir gizemin sembolü. Her bir taşı olağanüstü bir hikayeye sahip.

Kudüs, Hz. Davut tarafı ndan başkent ilan edilmesiyle (MÖ 1049) önem kazanmaya başlıyor. Sonra Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans ve İslamiyet dönemleri geliyor. Ardından Haçlılar, Selahaddin Eyyubi, Memlükler ve Osmanlılar.. 400 yıllık Osmanlı döneminde, özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında Kudüs ciddi bir onarımdan geçiyor ve kenti çevreleyen surlar inşa ediliyor. şehir surlarının sekiz kapısı var:
 
Altın Kapı, Zeytin Dağı’na bakıyor ve Yahudilere göre burası Mesih’in Kudüs’e gireceği kapı, ama kapalı, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle taflla örülmüş. Yafa Kapı sı, en çok tanınan ve en fazla kullanılan kapı, Yafa limanı yönünde batı ya açılıyor. Yeni Kapı, kuzeyde, hristiyan mahallesine doğudan girişli sağlıyor. Şam Kapısı, müslüman mahallesinin ana girişli. Herod Kapısı, kuzeyde, cephe üzerindeki çiçek motifleri nedeniyle bu adı almış. Aslanlı Kapı, aslanlarla süslü, Saint-Etienne kapısı olarak da anılıyor, doğuya, Eriha’ya açılıyor. Detritus Kapısı, güneyde, Ağlama Duvarına en yakın kapı. Sion ya da Davud Kapısı, Sion tepesinde, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış, El Halil yönünde, güneyde. Çöp kapısı ise şehir çöplerinin çıkarıldığı kapı.

DÜNYANIN MERKEZİ Mİ?

Uğruna çok kan dökülmüfş çok el değiştirmiş, defalarca yakılıp yıkılmış olan Kudüs, bugün UNESCO dünya mirası listesinde. Surlar içinde kalan bölümü, "Eski şehir" olarak anılıyor. Bu bölge Ermeni, Hristiyan, Yahudi ve Müslüman mahalleleri olmak üzere dört kısma ayrılmış. Kültürlerin kat kat yığıldığı bu bölgenin merkezi aslında küçücük bir alan: 1 kilometrekare bile değil!

Her ne kadar eski şehir dörde bölünmüş olsa da kutsal mekanlar birbirlerinden net çizgilerle ayrılamıyor. Bir din için kutsal olan mekan, diğer dinler için de kutsal olabiliyor; Hz.Süleyman Mabedi üzerine inşa edilen Mescid-i Aksa gibi, Hz. Muhammed’in Miraç gecesinde Burak denilen kanatlı beyaz atını bıraktığı yerin hemen yanıbaşında “Ağlama Duvarı”nın olması gibi... Ya da Ağlama Duvarı önünde yahudiler ritüellerini yaşarken hemen üst tarafında bulunan El Aksa Camii’nde müslümanların namaz kılışı gibi..
 

SÜLEYMAN MABEDİ ve AĞLAMA DUVARI

 

Kudüs’ün Yahudilik için önemi Salomon (Hz Süleyman) Mabedi’nin bu şehirde olması. Bugün, bu tapınaktan geriye sadece bir duvar kalmış. Yahudiler bu duvarın önünde dua ettikleri için, “Ağlama Duvarı” diye adlandırılan bu mekan haremlik-selamlık olarak ikiye ayrılmış; erkekler sol, kadınlar da sağ tarafa geçmek zorundalar. 15 m yüksekliğindeki duvarın aslında mabedin parçası olmayıp, batı cephesinin dayanak duvarı olduğu söyleniyor. Duvarın güneyinde küçük Davud şehri uzanıyor; yeraltı mağaraları, su kanalları, tünelleri, labirentleri ile.

Kudüs, yahudiler için bir hac şehri. Tarihi kaynaklara göre ‹srailoğulları Mısır'dan çıktıktan sonra yapıldığı varsayılan ve içinde Hz.Musa'dan kalan taş levhalarla Hz.Harun'un eşyalarının bulunduğu “Ahit Sandığı”nın Hz. Süleyman Mabedinde olması gerekiyor. Bu sandığı bulacak kişinin mehdi/kurtarıcı olacağına inanılıyor. İsrail Devleti, 1968 yılından bu yana Mescid-i Aksa’nın çevresinde ve altında arkeolojik araştırmalar adına kazılar yapıyor.

 
 

SAINT SEPULCRE BAZİLİKASI ve ÇİLE YOLU

 
 

Kudüs, hristiyanlara göre de, Tanrının kendi oğlunu insanlık için kurban ettiği, kanıyla yıkadığı topraklar ve Hristiyanlık tarihinin başladığı yer. Sion tepesinde (eski şehrin en yüksek noktası) yer alan “bütün kiliselerin anası” Saint Sepulcre Bazilikası, Hz İsa’nın çarmıha gerildiği, naaşının yıkandığı ve göğe yükseldiği noktada inşa edilmiş. Yıkandığı taş sürekli ıslakmış. Hristiyan mezhepleri bu kiliseye sahip olabilmek için sonu gelmez bir çekişme içindeyken, Osmanlılar sorunu son derece barışçı bir yolla halletmişler: Kilisenin anahtarı bir müslümana emanet edilmiş. Bugün ise, Bazilikanın içindeki değişik alanlar, değişik hristiyan mezheplerinin kontrolunda bulunuyor. Örneğin Hz. İsa’nın mezarı Yunan Ortodokslarının denetiminde.

