New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

BÜYÜKELÇİ ERNESTO GOMEZ ABASCAL:
“İLİŞKİLERİMİZDE
EN GÜZEL ZAMAN YAŞANIYOR”

 
 
DİPLOMAT ATLAS: Türkiye ile Küba arasındaki ilişkileri, geçmişten bugüne, tarihsel süreç içinde özetleyebilir misiniz?
 
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: Aslında son 10 yıldır ilişkilerimiz oldukça gelişerek devam ediyor. Ama eski yıllarda, özellikle de soğuk savaş dönemlerinde birbirimize uzak durduğumuz zamanlar da yaşandı. Türkiye ile Küba arasında diplomatik ilişkilerin kurulması. 1952 yılında olmuştur. Bundan önceki yıllarda ise Türkiye ile Küba’nı n tarihinde ortak yaşanan konular çok az. Yani iki ülke arasında tarihi kesişmeler pek yok. Ben de o yüzden biraz Türkiye-Küba ilişkilerini ve tarihini incelemek istedim. Araştırırken de, 18.yüzyılın sonları nda, Küba’da, Osmanlı İmparatorluğ unun bir fahri konsolosluğunun olduğunu öğrendim. Zaten, Küba’da öteden beri bir Osmanlı cemaati var, ama bunlar genellikle Türk asıllı değil de, diğer yerlerden gelen Osmanlı cemaati. Ve 1898 yılında da, Sultan II.Abdülhamid, bir paşasını Havana’ya göndererek o dönemde Küba’nın vermekte olduğu bağımsızlık savaşını detaylarıyla öğrenmek istiyor. Osmanlı İmparatorluğunun ordusundan gelen bu paşanın, bizzat göndermiş olduğu bilgilerden, yaralandığını da öğreniyoruz. Önümüzdeki aylarda, bu tarihi olayı anlatan bir roman Türkçe olarak basılacak.
 
Tabii ki, iki ülke coğrafi açıdan birbirlerine çok uzak oldukları için, 20. yüzyılın başlarında ilişkiler çok sıkı değildi. 1952 yılında, Türkiye ile Küba arasındaki diplomatik ilişkiler tesis edildi ama, bu da bir formalite, bir protokol gereği olarak yapılmıştı. 1950’li yıllarda iki ülke arasındaki ilişkilerin çok fazla geliştiğine dair bir işaret yok. 1959 yılında, Küba devriminin zafer kazanması yanında, soğuk savaş dönemlerinden geçtik. İki ülke farklı cephelerde yer alıyordu, bu nedenle, o dönemde de bir yakınlaşma olmadı. Ama, buna karşın, 1990’lı yıllar itibariyle ciddi bir yakınlaşma görülmeye başlandı ve bu yakınlaşmanın sonucunda da artık daha somut olaylara yönelme sürecine girildi.
 
DİPLOMAT ATLAS: Sizin burada görevli bulunduğunuz dönemde, Türkiye ile Küba arasında ne gibi gelişmeler oldu?
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: Ben 3,5 senedir Türkiye’deyim ve bu 3,5 sene içerisinde Türkiye ile Küba arasındaki ticaret hacminde bir artış sağladık. Ticaret hacmimizi, geçen yıl rekor bir sayıyla tamamladık. Kültürel etkinliklerimiz ve mübadelelerimiz de çok arttı. Bugün Küba’ya giden Türk turist sayısında ciddi bir artış var. Büyük bir ihtimalle, Küba’ya giden Türk turist sayısının da bu sene rekor bir seviyede olacağını düşünüyoruz. Biliyorsunuz, Küba’ya gidebilmek için, uzun bir yolculuk yapmak gerekiyor. Uçak biletleri de epeyce pahalı. Buna rağmen, Küba’ya giden Türklerin sayısı her geçen gün artıyor. fiu anda Küba, Latin Amerika ülkeleri arasında, Türk turistlerin en çok tercih ettiği ülke durumunda. Öte yandan, spor alanında da bazı işbirliği konularımız oldu, bazı somut adımlar atıldı. Yine bu son bir yıl içerisinde, ilk kez bir Türk inşaat firması Küba’da aktif bir şekilde çalışmaya başladı. Siyasi açıdan da, iki ülke arasında gerçekten iyi diplomatik ilişkiler var. İki ülke arasında, hiçbir anlaşmazlık veya çözülmemiş sorun bulunmuyor. Ülkelerimiz, birbirinden çok farklı ekonomik ve siyasi sistemleri benimsemiş olsalar da, belki de ortak yaşama ve işbirliğine örnek gösterilebilecek iki ülke gibi görünüyorlar. Uluslararası örgütlerde ve mekanizmalarda, örneğ in Birleşmiş Milletlerde gayet güzel bir işbirliği sergiliyoruz. Küba, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyine üyeliğini destekliyor. Zaten Küba, Türkiye’nin bu üyeliğini desteklediğ ini ilan eden ilk ülkelerden birisi olmuştu. Yine aynı şekilde, İzmir’de yapılması istenen Expo 2015 adaylığını da desteklemiştik. Ayrıca, uluslararası sorunların barı şçıl yoldan çözümlenmesi, terörle mücadele gibi konularda, Türkiye ile ortak düşüncelere sahibiz.
 
