New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

BEYAZ, YEŞİL, KIRMIZI
BARIŞ, BEREKET, CESARET

 
Bulgaristan, bir Balkan ülkesi. Doğu-batı ekseninde dağlar ve ovalar şeklinde bölünmüş üç ana bölgeden oluşuyor: Kuzeyde Tuna Ovası, orta kısımda Balkan Dağları (Stara Planina) ve güneyde Rodop ve Rila sıradağları ile Trakya ve Sofya ovaları.

 
Bugün Bulgaristan’ın yer aldığı topraklarda binlerce yıldır uygarlı klar birbirini izliyor. Ülkenin kuzeybatısında yer alan Belgradçı k’ta taş devrinden kalma mağara resimleri bulunmuştu; Varna’da bulunan arkeolojik objelerin ise M.Ö. 5000 yılına ait olduğu biliniyor.

Trak’lardan Avrupa Birliği’n

Antik dönemde Bulgaristan toprakları nın sakinleri bir Hint-Avrupa kavmi olan Traklardı. Sonra Romalı lar, 6.yüzyıldan itibaren de Slavlar geldi. 7.yüzyılda ise sahneye Orta Asya’dan gelen eski Bulgarlar çıktı. Pamir ve Hindikuş Dağları yöresinden göç eden Bulgarlar, Don bölgesinde ikiye bölündüler: Kuzeye çı- kanlar Volga Bulgaristanı’nı kurarlarken, Asparuh Han’ın önderliğindeki diğer bölüm batıya göç etti ve 681 yılında Tuna Bulgaristanı’nı kurdu. Bu güçlü Devlet, yaklaşık 200 yıl süreyle Hanlar tarafından yönetildi.

Proto Bulgarlar olarak da bilinen eski Bulgarlar, Tangrizm adı verilen ve felsefi yönü ağır basan bir dine ve “Tangra” adını verdikleri bir Tanrıya inanıyorlardı. 860’ların ilk yarısında ise Ortodoks Hristiyan oldular. Aynı dönemde Kiril adlı bir filozof ve kardeşi Metodi, bugün hâlâ Bulgaristan’da ve bazı Slav ve Balkan ülkelerinde kullanılmakta olan Kiril alfabesini topluma arma- ğan ettiler. X. yüzyıl başlarında, Kral Simeon zamanında, Bulgaristan en geniş sı- nırlarına ulaşmıştı. Ancak onun ölümünün ardından ülke gücünü yitirmeye başladı ve sonuçta Bizans imparatorluğ unun yönetimine girdi.

1186’da Bulgarlar bağımsızlıklarını yeniden kazanıp, ikinci Bulgar Krallığını kurdular. Ama, 14. yüzyı lda, bu kez de Osmanlılar tarafından toprakları zaptedildi ve Bulgar Krallığı 1396 yılında ortadan kalktı. Osmanlı hükümranlığı 500 yıl kadar sürdü. Bu dönemde, Rumeli Beylerbeyinin yönetimindeki Sofya başkent oldu. Ülke kısmen islâmlaştı ama Bulgar ortodoks kilisesi de varlığını sürdürdü ve Slav geleneklerini korudu.

Bulgaristan üzerindeki Osmanlı hakimiyeti 1876 isyanı ile son buldu. Ardından 1877 Osmanlı–Rus savaşı ve 1878 Ayastefanos anlaşması geldi. Bu anlaşma ile Bulgaristan özerk bir Prenslik oldu. Tam bağımsızlık ise 22 Eylül 1908’de geldi.

Bulgaristan 1912 ve 1913’te komşuları ile Balkan savaşlarına girdi. Daha sonra, her iki dünya savaşı sırası nda da kaybedenler tarafında yer aldı.

1946’da sosyalizmi inşa etmek üzere Halk Cumhuriyetine dönüşen ve Sovyetler Birliği’nin etkisi altına giren Bulgaristan izlediği politikalarla Batı dünyasından uzaklaşmıştı ve soğuk savaş yıllarında Varşova Paktı üyesiydi. Sosyalist dönemin 1989'da son bulmasının ardından, çok partili parlamenter rejime geçildi ve bugünkü Devlet düzeni başlamış oldu.

