New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

TRAKLAR’DAN AVRUPA KÜLTÜRÜNE
ZENGiN BiR RUH
 

 

Bulgaristan kültürü karma bir yapı sergiliyor. Trak’lardan Roma imparatorluğuna, Hristiyan kültüründen Osmanlı sanatına, Slav folklorundan Batı Avrupa kültürüne kadar bir çok etkileşimden geçen Bulgarlar, üstün yeteneklerini de işin içine katınca, son derece kaliteli ve özgün bir kültür ve sanat birikimi ortaya çıkmış.

19.yüzyılda, Bulgaristan’ın Avrupa ile yakınlaşması sonucunda kültür ve sanatta toplumsal sorunların öne çıkmaya başladığını görülüyor. Sonrasında da sosyalist estetik anlayı şı öne çıkmış. Ama bugün artık farklı bir dünya var: kültür hayati AB üyeliğiyle daha da hareketlenmiş bulunuyor.

Duvar resimleri ve ikonalar

Trak’lardan gelen resim yeteneği, hristiyanlık döneminde kimliği belirsiz ressamlarca yapılmış duvar resimleri ve ikonalarla daha da güzelleşmiş. Ortodoks’luk diniyle özdeşleşmiş olan “ikona” sanatı ve duvar resimleri, doğal olarak Bulgaristan’da en üst düzeyde uygulanmı ş. Ülkedeki kiliselerin hemen hepsinde olağanüstü güzellikte duvar resimleri ve ikonalar var.

Modern resim ise, 19. yüzyılda Zahari Zograf ile başlıyor. En yaratı- cı ve üretken ressamlardan biri, aynı zamanda ikona desinatörü. Döneminin duvar resimlerine kırsal öğeleri sokan ender sanatçılarından. Zlatyo Boyacıyev, Bulgar tarihinde silinmez bir yere sahip. Eserleri iki döneme ayrılıyor: Beyin kanaması ndan öncekiler ve sonrakiler. Sağ kolu felç olduktan sonra tek eliyle üretmiş ölümüne dek. Küçük fırçalarla çalışmış. Kırsal dünyayı resmetmiş. Hastalığından sonra stili değişmiş, netlik kaybolmaya başlamı ş, hayal dünyası daha öne çıkmış. Bulgar resminin, “Maistora” (Usta) olarak adlandırılan Vladimir Dimitrov ile parıltılı bir hal aldığını, en dikkat çekici eserlerinden birinin “Bulgar Madonnası” olduğuna da değinmek gerek.

Bulgarların 9. yüzyılda hristiyanlığı benimsemelerinin ardından inşa ettikleri kiliseler, Bulgar mimarlık sanatı nın ilk önemli ürünleri sayılıyor. Yıllar geçtikçe kiliselerin boyları küçülmüş, ama süslemelerin sanatsal değeri giderek artmış. 14. yüzyı ldan sonraki dönemde ise Osmanlı etkileri göze çarpıyor. Osmanlıları n bıraktığı mimari eserlerin yanı sıra, Bulgar evlerinde de Osmanlı mimarisinin izlerini görmek mümkün. 1878’de, bağımsızlığın kazanı lmasında sonra, ülkede şehirciliğe ve kamusal binalara önem verilmiş. Parlamento binası, Sofya Tiyatrosu gibi önemli yapılar bu döneme ait. Ama günümüzdeki yeni inşaatların hemen tamamı modern teknolojiyi yansıtan formları ve konforu ile, çağdaş mimarinin birer örneği.

Edebiyat ustaları

Ortaçağ döneminde, Bulgar edebiyatı nda dini eserlerin ağır bastığı görülüyor. Sonraki yüzyıllarda ise başkaldırı ruhunun ve milliyetçili- ğin egemen olduğu, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmaya başladığı yeni bir edebiyat dönemi var. Bağımsızlık sonrasında, önce Rus, sonra da Fransız ve Alman edebiyatı etkisi baskın. Mizah ürünleri de bu dönemde ortaya çıkmaya başlamış. Ardından komünist sanat anlayı şının ön planda olduğu dönem geliyor ve sonra da bugünler..

