New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

  •  BULGAR TARiHiNiN BAŞLADIĞI TOPRAKLAR
    ŞUMNU
  •  
     
    Şumnu, Tuna yaylasının doğusunda, yeşili bol bir dağ eteğinde. Varlığı üç bin yıl öncesine gidiyor.

    Farklı etnik grup ve kültürleri, değişik din ve dilleri barındıran Şumnu’nun bugünkü adı: Shumen. Burası, Bulgar tarihinin başladığı topraklar. Rivayete göre Bulgaristan'ı n kurucusu Asparuh Han burada kılıcını yere saplayıp: “Burası Bulgaristan olacak” demiş. Zaten Bulgar devletinin ilk başkentleri de bu şehrin sınırları içinde: Pliska ve Preslav.

    Şumnu, bir ilkler şehri: Kiril alfabesinin icadının ilk resmi kutlamaları 1813 yılında bu şehirde yapılmı ş. 1828 yılında, ilk Bulgar kız okulunun açıldığı yer de burası. 1850’de ilk Bulgar Senfoni Orkestrası Şumnu’da kurulmuş, 1853 yı- lında ilk tiyatro temsili yine burada yapılmış.

    Şumnu Kalesi ve Madara Süvarisi

    Şehrin en eski yerleşim yeri, merkeze 3 km uzaklıkta, bir tepede bulunan Şumnu Kalesi. Kaleyi önce Traklar kurmuş; daha sonra gelenler ya yıkmış, ya yeni eklemeler yapmış, ya da yeniden inşa etmişler. Şumnu Kalesi, Romalılar zamanı nda çevresi ile küçük bir şehir haline gelirken, Bizans zamanında bir ticaret ve zanaat merkezi olmuş; II.Bulgar krallığında ise Bulgaristan’ı n en güçlü şehrine dönüşmüş. 15.yüzyılda, Haçlı seferleri sırasında yanmış, yıkılmış, terkedilmiş, yerine yenisi de yapılmamış. Restore edilen kale bugün açık hava müzesi.

    Şumnu'daki en görkemli anıt, “Bulgar Devleti Kurucuları” anıtı, Asparuh Han'dan Kral Simeon'a (681–927) kadar olan dönemi temsil ediyor. 30 kilometre uzaktan rahatlıkla görülebilen betonarme anıt, ilk Bulgar Devletinin kuruluşunun 1300. yılı münasebetiyle 1981’de inşa edilmiş. Anıta giden yolda, her yılı temsilen 1300 basamak var.

    Madara Süvarisi: Madara köyü civarında, yerden 23 m yükseklikte, kayalıklara oyulmuş, kabartma bir simge: bir Süvari. ilk Bulgar Krallığının büyüklüğünü, gücünü, düşman karşısındaki zaferini temsil ediyor. Oldukça etkileyici olan anıt, Avrupa’daki bu türden tek eser. Kimin yaptığı bilinmiyor. Eski Bulgar, Pers ve antik Akdeniz sanatı özellikleri taşıyor. Relief etrafında, 8.yüzyılda Bulgaristan ile Bizans arasındaki önemli politik olaylara dair eski Yunanca yazılar var. Ayrıca Bulgar tarihi eserleri arasında “Bulgar” adının kullanıldığı ilk anıt. Eser, 1979’dan beri UNESCO dünya varlıkları listesinde.

    Şumnu Tarih Müzesi 1904 yılında kurulmuş. Müzede 150 binin üzerinde eser sergileniyor. Ayrıca, Askeri kışla sınırları içinde bir de Askeri Müze var. fiehirdeki müze evler de görülmeye değer: "Panço Vladigerov" evi (ünlü besteci ve müzisyen), "Panayot Volov" evi (politik önder), "Dobri Voynikov" evi (yazar), "Layoş Koşut" evi (Macar Milli kahramanı) gibi.

    Osmanlı izleri

    Osmanlılar zamanında askeri anlamda stratejik önem taşıyan bir Sancak ve mutasarrışık olan Şumnu, pehlivanlar diyarı olarak bilinen Deliorman bölgesinde bulunuyor. Şumnu’da, Koca Yusuf ve Filiz Nurullah gibi dünyaca ünlü pehlivanlar yetişmiş. Şumnu, bugün de Türk kokenli Bulgar vatandaşları nın yoğunlukta olduğu bir kent. II. Balkan savaşı sonrası ndan itibaren etnik Türklerin Türkiye'ye göçmesiyle nüfusu hayli azalmış olsa da, Osmanlı eseri olan bazı tarihi binalar ve evler korunmuş. Bunların başında da “Tombul Cami” geliyor.

    1700’lerin ortasında fierif Halil Paşa tarafından yaptırılmış olan Tombul Cami Şumnu'da Osmanlı lardan ayakta kalan en görkemli eser. Bulgaristan’ın en büyük, Balkanlar’ın da ikinci büyük camii. Asıl adı fierif Halil Paşa Camii, ama kubbesi nedeniyle Tombul Cami denmiş. 40 m yükseklikteki, 99 basamakla çıkılan tek şerefeli minaresi ve 25 m çapındaki kubbesi ile ilgi çekiyor. Duvarları düz taştan, bitki figürleri ve geometrik şekillerle süslü. Bir efsaneye göre, camiyi ünlü bir mimara yaptıran fierif Halil Paşa, inşaat biter bitmez kafasını uçurmuş. Aynı camiden bir tane daha yapaması n diye.

    Şumnu'da ibadete açık diğer iki cami ise Tatar Camii ve Kalak Camii. Ayrıca bir de Bedesten var. Zamanında canlı bir ticarete tanıklık eden muazzam bir taş yapı t. Hemen yanındaki Köprübaşı hamamı ise 1990'larda terk edilmiş. Saat Kulesi, 1700’lerin ortaları ndan beri her 15 dakikada bir çalan gongu ile zamanı haber veriyor. Şumnu, yazı ve süsleme sanatı ile de meşhur, bu tarza ”Şumnu işi” deniyor. Bir zamanlar, Osmanlı imparatorluğunun Kur’an ihtiyacını karşılayan şehirlerden biriymiş burası, hattatlar çarşısı da varmış.

     

    SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

    Geri

    Anasayfa

    New Page 1