New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

3000 YILLIK KENT : ZADAR

 
Kuzey Dalmaçya kıyılarında, 80 bin nüfuslu bir Akdeniz kenti. Güneşi, sıcak denizi, zeytini, şarabı, balığı, şarkıları ve taş binaları ile ünlü. Aynı zamanda, Hırvat kültürünün kaynak noktalarından biri.

 

Zadar’ın inanılmaz güzellikte bir doğası var. 3000 yıllık bir yerleşim yeri olmasının sırrı belki de bu. Geşmişi tarih öncesi dönemlere kadar gidiyor. Eskiden, burası “Jadera” veya “Iadera” olarak bilinirmiş. “Adriyatik” denizinin adının buradan geldiğini öne sürenler de var.
 
Zadar, zengin bir Roma kolonisiyken, şarap ve zeytinyağı ticaretinin önemli bir merkeziymiş. Bizans döneminde Zadar, Dalmaçya’nın başşehri olmuş. Hırvat dilinde ilk kitap burada yazılmış. Ülkenin en eski ünversitesi de burada kurulmuş. Eski şehrin daracık sokaklarında bir tarihi zenginlik yatıyor.
 
Kentin mücevherleri
 
Şehri dolaşmaya, 16. yüzyılda yapılmış olan Kopnena Vrata’dan başlanabilir. Burası Zadar’a kara tarafından giriş kapısı. Adeta bir zafer takına benziyor ve gösterişli bir aslan heykeli ile süslü. Sveti
 
Donat Kilisesi: Bu kilise Zadar’ın en ilginç yapısı. Roma ve Bizans stilinde dini bir kompleks. Bir kilise için hiç alışık olunmayan yuvarlak bir biçime sahip. Planı itibariyle, Avrupa’nın en etkileyici kiliselerinden biri sayılıyor. Bu yuvarlak biçim, Dalmaçya’daki Bizans mimarisinin tipik bir örneği. Bir Roma çarşısının ve tapınağının kalıntıları üzerine 9.yüzyılda inşa edilmiş. Şehrin simgesi olan bu yapının batı kısmında kolonlar görülüyor. Bunlar, daha önceki Roma tapınağından kalanlar. Bir başka kolon ise Ortaçağda suçluların halka gösterilmesi için bağlandıkları direk olarak kullanılmış. Kilisenin iç kısmındaki sadelik şaşırtıcı  
 
boyutlarda. Sveti Donat’ın artık dini bir fonksiyonu yok. Mükemmel akustiği nedeniyle konser salonu olarak kullanılıyor. Her yıl Uluslararası Ortaçağ ve Rönesans Müzik festivali yapılıyor burada. Etkinlik, Sveti Donat Müzikal Geceleri adıyla da tanınıyor.
 
Sveti Simun Kilisesi: Gerçek bir hazine. Beyaz ve aşı boyası renkli cephesi, büyük bir sadelik taşıyor. Temelinde 5.yüzyıl tarihli bir bazilika var. Gotik ve barok tarzda çok sayıda değişiklikten geçmiş. Sveti Simun’a ait, sedir ağacından kutsal bir emanet sandığı (1377) barındırıyor. Sandığın alt kısmındaki altın ve gümüş süslemeler, o dönem kuyumculuğunun inceliğini gösteriyor. Ama sandığa yaklaşılamıyor, koruma amacıyla sadece uzaktan bakılabiliyor.
 
Sveta Stosija (Sainte Anastasia) Katedrali: 9.yüzyıla tarihlenen eski bir kilisenin kalıntıları üzerine 12.yüzyılda inşa edilmiş. Ama Franklar 1202’de yıkmışlar. 13.yüzyıl boyunca yeniden inşa edilmiş ve ancak 1324’te bitirilmiş. Katedral, Sveta Stosija’nın taş gömütünü barındırıyor. Dış cephe, Hırvatistan’daki Roma sanatı örneklerinin en güzellerinden. Kemerler ve taşa oyulmuş küçük kolonlarla süslü.
 
Narodni Meydanı: Ortaçağdan beri Zadar’ın kalbi olan bu meydan, her zaman canlı ve bütün şehrin buluşma noktası. Meydanı süsleyen binalar da birbirinden ilginç. Batı tarafında Loza var. Bugün sanat galerisi. Meydanın kuzeyinde de görkemli Ghirardini sarayı var (15.yy). Apayrı güzellikteki balkonu, Rönesansın ilk örneklerinden.
 
Arkeoloji müzesi: Zadar’ın tarihini yansıtıyor. Giriş katı Ortaçağa ayrılmış, birinci kat da Roma dönemine. Augustus, Tiberius gibi imparatorların büstleri var. İkinci katta prehistorik objeler, Demir çağı takıları ile Yunan seramikleri yanyana. Dini Sanatlar Daimi Sergisi ise devasa bir dini eserler koleksiyonu. Eserler, II. Dünya savaşından sonra biraraya getirilmeye başlanmış. Müze 1976’da açılabilmiş. Bazı parçalar Hırvat, bazıları yurt dışından gelmiş, özellikle İtalya’dan. On yüzyıllık bir dönem, doğal akışı içinde izleniyor.
 
Zadar’da, surlar üzerinde dolaşmak da mümkün. Hem de, şehrin en güzel görüntüleri eşliğinde. Eski şehrin doğusunda ise sevimli küçük plajlar var.  
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1