New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

DİRENİŞİN MEŞALESİ MOGİLEV

 
“Mogilev 1941-1944 yılları arasında Nazi işgalinde kalmış. Kent nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan Yahudiler getto yaşantısına mahkum edilmiş. Ama Mogilevliler güçlü bir direniş göstermişler. Şimdi Mogilev’de bu direnişi hatırlatmak için sürekli yanan bir meşale var.”

 

Belarus’un üçüncü büyük şehri olan Mogilev, başkent Minsk’e 200 km, uzaklıkta ve ülkenin doğusunda yer alıyor. Rus sınırına uzaklığı sadece 75 km. Suları kışın don, yazın da buharlaşma nedeniyle azalan, ilkbaharda ise coşan Dinyeper nehrinin tam kıyısında. Çernobil felaketinden çok etkilenen, acılı günler geçiren Mogilev, 369 000 nüfuslu bir nehir limanı. Başlıca ekonomik faaliyeti sanayi ve ticarete dayanıyor.
 
Mogilev, 1267’de Rus Prensi Lev Danilovic Moguiy’in isteği üzerine kurulmuş. Bir söylentiye göre adı da buradan geliyor. Prens, Dinyeper nehri kıyısına bir şato yaptırmış. Bugün varlığına dair hiçbir iz bulunmayan şato, 1595’te Polonyalılar tarafından yıkılmış.
 
14.yüzyılda Mogilev, Litvanya Büyük Dükalığının parçasıymış. 15.yüzyılda gelişmeye başlamış, 1600’lerin başında nüfusu 15 000’e ulaşmış. Coğrafi konumu nedeniyle, 1700’lerin ortalarına kadar Ruslar, Polonyalılar, İsveçliler arasında pek çok çatışmaya sahne olmuş ve ardından Rus egemenliğine girmiş. 1812’de Napolyon ordusunun işgaline uğramış. Ekim devrimi sırasında ise, komünistlerle Bolşevik karşıtları arasındaki çatışmalara ve büyük karışıklıklara sahne olmuş. II.Dünya savaşında ise Alman işgalini yaşamış.
 
Bugünkü Mogilev
 
Bugün, Mogilev, yakın çevresiyle birlikte güçlü bir sanayi merkezi konumunda. Otomobil ve tarım aletleri lastiklerinin tümü burada üretiliyor. Belarus’ta üretilen kimyasal elyafın yüzde 76’sı, kauçuk ayakkabıların yüzde 67’si ve elektrik motorlarının yüzde 52’si Mogilev ürünü.
 
Kentte ayrıca 2 Bilimsel Araştırma Enstitüsü ile 7 Üniversite ve Enstitü var. Dram Tiyatrosu, Kukla Tiyatrosu ve Bölgesel Filarmoni Orkestrası Mogilev’deki diğer kültür kuruluşları arasında yer alıyorlar.
 
Kentte görülmesi gereken yerlerin başında St. Stanislas kilisesi yer alıyor. 18. yüzyılda, barok tarzında inşa edilmiş olan kilise turistler için bir cazibe merkezi. Mogilev Katolik Piskoposluğu ise, 1783’te kurulmuş. Dini ve tarihi açıdan önemli bir anlamı var, çünkü güneydeki bazı bölgeler hariç Rus katoliklerinin bağlı olduğu piskoposlukmuş burası. Piskoposluk Sarayı ve St. Nikola manastır kilisesi, UNESCO Dünya Mirası listesine girmeyi bekliyor.
 
Mogilev’de görülmesi gereken yerlerden biri de, Polokovici’deki, 350 metre yüksekliğindeki TV kulesi. Bu kule Belarus’taki en yüksek yapı olarak biliniyor. Ayrıca, bir de “Yıldızlar Meydanı” var. Kent merkezindeki bu geniş meydanda yer alan teleskop heykeli Vladimir Zhbanov’un eseri. Aynı zamanda güneş saati işlevi de görüyor. Doğru mudur bilinmez, ama bu büyük meydanın uzaydan çekilmiş fotoğraflarda bile görüldüğü söyleniyor.
 
Aslında, Mogilev sokaklarında bir rehber eşliğinde gezinti yapmak, kentin gizli güzelliklerini keşfetmek için iyi bir fırsat olabilir. Kent sakinleri konukseverlikleriyle tanınıyor. Şehrin eski mahallelerindeki yerel lokantalarda ise, Belarus mutfağının en tipik örneklerini bulmak mümkün.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1