Ivan Vazov, bağımsızlık sonrasının en meşhur yazarı ve milli şair. Yazılarında halkın ideallerini ve hislerini anlatmış. “Boyunduruk Altında” isimli romanı bir dünya başarı- sı. Bulgar yazarları saymakla bitecek gibi değil. Seçkin isimlerden bazıları şöyle sıralanabilir: Pencho Slaveikov: şairlerin en önemlisi. Luben Karavelov, en saygın yazarlardan, uzun yıllar direnişçi olarak da faaliyette bulunmuş.

Aleko Konstantinof: En iyi mizahçı. Onunla edebiyat dünyasına yeni bir hava gelmiş. Peyo Yavorov: Lirik şair, sembolizm akımının temsilcisi. Hristo Botev 28 yıllık hayatı boyunca şair, vatansever, gazeteci ve devrimci.

Ülkenin en büyük yazarlarından Emilian Stanev’in eserleri 20’den fazla dile çevrilmiş. 100. doğum yılı münasebetiyle, 2007, UNESCO tarafından “Emilian Stanev yılı” ilan edilmiş. Hayatının akışı çok ilginç: Önce resim okumuş, sonra maliyeyle ilgilenmiş, Sofya belediyesinde çalışmış, ardından Tırnova’da av sahası işletmiş, akademisyenlik ve iki dönem milletvekilliği yapmış. Doğaya ve hayvanlara adanmış öykülerinde, önemli tarihi olaylardan ve insan ruhunun gizlerinden esinlendiği yazılarında özel bir gözlem yeteneği, inanılmaz bir ifade yeteneği var, dile çok hakim. Aşk öyküleri yazmış, üç de felsefi romanı var.

Elin Pelin ise, öykücü, çocuk edebiyatı ve fabl yazarı. Daha 20’li yaşlarda üne kavuşmuş. Asıl adı Dimitar Ivanov Stoyanov. Önce köy öğretmenliğiyle başlamış çalışmaya, sonra gazetecilik, kütüphanecilik yapmış. Bulgar Yazarlar Birliği Başkanı da olmuş. Çok dikkatli bir gözlemci. fiehir yaşamı ile kırsal yaşamı kıyasladığı “Geracite” adlı romanı, 19.yy Bulgar edebiyatının baş yapıtlarından. Yordan Yofkov da tıpkı onun gibi iki dünya savaşı arasındaki döneme damgasını vuranlardan. Konstantin Konstantinov ise Bulgar kültürel hayatının geçmişini ve iki savaş arasında yaşananları anlatıyor eserlerinde. Gelenekçilikle yenilikçilik arasında dengeli bir köprü kuran sanatçının romanları, denemeleri ve kısa öyküleri var.

Çağdaş romanda en ünlü isimler arasında ise Nikolai Haitov, Ivailo Petrov ve bir Osmanlı tarihi uzmanı da olan romancı Vera Mutafcieva’yı sayabiliriz.

Sinemada yeni dönem

Bulgar sineması yeni bir döneme girmiş durumda. Bir zamanlar her yıl yaklaşık 20 Bulgar filmi yapılır ve devlet tarafından finanse edilirken, rejimin değişmesiyle yeni bir gerçekle karşılaşılmış: pazar ekonomisi. 1991 yılında devlet tekeli kaldı rılınca, sinemada bir çöküş baş göstermiş. Ama artık bir canlanma var: 2003’te yeni bir yasa ile Devlet, Bulgar filmlerinin yapımını, dağıtımını ve yayınını finanse etmeyi üstlenmiş, ayrıca sinemalara Bulgar filmi gösterme şartı getirilmiş.

Geçmişte, Ranghel Valtchanov‘un “Küçük Adada” filmi (1957) dışarı ya açılan ilk film olmuş. Vılo Radev’in “fieftali Hırsızı” filmi de uluslararası başarı elde etmiş. 1970’lerin kilit filmi “Iconostase” (Hristo Hristov ve Todor Dinov) Bulgar kırsalında 19.yy güncel sorunları nı irdeliyor. Nicola Korabov’un “Tütün” filmi ise 1963’te Cannes film festivalinde altın palmiye kazanmış.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1