New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

 Gül Vadisi

Gül... Baharın sembolü, sanatın vazgeçilmez esin kaynağı, sevgiyi sunmanın olmazsa olmazı..

 

Gül, sadece mis kokusu ve görsel güzelliği ile de- ğil, reçeli, şurubu, yağı, suyu, esansı ve bazı türlerinin tedavi edici etkileri ile oldukça işlevsel, narin bir bitki. Dünya parfüm sanayiinin vazgeçilmez unsuru olan gül, Bulgaristan’ın önemli ihraç ürünlerinden birini oluşturuyor.

Vadideki güller

Kuzey yarımkürede, ılıman ortamda yetişen gülün 100 kadar çeşidi var.

Bulgaristan, iklim koşulları, aldığı bol yağış ve toprağının özelliğiyle gül yetiştirmek için çok elverişli bir alana sahip: Gül Vadisi. Bu alan, orta Bulgaristan’da, Stara Planina ile Sredna Gora sıra dağları arasındaki havzalardan oluşuyor. Klisura ve Kazanlık kentleri arasında uzanan Gül Vadisi, dünyaca ünlü bir yer. Meriç nehrinin kollarından biri olan Tunca Nehri tarafı ndan sulanıyor. Bu muhteşem manzaralı vadinin merkezi Kazanlık’ta bir zamanlar, her yeri mis kokulara boğarak açan yağ gülleri, gülhanelerde kurulan kazanlarda kaynatılır, gülyağı çıkartılırmış. Kazanlık, Gül Vadisi’nin ve gülyağı üretiminin başkenti. Gül suyu, gül yağı ve gül esansı fabrikaları, Gül Enstitüsü ve Gül Müzesi sayesinde esans damıtma teknikleri, gül yağı elde etmekte kullanılan eski aletler ve yüzyıllık teknolojik ayrıntılar gibi güle ve gül tarihine dair her şeyi burada bulmak mümkün. Mayıs ve Haziran’da çiçeklenen bu güllerin beyazı, kırmızısı ve pembesi var. En çok fiam gülü yetiştiriliyor, öncelikle de “Trigintipetala” denen çeşidi; diğer adı da Kazanlık Gülü.

Gül Festivali

Dünyadaki tek gül festivali Bulgaristan’da yapılıyor. Her yıl haziran başında, Kazanlık’ta yapılan kutlamalara çok sayıda turist katılıyor. Festivalde bir gül kraliçesi seçiliyor. Sonra da gelsin folklor gösterileri, konserler, Bulgar ressamları sergisi ve karnaval... Dansları ve en güzel giysileriyle, gülümseyen kızlar dolduruyor her yanı. Gül kupası turnuvası bile düzenleniyor. Al yanaklı Kazanlıklı kızlar, gün doğmadan uyanıp gül yaprağı toplamaya gidiyorlar, güller henüz güneş ışıklarına iyice açılmadan, özlerini yitirmeden. Ve sepetlerini dolduruyorlar, şarkılar söyleyerek. Bir de yarışma yapılıyor: En çok gül yaprağı toplama yarışması. u iş tam bir seremoniye dönüşüyor. Yaprak toplama bittiğinde Gül Enstitüsü’ne gidiliyor ve yüzyıllar önce hangi tekniklerle esans çıkarı ldığı gösteriliyor konuklara. Hemen ardından gül ürünleri tadılıyor; reçel, likör, gül rakısı gibi..

Koku dünyası

Bulgaristan, dünyanın 1 numaralı gül esansı üreticisi ve gülyağı pazarında önemli bir yere sahip. Zaten kalite olarak Bulgar gülyağı uluslararası parfümeri dünyasında da 1 numara. Elbette üretimin ve damıtmanın çeşitli özel teknikleri var, ama üreticiler sır gibi saklı yorlar bunları.

Gül üretimi bu verimli vadinin başlıca geçim kaynağı. Yaklaşık 2.000 hektar ekiliyor ve bu alanı 3.000 hektara çıkarmak hedeşeniyor. Yılda 900 kg ila 1 ton arasında gül yağı üretimi yapmak ve dünya pazarının ihtiyaçlarına cevap vermek amaçlanıyor. Farklı kimyasal özellikleri, büyüleyici ve kalıcı aroması ile Bulgar gül esansı Fransa, ingiltere ve ABD parfümeri sektöründe, en prestijli parfüm markalarında kullanılıyor.

Yöredeki yüzlerce köyde üretim yapılıyor ve sadece iyice açmış güller toplanıyor. Gül toplamanın yüzde 90’lık bölümü el emeğine dayanıyor. Geçmişte işçinin bol olmasına karşın, bugün gençler artık bu işte çalışmak istemiyorlar. Bu nedenle, emekliler mayıs ve haziran aylarında mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Gül vadisinde sadece hasat için 35.000 işçiye ihtiyaç var. Kalifiye işçi bulmak ise ciddi bir problem.

Gül çok hassas bir ürün. Taç yaprakları 24 saat içinde toplanmak zorunda. Bir kilogram saf gül esansı elde etmek için 3-3,5 ton yaprak yani yaklaşık 1 milyon çiçek toplamak gerekiyor. Eğer iyice açan bir çiçek o gün toplanmazsa, ertesi gün bütün yaprakları dökülüyor.

Resmi istatistiklere göre, Bulgaristan yılda 1,3-1,5 ton gül yağı ihraç ediyor. Fiyatı kilo başına 4.800- 5.000 Euro arasında değişiyor. Parfüm dünyasında gül esansı ve gülyağı hayli değerli ve pahalı. Bulgaristan, kozmetikte tonik olarak kullanılan gül suyunda da 1 numaralı ihracatçı.

Bulgar gülünün kökeni konusunda farklı görüşler var. Eski metinlere göre ilk güller Trakya’dan gelmiş, Büyük iskender’in askerleri ile. Başka bir görüşe göre Osmanlı kaynaklı ve fiam kökenli. Tunus’dan getirildiğ ini söyleyenler de var. Nereden gelirse gelsin, Bulgaristan’ın gül tarihi 16.yüzyıl sonlarında başlı- yor, yani 400 yıllık bir geçmişi var.

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1