New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

MAVİ GÖZLER ÜLKESİ BELARUS

 
Yaklaşık 10 milyon nüfusu olan Belarus’un yüzölçümü 207.600 km². Denizle bağlantısı yok. Ama irili ufaklı binlerce gölü var. Kuzey batısında Litvanya ve Letonya, kuzey ve doğusunda Rusya Federasyonu, güneyinde Ukrayna, batısında da Polonya yer alıyor.
 
 
Aleksandr Grigoryeviç Lukaşenko
 
Belarus, coğrafi açıdan üç bölgeye ayrılmış. Nüfus yoğunluğunun çok düşük olduğu kuzeyde sert bir iklim ve pek verimli olmayan topraklar var. Orta kısımda nüfus yoğun, topraklar verimli. Güney ise bataklık ve ormanlarla kaplı. Burası, Avrupa’nın en geniş bataklık alanlarından biri. Büyük kısmı geniş düzlüklerden oluşan ülkede kış ayları uzun, soğuk ve yağışlı oluyor. Bazı bölgelerde don olayı yılda 200 günden fazla sürüyor. Yaz mevsimi ise, kısa ve nemli. Baltık denizine yakın bölgelerde ılıman iklim görülüyor.
 
 
Sergei Sidorsky
 
Geniş sulak alanlar
 
Ülkede çok zengin bir bitki örtüsü var. Belarus topraklarının üçte birini derin ormanlık kesimler kaplıyor. Hükümet doğal rezerv alanlarını koruma konusunda oldukça duyarlı. Bazı alanlar, prehistorik dönemden beri hiç değişmemiş ve mesela Bizon gibi Avrupa’nın geri kalan bölgelerinde artık kaybolmuş olan hayvan türlerini barındırıyor. Kuzeyde, yeşil alanlar arasında inanılmaz bir balık çeşitliliğine sahip, irili ufaklı binlerce göl, binlerce nehir ve dere var. Belarus’taki göllerin sayısı 11 000, akarsuların sayısı ise 20 000 civarında. Ama bu akarsuların birçoğunun uzunluğu 10 km’yi geçmiyor. 500 km’yi aşan uzunluktaki nehir sayısı ise 6. Bunların en büyükleri Dvina, Neman, Piripyat ve Dnyeper nehirleri. Bu nehirlerde taşımacılık yapılabiliyor ve elektrik üretiliyor. Neman, Baltık Denizi‘ne, Dnyeper de Karadeniz‘e dökülüyor. Piripyat boyunca inşa edilen bir kanal da Polonya’da akan Wista nehrini Ukrayna’da Dnyeper’e bağlıyor. Belarus’un en büyük gölü olan Naroch, 80 km2 genişliğinde, “Mavi Göller”in bir parçasını oluşturuyor. Aslında Belarus göllerinin hepsi mavi. Uçaktan bakıldığında, aşağıdaki göller birer “mavi göz” gibi görünüyor. Bu nedenle, Belarus “Mavi gözler ülkesi” diye de anılıyor.
 
 
Ortalama rakımın 160m olduğu Belarus’ta pek yükselti yok. Ülkenin en yüksek yeri doğudaki Cerjinski tepesi (345 m). En alçak noktası ise Neman nehrinde bulunan 90m rakımlı bir adacık.
 
Hiç Bitmeyen Savaşlar
 
Bugünkü Belarus topraklarında kurulan ilk devlet, 10 ve 12. yüzyıllar arasında güçlü bir Prenslik olarak hüküm süren Polotsk Prensliği. 10.yüzyılda hristiyanlık kabul edilmiş. 12. yüzyılda Moğolların ve Tatarların tehdidini yaşayan bölge halkı, 13. yüzyılda Litvanya Büyük Dükalığının parçası olmuş. Bugün ülkenin batısında yer alan Novogrudok şehri de Büyük Dükalığın başkenti ilân edilmiş.
 
16. yüzyıla gelindiğinde, Litvanya Büyük Dükalığı ile Polonya Krallığı arasında büyük bir yakınlaşma olduğu görülüyor. Sonuçta, Litvanya Büyük Dükü Jogaila ile Polonya Kraliçesi Jadwiga evlenip, ülkelerini birleştirmişler. Ortaya çıkan bu federal yapıya “Rzeczpospolita” deniyor. Yani “ortak devlet”. Ama, daha sonraki yüzyıllarda, bölgede bir çok savaş meydana gelmiş, ortodoks-katolik uyuşmazlığı, güç ve toprak paylaşımı hırsı hiç dinmemiş. 17. yüzyılda Polonya ile Rusya arasında çıkan ve 32 yıl süren savaş, tarihe “Patop” yani “tufan” adıyla geçmiş. 1700’lü yılların başında, İsveç ve Rusya arasında başlayan ve bölgedeki diğer ülkeleri de içine alan “Büyük Kuzey Savaşları” ise 20 yıldan fazla sürmüş. Bu savaşta Belarus halkının yarısının hayatını kaybettiği biliniyor.
 
18. yüzyıl sonlarında, savaş yorgunu Litvanya Büyük Dükalığı’nın artık eski gücünde olmadığı, buna karşın Rusya’nın etkisini arttırdığı görülüyor. Sonuçta, “Rzeczpospolita” üçe bölünüyor ve Belarus, Rusya’nın parçası oluyor.
 