Küba sonuçta küçük bir ülke ve fazla büyük bir ekonomiye sahip değil. Buna rağmen, büyük bir ihtimalle Latin Amerika ülkeleri arasında Türkiye ile en etkin biçimde çalışan ülke konumunda. Heyetler sık sık karşılıklı olarak ziyaretlerde bulunuyorlar. Bakanlar, Hükûmet yetkilileri gelip görüşmelerde bulunuyorlar. Bu sene de zaten Hükûmetlerarası 8. Karma Ekonomik Komisyon toplantısını gerçekleştirdik. Bu vesileyle de Küba’nın “Dış Yatı rımlar ve Ekonomik İşbirliği” bakanı Ankara’ya geldi ve bu çerçevede 15’e yakın işbirliği anlaşması imzalandı. Böylece, ilişkilerimizin gelişmesi yasal bir düzene oturtulmuş oldu. Zaten, Parlamentolarımız arasında, partilerimiz arasında da gayet güzel ilişkiler var. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki, gerçekten Türkiye ile Küba arasındaki ilişkiler gayet olumlu bir yönde ilerlemektedir. Belki de yaşanabilecek en güzel zaman yaşanıyor. Türkiye’de, Küba’ya karşı çok büyük bir sempati, çok büyük bir sevgi ve saygı var. Hem resmi düzeylerde, hem de halk düzeyinde.
 
DİPLOMAT ATLAS: İki ülke arasında hangi işbirliği alanları daha önemli?
 
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: Belki ticari alan. Çünkü bu, işbirliği açısından en çok ilerleme kaydetti- ğimiz alanlardan biri. Bir çok Türk ürünü Küba’ya ihraç ediliyor. Önce, Türk ürünlerinin tanınması ve belirlenmesi sürecini yaşadık. Ama şimdi artık ürünler somutlaştı, o yüzden artık ticaret daha akıcı bir şekilde ilerliyor. Yine bazı Küba ürünleri de Türkiye’ye satılıyor. Bunlar genelde, puro ve rom gibi, Küba’nın geleneksel ürünleridir. Ayrıca, bazı ilaçlar ve nikel de var. Bu sene, Küba, İzmir Enternasyonal Fuarına şeref konuğu ülke olarak davet edildi. Bu nedenle, Ağustos ayında İzmir Fuarında çok büyük bir pavyonumuz olacak. fiirketlerimiz ve temsilcileri de orada olacaklar. Gene aynı şekilde, geçen yıl da Havana’da düzenlenen uluslararası ticaret fuarına Türk şirketleri çok büyük bir pavyonla katılmışlardı. 20’ye yakın Türk şirketi kendi ürünlerini bu pavyonda teşhir ettiler.
 
Ayrıca, petrol alanında olumlu beklentiler içersindeyiz. Bir Türk şirketi, petrol sondaj işlemlerinde, petrol arama işlemlerinde yer almak yönündeki isteklerini belirtti. Son yıllarda, Küba, petrol üretimini giderek arttırmaktadır. Özellikle de denizden çıkarılacak petrolden çok olumlu beklentiler içersindeyiz. Türkiye’nin de Karadeniz’den petrol çıkarma konusunda bazı tecrübeleri olduğu için, Küba’da da çalı- şabileceklerini biliyoruz. Siyasi ve diplomatik alanda ilişkilerimiz zaten çok kolay bir şekilde ilerliyor.
 