Kudüs’ün Hristiyan mahallesinde 40 kadar dini yapı var. En çarpıcı yeri “Via Dolorosa” yani “Çile Yolu”: Hz.İsa’nın çarmıha gerilmek üzere ve sonradan üzerine çivileneceği çarmıhı sırtında taşıyarak katettiği yol. 14 duraklı bu yolda yürümek hristiyanlar için çok özel bir anlam taşıyor; hacı olunuyor. 14 durak noktası, Hz. İsa’nın haçı taşırken durakladığı ve zaman zaman da yere düştüğü noktalar anlamına geliyor. Bu noktalara kiliseler inşa edilmiş.

Eski şehrin doğusunda Zeytin Dağı var. Burası, son derece kutsal bir mekan. Rivayete göre Tufan’dan sonra Nuh Peygamber’in güvercini bu tepeden zeytin dalı koparıp getirmiş. Hristiyanlar için, Hz. İsa’nın son yemeğini yediği yer bu dağın eteklerinde. Tepede 2-3 bin yıllık zeytin ağaçları olduğu, Hz İsa’nın zaman zaman burada dinlendiği söyleniyor. Yahudi mezarlığı da burada. Altın kapının tam karşısına düşen bu mezarlıkta yatanların, Mesih geldiğinde, “ilk canlanacak kişiler” olacağına inanılıyor. Bu nedenle burada bir Mezar yeri alabilmek için yüzbinlerce doları gözden çıkarmak gerekiyor. Zeytin Dağı'nın hemen yamacında da altın kaplama kubbeleri ile dikkat çeken Rus kilisesi Maria Magdalena var.

 
 

MESCİD-İ AKSA...

 
Mescid-i Aksa ve Kubbet üs-Sahra da Müslümanlar için kutsal merkezler. Mescid- i Aksa, Müslümanlarin ilk kıblesi ve üç önemli mescidden biri. Hemen yanı nda 600’lerin sonunda Hz. Ömer tarafından yaptırılan, kubbesi 14 ayar altından yapılmış Kubbet üs- Sahra var. Hz. Muhammed’in miraç esnasında üstünde durduğu taş olan “Muallak Taşı” da burada, Kubbet üs-Sahra’nın içinde. inanışa göre o gece peygamber göğe yükselirken, üzerinde durduğu kaya parçası da onunla yükselmeye başlamış. Taş, bir süre havada asılı kaldıktan sonra yere düşmüş, o yüzden adı “Muallak Taşı”. Bu kaya parçası aynı zamanda Hz İbrahim’in en sevdiği oğlunu Tanrıya kurban etmek istediği taş. Caminin çinileri Osmanlı çinileri, halıları da Anadolu’dan gelme. iç kısımdaki ahşap süslemeleri ve rengarenk mozaikleri ile bir sanat harikası. Biraz ötedeki “El Aksa Camii” ise beş bin kişi alabiliyor. 1951’de Ürdün Kralı Abdullah burada öldürülmüş, 1969’da da cami kundaklanmış.

Eski şehrin çarşısı, daracık sokakları ile baş döndürücü güzellikte. Kolyelerden, geleneksel kıyafetlere, işlemeli yastıklardan, son derece canlı renklerle dokunmuş halılara, mumlara, cam eşyalara kadar çok geniş bir yelpaze oluşturuyor hediyelik eşyalar. Gündüzü ayrı güzel, ışıl ışıl geceleri ayrı bir güzel. Cafeler, restoranlar cıvıl cıvıl. Çok değişik inançlar, etnik gruplar ve geleneklerin etkisiyle doğan sınır tanımayan bir sanat birikiminin sonuçlarını sanat galerileri ve atölyelerde görmek mümkün. Müze meraklıları için bulunmaz bir kaynak Kudüs: İsrail müzesi, Tabiat müzesi, Bilim müzesi, Rockefeller müzesi, İslam Sanatları müzesi, şehir Tarihi müzesi, Ermeni müzesi, Yahudi Sanatları müzesi, Soykırım müzesi..

Bu şehri tanımaya çalışırken insan bazen o dayanılmaz büyüye ve çekiciliğe öyle kendini kaptırıyormuş ki “Kudüs sendromu” denen bir problem çıkıyormuş ortaya: Kısaca kendini peygamber ya da kutsal biri sanma vakası! Psikiyatrist Heinz Herman tarafından tanımlanmış bir hastalık. Dini halüsinasyonlar, takıntılar ve aşırı dindarlığa yönelmeyle seyrediyor, şehir terkedildiğinde her şey normale dönüyormuş.

... ve KUBBET ÜS-SAHRA

 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1