New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

SIRP CUMHURİYETİNİN EN BÜYÜK KENTİ
BANYA LUKA

 
Banya Luka, Bosna-Hersek’in ikinci büyük şehri. İçinden Vrbas ırmağı geçiyor.
Ağaçlıklı geniş caddeleri, parkları, yayalara ayrılmış sokakları, iş merkezleri ve kültür etkinlikleri ile oldukça modern bir kent.

 

Banya Luka, Sırp Cumhuriyeti’nin en büyük kenti ve 250 000’e ulaşan nüfusuyla, ülkenin de en büyük ikinci şehri. Etrafı tepelerle çevrili olan kentin içinden Vrbas ırmağı geçiyor. Şehre ulaşıncaya kadar deli deli akan ve bir çok yerde şelaleler oluşturan Vrbas ırmağı, Banya Luka’ya geldiğinde uslanıyor, sessiz ve düzenli bir akarsu oluveriyor. Banya Luka, ağaçlıklı geniş caddeleri, bahçeleri, parkları ile yemyeşil bir şehir. Aktif iş merkezleri yanında, sanat ve kültür etkinlikleri ile tanınıyor. Ve peyniri meşhur.
 
Sokollu Ferhat Paşa
 
Banya Luka, aslında Roma İmparatorluğu zamanından beri var. Bugün şehir merkezinde yer alan “Kastel”, yani “kale”, o dönemde inşa edilmiş. 7. yüzyılda ise, Slavlar gelip buraya yerleşmişler. “Banya Luka” ismi 1494 yılından bu yana kullanılıyor. Ama, Banya Luka’nın kent özellikleri kazanması 16. yüzyılda başlamış. 1566- 1574 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğunun Bosna Valisi olarak görev yapan ve zaten kendisi de köken olarak Bosnalı bir Sırp olan Sokollu Ferhat Paşa, Banya Luka’yı kendisine merkez yapmış ve çok önemli imar faaliyetleri gerçekleştirmiş. Örneğin kentin bugünkü ana caddesi onun eseri. Ayrıca 200’den fazla dükkan, hamamlar ve camiler inşa ettirmiş. Özellikle “Ferhadiye” (Ferhat Paşa) ve “Arnavut” camileri çok ünlü. Ferhadiye camii, UNESCO Dünya mirası listesindeyken, ne yazık ki, 1993’de, Bosna savaşı sırasında yıkılıp yerle bir olmuş. Şimdi aslına uygun olarak yeniden inşa ediliyor.
 
17. yüzyılda Avusturya tarafından işgal edilen şehir, bu kez de sanayileşme ve batılı bir görünüm kazanma süreci yaşamış. Demiryolunun gelmesi, fabrikaların kurulması ve kentte altyapı çalışmaları 18 ve 19. yüzyıllara kadar sürmüş. Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Yugoslavya Krallığına dahil olan Banya Luka’da, Sırp Ortodoks Kilisesi, tiyatro ve müze binaları inşa edilmiş. 1930 yılında kentte tam 125 ilkokul varmış. 1969 yılında ise Banya Luka bir deprem felâketi yaşamış. Şehir büyük hasar görmüş. Deprem sonrasında yaralar sarılmış, kent yeni baştan inşa edilmiş ama, Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu zamanından kalma pek çok eser artık yok.
 
 
Modern Banya Luka
 
Banya Luka’nın nüfusunun büyük bir çoğunluğunu Bosnalı Sırplar oluşturuyor. Göç nedeniyle, kentteki Boşnakların ve Bosnalı Hırvatların sayısı, Bosna savaşı öncesine oranla iyice azalmış durumda. Kentin en canlı yeri, bir yaya bölgesi olan Gospodska sokağı ve yakın çevresi. İrili ufaklı bir çok sevimli dükkanın bulunduğu bu sokağın bir ucunda “City Hall” isimli bir alışveriş merkezi bulunuyor. City Hall’dan Ulusal Tiyatro’ya uzanan yoldaki sayısız cafe’ler gençlerin buluşma yeri gibi, her zaman tıklım tıklım.
 
Sırp Cumhuriyetinin Meclis binası oldukça gösterişli bir yapı. Kentteki büyük kiliseler de öyle. 18. yüzyıl eseri, St Sava Ortodoks Kilisesi barok tarzda inşa edilmiş. Dış cephesinde duvar resimleri var. Hrist Spasitelj kilisesi ise modern, 1945’te bombalanan bir kilisenin yerine yapılmış. Cephesi renkli, kubbeleri yaldızlı. Vrbas ırmağı kenarındaki Kastel yani Büyük Kale, Romalılar döneminden beri, yüksek kulelerle takviyeli iç içe iki sur tarafından korunan önemli bir askeri kompleks. Pek çok kere restore edilmiş, değişime uğramış, ama bugünkü hali aslına benziyor, aradan geçen yüzyıllar sanki hiçbir zarar vermemiş gibi. Milli müze, bölgenin tarihini, prehistorik dönemi, halk sanatını ve geleneksel değerleri anlatıyor. Neo-klasik bir binaya sahip olan Çağdaş sanat müzesi ise, çoğunluğu Sırp olan çağdaş sanatçıların eserlerini sergiliyor. Şehirde çok sayıda üniversite ve 30 bin kadar da öğrenci var. Ayrıca her yaz iki aylık bir süreyi kapsayacak şekilde müzik festivalleri düzenleniyor.
 
 
Tarihi bira imalathanesi
 
Banya Luka 1881’den beri faaliyette olan bir “Bira Manastırı” var. Manastırdaki keşişler önceleri sadece kendi ihtiyaçları için bira yaparlarken, daha sonra olay ticari bir boyut kazanmış ve 1800’lerin sonunda genişleme ve modernleşme kararı alınmış. Çek’lerden gelen yeni ekipmanlarla imalathane yenilenmiş, yeni yapım teknikleri devreye sokulmuş. Üretim artınca, keşiş sayısı da 200’e çıkmış. Tabii, bölgedeki tekellerinin kırılmasını istemeyen rakip biracılarla çıkan sorunlar nedeniyle zor günler de yaşanmış. Ama bugün,
Banya Luka biracılığı, ülkenin en büyüklerinden biri olmaya devam ediyor. Banyaluka etrafında da çarpıcı yerler var. Vrbas Boğazı, bazı yerlerde dar, bazı kısımlarda derin kanyonlarla 50 km boyunca uzanıyor. Akarsular özellikle rafting sporu için çok elverişli. Zaten 2009 Dünya Rafting Şampiyonası Banya Luka’da yapıldı. 16. yüzyılda, büyüleyici bir vadiye inşa edilmiş olan Gomionika manastırı’nı, Vrbas Boğazı gişindeki Krupa manastırı’nı ve nehre bakan tepelerden birindeki görkemli Krayina Şehitleri anıtını da mutlaka görmek gerekiyor.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1