19.yüzyılda Belarus, hepsi şiddetle bastırılan milliyetçi başkaldırılara sahne olmuş. Bu milliyetçi hareketler kısa sürede, asillerin ve burjuvazinin diktatörlüğünü sona erdirmek isteyen sosyalist akımlara dönüşmüş. Sanayileşmeyle birlikte gelen köyden şehre göçle Minsk güçlenmeye başlamış ve Belarus kültürel direnişinin merkezi olmuş. 1898’de Rusya Sosyaldemokrat İşçi Partisi kongresi Minsk’te yapılmış. 1902 yılında, ilk Belarus partisi Gronada kurulmuş. I.Dünya savaşında Belarus, Alman ve Rus askerleri arasındaki çatışmalara sahne olmuş. Diğerlerinin aksine bu savaş Belarus’un özerkliğine katkıda bulunmuş. İşgalci Almanlar, milliyetçiliği teşvik etmişler. Çarpışmaların bitiminde Belarus bağımsızlığını ilan etmiş (1918, Belarus Halk Cumhuriyeti). Ama Rusya’da iktidara gelen Bolşevikler ülkeyi işgal etmiş ve 1919’da Belarus Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni kurmuşlar. 1922’de SSCB’ye katılma gerçekleşmiş.
 
1941’de başlayan Nazi işgali ülkede yeni bir felâket döneminin de başlangıcı olmuş. Yaklaşık 800 bin yahudi, yani Belarus’lu yahudilerin yüzde 90’ı yok edilmiş. Büyük kentler yerle bir olmuş. Savaş o kadar can acıtmış ki, sona erdikten sonra bile anısı bir şekilde yaşatılmış. Yeni evlenen her çiftin bir şehitler anıtına giderek çiçek koymasının gelenek haline gelmesi gibi. Savaşın sonunda adeta can çekişen ülke, kısa zamanda toplu bir sınai kalkınmadan geçmiş. Bütün kentler 1960’lı yılların başında yeniden inşa edilmiş, kısacası bir mucize gerçekleşmiş.
 
 
 
Belarus, bugün
 
Bağımsızlığını 1991 yılında kazanan bugünkü Belarus’ta nüfusun çoğunluğu şehirlerde yaşıyor. Halkın %81,2’sini yerli Belaruslular, %11,4’ünü Ruslar, %4’ünü Polonyalılar, %2,3’ünü ise Ukraynalılar oluşturuyor. 2006 verilerine göre ortalama hayat süresi 69 yıl. Okur yazar oranı %99.6, nüfus artış hızı da %0,4. Belarus halkının %70’i Ortodoks, %20’si Katolik ve Protestan, %7’lik kısmı da Müslüman, Yahudi ve diğer inançlara mensup.
 
Bugünkü Belarus’un sınırları ve 6 idari bölgeye bölünmüş hali, 16.yüzyılın Polonya- Litvanya Ortak Devleti (Rzeczpospolita) döneminde şekillenmiş bir yapı.
 
Belarus, başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Ülkenin bugünkü Cumhurbaşkanı olan Aleksandr Grigoryeviç Lukaşenko 2006 yılında üçüncü kez seçildiği görevini sürdürüyor. Belarus’ta Cumhurbaşkanı Anayasanın ve İnsan Hak ve Özgürlüklerinin garantörü sayılıyor. 5 yıllık bir süre için seçilen Cumhurbaşkanı, aynı zamanda başkomutanlık görevini de üstlenmiş oluyor. Ayrıca, Parlamento’nun çıkardığı yasaları onaylamak, gerektiğinde Kararnameler çıkarmak, ülkenin istikrarını koruyacak önlemler almak, hep onun görevleri arasında. Belarus, yetki süresi 4 yıl olan iki bölümlü bir parlamentoya sahip.
 
Temsilciler Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu. Temsilciler Meclisi 110 milletvekilinden, Senato ise, 64 üyeden oluşuyor. Doğal olarak, Parlamento’nun başlıca görevi yasaları yapmak. Yürütme görevini üstlenmiş bulunan Bakanlar Kurulu ise, Başbakan Sergei Sidorsky başkanlığındaki 24 bakandan oluşuyor.
 
Belarus, 1991 yılında bağımsızlığını ilân ettiği zaman, Polonya, ABD ve Ukrayna onu resmen tanıyan ilk ülkeler olmuşlar. Bugün, Belarus’un 162 ülkeyle diplomatik ilişkileri var. Dünyanın çeşitli 46 ülkesinde 59 diplomatik temsilciliği bulunuyor. Bugüne kadar 1700’den fazla ikili anlaşmaya ve 1500’den fazla da çok taraflı anlaşma belgesine imza koyan Belarus, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı ile mücadele konularında aktif rol alıyor.
 
Kısa sürede önemli bir ekonomik gelişme gösteren ve refah seviyesini sürekli arttıran Belarus, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasında bir köprü konumunda. Ayrıca Baltık denizini Karadeniz’e bağlayan hat üzerinde de tam bir kavşak noktası. Doğal olarak, bu durumun ülkeye kazandırdığı stratejik önem Belarus’un en önemli kozlarından biri olarak değerlendiriliyor.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1