Yeni Avrupalılar

Bugün bir parlamenter demokrasi olan Bulgaristan’ın güneyinde Türkiye ve Yunanistan, batısında Makedonya Cumhuriyeti ve Sırbistan, kuzeyinde de Romanya yer alıyor. Ülkenin yüzölçümü 110 000 km2, nüfusu ise 8 milyona yakın. Bayra- ğı, eşit boyutlarda üç farklı renkte yatay şeritlerden oluşuyor: üstte beyaz, ortada yeşil ve altta kırmızı. Beyaz barışı, yeşil Bulgar toprakları nın bereketliliğini, kırmızı da halkı n cesaretini temsil ediyor.

Bulgaristan’da Cumhurbaşkanı 5 yıllığına seçiliyor. Georgi Parvanov 2002’dan beri bu görevde. Parlamento ise tek Meclisten oluşuyor. Başkanı Georgi Pirinski. Meclis’te 4 yıl için seçilen 240 milletvekili var. Bir partinin veya koalisyon listesinin Mecliste yer alabilmesi için oyların en az yüzde 4’ünü alması gerekiyor. En son 2005’te yapılan seçimlerde, Bulgar Sosyalist Partisi, oyların yüzde 30’u ile iktidara gelmiş. Ülkede halen Başbakan Sergey Stanişev’in liderliğinde 3 partili bir koalisyon hükümeti var. Hükümetin ortaklarından “Hak ve Özgürlükler Hareketi” Türk kökenli Bulgar vatandaşları nın yoğunlukta olduğu bir siyasi parti olarak biliniyor.

1989 yılındaki rejim değişikliğinin ardından, kısa sürede hızlı bir toplumsal gelişim gösteren Bulgaristan 2004’te NATO’ya katıldı. 1 Ocak 2007 tarihinde de Avrupa Birliği üyesi oldu.

Dağlar, ovalar ve nehirler

Bulgaristan bir dağlar ve verimli ovalar ülkesi. Doğuda Karadeniz kı- yılarında başlayan yükseltiler, karaya doğru yükseklikleri artarak ilerliyor. Bulgaristan’ın batısı sadece dağlık alan. 200 metreden daha alçak ovalar ülkenin yüzde 30’unu, 200-600 metre yükseklikte yer alan platolar yüzde 40 kadarını, dağlar da kalanını oluşturuyor. Ülkenin ve Balkanlar’ın en yüksek dağı olan 2.925 metre rakımlı Musala Dağı, Rila’da. Pirin ise, 2.917 metrede Vikhren ile zirve yapıyor.

Bulgaristan’ın tahıl deposu Tuna Ovası, Karadeniz’e kadar uzanıyor. Stara Planina dağlarının zirvesi Botev 2376 m yükseklikte. Ünlü “Güller vadisi” Stara Planina ile dar bir şerit halinde uzanan Sredna Gora dağları arasında. Ormanlık alanlar yüzölçümünün yüzde 35 kadarını oluşturuyor. Sulanan topraklar ise 12.370 km2.

Ülkenin en büyük nehri Tuna, Romanya- Bulgaristan sınırını da çiziyor. Ulaşım işlevi gören tek nehir. Suların en fazla yükseldiği dönem haziran. Yılda yaklaşık 40 gün de donuyor. Bir başka önemli nehir de Bulgaristan’da doğup Yunanistan- Türkiye sınırını oluşturarak Ege Denizi'ne dökülen Meriç. Kollarıyla birlikte Trakya ovasını suluyor. Iskar hariç Bulgaristan’ın bütün nehirleri Balkan Dağları’ndan doğuyor. Iskar’ın kaynağı ise Rila dağları. Struma ve Mesta nehirleri de Yunanistan’ı aşıp Ege’ye ulaşıyorlar.

Karadeniz’e ve Tuna’ya çıkış, Çanakkale Boğazı ve Boğaziçi’ne bu kadar yakınlık, ayrıca Ege’ye, Adriyatik Denizine ve Akdeniz’e ulaşma imkanı Bulgaristan’ı stratejik anlamda hayli önemli kılıyor. Avrupa’nı n güney doğusunda küçük bir ülke olsa da, Bulgaristan iklim anlamı nda çeşitlilik gösteriyor. Karasal bölgelerde (Tuna boyları dahil) kışlar çok sert, yağışlı. Aynı yükseklikte olmasına rağmen Avrupa’nın di- ğer ülkelerinden daha soğuk. Rodop’un güneyindeki vadilerde ve 354 km uzunluğundaki Karadeniz kıyısında ılımlı bir iklim hakim ama kışın şiddetli rüzgarlar ve fırtına hiç eksik değil.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1