New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

 
MÜZiK HAYATIN HEP iÇiNDE
Ritm ve Renk Cümbüşü

Balkan geleneklerini yansıtan Bulgar müziği, taşıdığı folklorik ögeler ve benzersiz ritm özellikleriyle büyüleyici bir etki yaratıyor.

 

Bulgaristan, yüzölçümü olarak nisbeten küçük bir ülke olmasına karşın çok zengin ve çeşitlilik gösteren bir müzik geleneğine sahip. Sofya’nın, Rodopların, Dobruca’nın, Tuna kıyısındaki bölgelerin veya Burgas’ı n geleneksel müziklerinin birbirinden farklı oldukları kolayca anlaşılabiliyor. Çingene müziğinin de dahil olduğu bu geleneksel müzikler bayramlarda, arkadaş buluşmaları nda, düğünlerde, cenazelerde hep hayatın içinde. Ve erkeğiyle, kadınıyla herkes de müziğin içinde.

Özgün enstrümanlar

Geleneksel Bulgar müziğinde kullanılan enstrümanların bazıları Türk kökenli. içlerinde değişikliğe uğramış olanlar da var. Genellikle, yöresel müziklere hep tambura ya da gadulka eşlik ediyor. Tambura, Balkanlar’da kullanılan bir ut çeşidi. Gadulka ise armut biçiminde, kemanın küçüğü, yayla çalınıyor, yani bir tür kemençe. Diğer üşemeli müzik aletleri ise düdük (kaval), saksafon ve zurna. Vurmalı çalgılarda da davul ve dümbek var. Dümbek, dümbelek’ten geliyor; yani bildiğimiz darbuka. Gayda da, özellikle Rodop yöresinde çok kullanılan bir çalgı. Bu arada akordeon’u da unutmamak gerek.

Bulgaristan’da folklorik müzik hep korunmuş ve teşvik edilmiş. Bu çerçevede Filip Kutev, yaptığı aranjmanlar ve kurucusu olduğu dünyaca meşhur “Bulgar Seslerinin Gizemi” grubuyla bu müziği daha da popüler hale getirmiş. 1952’de kurulan grubun repertuarı geleneksel ve aranje edilmiş parçalardan oluşuyor. Halihazı rdaki şeşeri Dora Hristova. 1989’da Grammy Award ödülü alan grubun şarkıcıları köylerden seçiliyor, sıkı bir eğitimden geçiriliyor. Bu alanda çalışan müzisyenler arasında Kostadin Varimezov ve Nikola Atanasov (gayda), Mihail Marinov ve Atanas Vulchev (gadulka), Stoyan Çobanov, Nikola Ganchev ve Stoyan Velichkov’u (kaval) sayabiliriz. Nedyalko Nedyalkov ise, kavalı bir etno-jazz âleti olarak kullanı yor. Aynı kategoride yer alan “Rila Saint Jean korosu” da hayli popüler.

Bu türün dışında bir de düğün müzikleri var; “çalgıcı” adı verilen küçük grupların oluşturduğu bir akım. Bulgar folkloru, Balkan pop müzi- ği, Çingene-Türk-Arap etkilerinin biraraya geldiği bir tür. Klarnet ve akordeon öne çıkıyor. Bu arada klarnette Ivo Papazov, akordeonda ise Boris Karlov, Kosta Kolev ve Ibro Lolov’u anmadan geçmemek gerekiyor. Papazov 57 yaşında, çok meşhur bir klarnetçi. Doğu Avrupa’da inanılmaz hızı ve ustalığı ile tanınıyor. 1964’te, henüz 40 yaşında vefat eden Karlov ise Sofyalı bir çingene. Akordeona getirdiği düzensiz ritmli ve normalinden çok daha hızlı olan yeni bir çalma stili ile tanınıyor.

Klâsik müzik ustaları

Elbette ki, Bulgaristan da sadece geleneksel müzik yapılmıyor. Klâsik müzik de ülkede çok beğenilen ve rağbet gören bir tür. Özellikle 1800’lerin ikinci yarısından bu yana Bulgaristan’da zengin bir klasik ekol ve uluslararası camiada tanınan müzisyenler var. Örneğin piyanist ve besteci Dimitar Nenov (1901- 1953), “avant-garde” teknikleri ilk kullanan Bulgar besteci Lazar Nikolov (1922-2005) ve orkestra şefi Konstantin Iliev (1924-1988) gibi. Bulgaristan’da klâsik müziğinin bugünkü yıldızları arasında yetenekli arp sanatçısı Anna-Maria Ravnopolska- Dean’i, keman virtüosu Mintcho Mintchev’i ya da piyanist besteci Emil Naumov’u görüyoruz. Bulgaristan'ın en ünlü orkestra şeşerinden Mihail Angelov ise bugün 77 yaşında. Birçok CD kaydı ve konseri var. Avrupa'nın 67 şehrinde orkestra şeşiği yapmış; Bolşoy tiyatrosundan, Leningrad filarmonisine, italyan San Karlo orkestrasından Torino'daki Verdi tiyatrosuna kadar. Ankara’da Bilkent orkestrası nda 2 yıl şeşik yapan Emil Tabakov ile Ankara Operasında halen Koro fiefi olan Sunay Muradov ise Türkiye’de daha yakından tanınan Bulgar müzisyenleri.

Opera da Bulgaristan’da halkın çok sevdiği bir sanat dalı. Zaten her şehirde büyük bir opera salonu ve bir senfoni orkestrası mutlaka bulunuyor. Bu dalda zirveye çıkmış Bulgar sanatçılarının en önemlilerinden biri mezzo-soprano Alexandrina Milcheva. Dünyanın bütün büyük operalarında performansını sergilemiş bir “diva”. Ayrıca, dünyaca ünlü soprano Raina Kabaivanska’yı, bas Boris Hristov’u ve birkaç yıl önce bir kalp krizine yenilen Nikolai Ghiaurov’u da unutmamak gerekiyor. Klasik ve geleneksel müzik dışında, Jazz müziğinin en büyük temsilcisi, Türkiye’de de çok iyi tanı nan Yıldız ibrahimova. Türkiye ile Bulgaristan’ı müzikle birleştiren bir sanatçı.

Bugünlerin popüler Bulgar müziğinin temsilcileri olan Elitsa Todorova ve Stoyan Yankulov hayranları- nın çokluğundan nefes alamıyorlar. Yankulov şarkıcı, perküsyonist ve besteci. 2003’ten beri Elitsa Todorova ile bir ikili oluşturmuş durumdalar. 2007’de Su adı parçaları ile Eurovision yarışmasına katıldılar.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1