New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

FOLKLOR’DAN DOĞAN KÜLTÜR

 
Ukraynalılar sanatı, estetiği ve kültürel etkinlikleri günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi ve her alana yansıtmayı başarabilmişler. Folklor ise, sanatın ve kültürün her dalında derin izler bırakmış.
 
Yabancılar, yıllar boyunca Ukrayna’yı Rusya’nın bir parçası gibi gördüler, ve Ukrayna kültürünü de Rus kültürünün bir parçası sandılar. Oysa, Rusya ve Belarus gibi komşularıyla ortak kültürel değerleri olsa da, Ukrayna, kendine has zengin bir kültür mirası na sahip.
 
Ulusal dilde edebiyat
 
Ukraynaca, bir doğu slav dili ve 9. yüzyılda Kiev’de konuşulan eski dile en yakın olanı. 10. yüzyılda Hristiyanlığı n benimsenmesinden sonra bazı değişmelere uğradıysa da, Polonya’nın ve Rusya’nın tarihteki baskılarına rağmen varlığını koruyabilmiş ve 1990’da resmi dil ilân edilmiş. Ülkede hemen hemen herkes Rusça’yı anlıyabiliyor ama, özellikle Batı Ukraynalılar dilleri konusunda çok duyarlılar ve Ukraynaca’dan başka dil kullanmıyorlar. Oysa, yaklaşık 10 milyon Rus’un da yaşadığı doğu Ukrayna’da bu duyarlılık o kadar fazla değil; zaten Rusça konuşan da çok...
 
Ukrayna ulusal edebiyatının kökleri Orta-Çağ’a kadar iniyor. O dönemlerde yazılı olmayan edebiyatın de önemli bir yeri var. Ağızdan ağza dolaşan masallar, hikayeler ve şarkı lar bir temel oluşturuyor. Modern Ukrayna edebiyatının başlangıcı ise, 1700’lü yılların ortalarına rastlıyor. Ukrayna’lı filozof Hryhorii Skovoroda, Ukrayna dilinde şiirler ve felsefi bildiriler yazıyor. Daha sonra, 19. yüzyılda, Ivan Kotliarevsky ve 1814 doğumlu bir milliyetçi olan Taras Shevchenko, Ukraynaca eserler veren ilk büyük yazarlar olarak isim yapıyorlar. Ukrayna edebiyatına altın çağını yaşatan Taras Shevchenko, bugün de ülkesinde bir ulusal kahraman sayılıyor. 20. yüzyıl başlarındaki en önemli Ukrayna’lı yazar ise, romancı, şair, düşünür ve çocuk masalları yazarı olan Ivan Franko.

Kültürün içindeki izler
 
Ukrayna’da kültürün ve sanatın Hristiyanlıktan çok etkilendiği hemen belli oluyor. Özellikle dini yapılardaki ihtişam ve süslemelerin zerafeti baş döndürücü. Ukrayna’nın açık hava müzesini andıran, ya da parklar içine kurulmuş gibi görünen şehirleri, görkemli mimari eserleri, sayılamayacak kadar çok müze, tiyatro ve sanat galerisinin varlığı, hatta sirk kültürünün sinema kadar yaygın oluşu, ülkenin kültürel zenginliğinin de aynası gibi.
 
Ukrayna, doğudaki ve batıdaki komşuları ile asırlar süren bir etkileşim içinde olmuş. Onlardan hem bir şeyler almış, hem de pek çok katkıda bulunmuş. Örneğin, her zaman bir Rus yemeği sanılan “Borç” çorbası aslında Ukrayna kökenli. Kazak dansları ve şarkıları da... Komşu ülkelerle etkileşim, mimarlık alanı nda, müzikte ve sanatta da kendisini gösteriyor. Bu yüzden Ukrayna’nı n doğusu ve batısı arasında da kültürel farklılıklar var. Özellikle doğusundaki yaşam tarzının hala eski Rus klasiklerinde anlatıldığı gibi olduğu, batısında ise daha Avrupa’lı bir atmosferin hüküm sürdüğü ülkede, sanat çok önemli. Klasik müzik dinlemek oturmuş bir alışkanlık, hele de dans etmek. Geleneksel halk dansları titizlikle korunuyor. Süslü taçlar ve üzerlerindeki nakışların, işlemelerin Ukrayna kültürünü yansıttığı yerel giysiler, dü- ğünlerde, dini bayramlarda ve festivallerde kullanılmaya devam ediyor.
 
Ukrayna müziği, Rus müziği ile içiçe girmiş gibi görünüyor. O yüzden Ukrayna’da klasik müziği tanımlamak zor. içinde folklor unsurları da taşıyan Ukrayna müziğinde doğal olarak Slav özelliği baskın, ama diğer etnik grupların kültürlerinden, Avrupa’dan ve Asya’dan da etkilenmiş. Çarlık Rusyasının saray müzisyenleri ve Ortodoks kilisesinin korosu uzun süre Ukraynalılardan oluşmuş.
 
Özgün çalgılar, özgün müzik
 
Ukrayna müziği öncelikle insan sesine dayalı ve çok sesli. Enstrümanlar şarkı- cılara eşlik etmek üzere sonradan çıkmı ş ortaya. Geleneksel müzik aletleri içinde öncelikle sayabileceklerimiz bandura, kobza, akordeon, keman, tarogato, balalayka, mandolin ve çimbali.
 
Bandura tambur türünden çok eski bir telli çalgı, kobza gibi. Kobza, banduradan daha küçük. Her ikisi de başlanıçta simetrik ölçülere sahipmiş, 1800’lerin sonlarında daha etkin müzik icra edebilmek için asimetrik bir hal almışlar. Kobza çalanlara “kobzar” deniyor. Üçgen gövdeli, üç telli balalayka Tatarlar tarafından bu topraklara getirilmiş. Atası domra adını taşıyor. Kanunu andıran çimbali, bir tabla gibi boyuna asılmış halde ayakta çalınıyor. Çok sayıda metalik tele sahip. Tarogato ise, klarnete benzeyen üşemeli bir çalgı, siyah ağaçtan.
 
Konservatuarları dünya çapında ünlü olan, müzik eğitim seviyesinin bir hayli yüksek olduğu Ukrayna’da modern müzik de çoğunlukla halk ezgilerini ve ritmlerini barındırıyor. Popüler müzikte, geniş bir yelpaze var; son dönem öne çıkan tür ise Rock. Aslına bakılırsa, Ukrayna’nın son yıllarda popüler müzikte elde ettiği başarılar ülke sınırları nı da aşmış bulunuyor. 2004 yılı Eurovision şarkı yarışmasını, Ukrayna’lı genç sanatçı Ruslana kazanmıştı. 2007 ve 2008 yıllarında da Eurovision 2ncisi olan Ukrayna, 2005 yılında Yarışmaya ev sahipliği de yapmıştı.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1