New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1
 

DR. AKKAN SUVER, BOSNA-HERSEK’İ DEĞERLENDİRDİ:
“BOSNA-HERSEK FIRSATLAR ÜLKESİ”

 
Türkiye’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından “Marmara Grubu Vakfı” geçtiğimiz günlerde Bosna-Hersek’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Vakıf Başkanı Dr. Akkan Suver’in başkanlığındaki heyet, alışılmışın dışına çıkarak, sadece Saraybosna’yı ziyaretle kalmadı ve Bosna Sırp Cumhuriyetinin başkenti Banya Luka’ya da gitti. Saraybosna’da, Bosna-Hersek Başbakanı Nikola Spiriç ve Bosna-Hersek Federasyonu Başbakanı Mustafa Muyezinoviç tarafından, Banya Luka’da da Bosna Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Milorad Dodik tarafından kabul edilen Vakıf heyeti, ayrıca her iki başkentte bakanlarla ve diğer kanaat önderleriyle bir araya geldi.
 
Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, bu ilginç ve faydalı ziyaretin, “Vakfın Sivil Toplum Örgütü kimliğiyle yapıldığını ve amaçlarının bir durum tesbiti yapmak olduğunu” söylüyor ve önemle şunu ekliyor: “Türk işadamları Bosna-Hersek’e gitmeli ve Türkiye, Bosna-Hersek’te gerçek yerini almalı”.
 
Dr. Akkan Suver, ziyaretle ilgili sorularımıza şu cevapları verdi:
 
DİPLOMAT ATLAS: Sayın Suver, seyahatinizi kısaca anlatır mısınız?
 
Dr. Akkan SUVER: Öncelikle şunu söylemek isterim ki, biz Marmara Grubu Vakfı olarak Balkanlara verdiğimiz büyük değer çerçevesinde ve Sivil Toplum Örgütü kimliğimizle Bosna-Hersek’i ziyaret ettik. Bosna-Hersek çok elverişli ve zengin bir coğrafyanın merkezi. Başka bir deyimle, Balkanlara ve Avrupa’ya açılan bir kapı. Zengin doğal kaynakları var. Turizm alanında kış ve alternatif turizm imkanlarına sahip. Enerji projelerinde oldukça çeşitlilik olduğu görülüyor. Örneğin, Bosna-Hersek kendi ihtiyacının 20 misli elektrik enerjisi üretebilecek imkanlara sahip. Ancak, 2010 Ekim’inden önce burada yüksek bir icraat beklemenin doğru olmayacağı da ayrı bir gerçek. Çünkü gündemde seçimler var. Ama seçimlerden sonra istenen gelişmelerin olabileceği de şimdiden görülüyor.
 
DİPLOMAT ATLAS: Banya Luka’yı ziyaret ettiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
 
Dr. Akkan SUVER: Bosna- Hersek’e yalnızca Saraybosna’dan bakmak eksiktir. Şık da değildir. Bosna-Hersek’te Mostar da vardır. Ama Banya Luka’sız Bosna-Hersek’i değerlendirmek ülkeyi tanımamaktır. Zira bu bölgede varlığımızı yalnız ekonomik, yalnız kültürel boyutlarıyla değil sosyal değer ölçüleriyle gerçekçi ve eşit olarak var kılabilirsek doğru bir varoluş hedefine yönelebiliriz. Dolayısıyla Bosna-Hersek ile Türkiye arasında bugüne kadar gelişen ekonomik ilişkiler yetersizdir. Bugün, bu ülkede yatırımcı olan tek ciddi ülke Avusturya’dır. Türkiye de, Bosna-Hersek hedeflerini büyütmeli, daha çaplı hale getirmelidir. İş ve yatırım dünyasını Banya Luka’ya, Mostar’a taşımalıdır. Bu değer ölçüleriyle Banya Luka’ya gittik.
 
DİPLOMAT ATLAS: Peki Banya Luka değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
 
Dr. Akkan SUVER: Banya Luka Bosna-Hersek’in bir parçasıdır. Bu Sırp bölgesinin Başbakanı Milorad Dodik 65 seçim bölgesinden 45’ini kazanmış başarılı bir devlet adamıdır. Bölgede enerji konusunda pek çok fırsatlar mevcuttur. Turizm açısından da imkanlar oldukça fazladır. Bölge kaplıca turizminin merkezi durumundadır. Burada hemen eklemem gerekir ki, Banja Luka’da 5 yıldızlı termal bir otele de şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır.
 
DİPLOMAT ATLAS: Sizce Saraybosna’da var mıyız?
 
Dr. Akkan SUVER: Saraybosna’da hem varız hem yokuz. Düne göre kıyaslanırsak varız. Avusturya’nın ulaştığı ekonomik boyutlarla boy ölçüşmeye kalkışırsak, yokuz. Türk yatırımı ve Türk işadamı burada ciddi anlamda yok. Buna mukabil Bosna-Hersek’teki Türk okullarını ve Saraybosna Uluslararası Üniversitesini gördüm. Bu kültür ve eğitim varlıklarını önemsiyorum. Zira bu merkezler, yarın Balkanlarda bir barış ışığı oluşturacak girişimlerdir.
 
DİPLOMAT ATLAS: Başka temaslarınız da oldu mu?
 
Dr. Akkan SUVER: Evet. Bosna Hersek’te işadamı Fahrudin Radonic ile görüştüm. Ayrıca Yabancı Yatırım Ajansı Başkanı Haris Basic ile yan yana geldim. Dış Ticaret Odası Başkanı Mahir Hadziahmetovic ile temas etme imkanım oldu. Havayolları Genel Müdürü Bakır Karahasanovic beni kabul etti. Bütün bunlardan sonra diyebilirim ki Türkiye’nin Bosna-Hersek ile ilişkileri henüz daha işin başlangıcındadır. Türk işadamlarına bu bölgeleri kucaklamak ve bu bölgelerde yatırımlara yönelmek konusunda büyük görevler düştüğüne inanıyorum. Son söz olarak diyebilirim ki Türkiye’nin TOKİ’sine de burada büyük ihtiyaç vardır.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1