Ayrıca, kültürel alana da özellikle ilgi gösteriyoruz. Bu alanda bir çok işbirliği anlaşması imzalandı. Spor olsun, kültür olsun, haber olsun bir çok alanda ve üniversiteler arasında işbirliği anlaşmaları imzalandı. Bu sene ilk kez burslu olarak getirdiğimiz 2 öğrencimiz, Türkçe öğrenimlerini tamamlayıp ülkelerine döndüler, şimdi Küba’da Türkçe tercümanlı k yapabilecekler. Küba’dan Türkiye’ye oldukça fazla sanat ve kültür grupları geliyor. Özellikle müzik ve tiyatro grupları. Yayınlar konusunda da çok sıkı çalışıyoruz. Bazı kitaplarımızın Türkçe olarak yayınlanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Küba konusunda Türkçe yayınlanmı ş olan bilgilerin çok yeterli olmadığı nı düşünüyorum. Bu sebeple, son yıllarda Küba ile ilgili bir çok yayın Türkçe olarak yayınlandı. Her ay çıkarttığımız, “Granma” isminde bir gazetemiz var. Türkçe olarak yayınlanıyor.. Bir buçuk yıldır da Küba’nın haber ajanslarından “Prensa Latina” her gün Küba ile ilgili 10-12 haberi Türkçe olarak veriyor. Televizyonlarımız arasında da protokol anlaşmaları var. Bu alanlar üzerinde çok duruyoruz.
 
DİPLOMAT ATLAS: Küba’nın Türkiye’nin deneyimlerinden yararlanabildiğ i alanlar hangileri?
 
 
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: İşbirliğini geliştirmek için bir çok alan bulmaya çalışıyoruz. Özellikle de petroldan bahsetmek istedim, çünkü şu dönemde enerji için petrol çok elzem. Bu alanda ciddi bir işbirliğ i yapılabilir. Gene aynı şekilde inşaat alanında Türkiye’nin teknolojisinden yararlanabiliriz. Türkiye’nin gerçekten konut inşası alanı nda ciddi tecrübesi var ve edinmiş olduğu teknoloji sayesinde, konutları çok hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor.
 
Ayrıca, rüzgar enerjisi gibi alternatif enerji alanlarında bazı araştırmaları mız var . Biz Küba’da rüzgar enerjisi kullanmaya yeni başlıyoruz ama, Türkiye’nin bu konuda deneyimleri oldu. Bu nedenle, Türkiye’den bazı uzmanları rüzgar enerjisi konusunda konferanslar vermeleri için Küba’ya davet ettik. Türkiye’nin tecrübelerinden yararlanabileceğimiz diğer bir alan da, turizm alanıdır. Türkiye gerçekten bu sektörde çok ilerlemiş durumda. Turizm Küba ekonomisinin lokomotifi haline geldi. Bu nedenle Türk yatırımcılarının Küba’ya gelmesini istiyoruz. Turizm alanında Türk yatırımlarına açığız. Bu otel inşaatları da olabilir. Marina ya da golf sahası inşaatları gibi turizmi etkileyen diğer alanlarda da dahil olabilir. Biz Türk şirketlerinin bu sektöre dahil olmalarını çok istiyoruz.
 
DİPLOMAT ATLAS: Peki, Türkiye’nin Küba’nın tecrübelerinden yararlanacağı alanlar nelerdir?
 
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: Tıbbi ürünler konusu olabilir. O alanda bazı tecrübelerimiz var. Küba’nı n gerçekten bio-ecza endüstrisinde ciddi bir ilerleme kaydettiğini söyleyebilirim. Özellikle bioteknoloji alanında. Dünyada bir tek Küba’nı n ürettiği bazı ürünlerimiz var. Aşı üretiminde ve önleyici tıp alanı nda çok kuvvetliyiz. Bu alanda sanırım güzel işler yapılabilir. Hatta, belki bazı ürünlerimizin burada ortak üretimine de geçilebilir.
 
DİPLOMAT ATLAS: Sizin eklemek istediğiniz bir husus var mı?
 
ERNESTO GOMEZ ABASCAL: Derginizin gerçekten çok önemli bir alanın ihtiyacını karşıladığını söylemek isterim. Yani, derginin tek bir ülkeye odaklanarak, belki de o ülke hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan halkı bilgilendirmesi gerçekten çok önemli. Ayrıca yayının kalitesi de oldukça kuvvetli. Gayet güzel fotoğraşar var. Türk toplumu için gerçekten çok önemli bir alanın ihtiyaçları nı karşılaması yanında, Türkiye’de yaşayan yabancıların ve diplomatların da ihtiyaçlarını gidermekte olduğunu düşünüyorum.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1