New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

DİLLERE DESTAN KÖPRÜSÜ VE..
MOSTAR

 

Bosna-Hersek’in 4. büyük şehri olan Mostar, Hersek bölgesindeki Neretva kantonunun merkezi. Çok küçük bir yerleşim birimi iken Osmanlı döneminde sancak merkezi haline gelmiş. Ortasından Neretva nehri geçiyor. Nehrin iki yakasını birleştiren efsanevi Mostar köprüsü ise, şehrin en önemli simgesi.

 

Bosna-Hersek’in Hersek bölgesi, içinde çok sayıda göl ve nehir olan, zümrüt yeşili bir bölge. Yumuşak bir Akdeniz iklimine sahip. Saraybosna’da kar yağarken buralarda ılıman bir iklim görülüyor. Mostar ise, Hersek bölgesinin en gözde kentlerinden biri.
 
“Stari Most”
 
Mostar denince ilk akla gelen Neretva nehri ve ünlü Mostar köprüsü oluyor. Köprünün yerel adı “Stari Most”, yani “Eski Köprü”. Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1560’larda modern bir teknoloji ile inşa edilen köprü için 456 kalıp taş kullanılmış. 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde. Her iki ayağında koruma amaçlı kalecikler var. Nehrin iki yakasını birleştirdiği için, şehirde ticareti canlandırmış, zenginleştirmiş. Söylentilere göre Mostar, “mostari“ kelimesinden geliyor. Çünkü eskiden, köprüyü koruyan nöbetçilere “mostari” denilirmiş.
 
1993 yılında, iç şavaş sırasında, Müslüman ve Hırvat mahallelerini birbirine bağlayan Mostar Köprüsü Hırvatlar tarafından yıkılmış, dev taşları Neretva’nın sularına gömülmüştü. Köprü, daha sonra, uluslararası katkılarla bir Türk şirketi tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edildi. Dalgıçlar orijinal taşları nehir yatağından bulup vinçlerle çıkardılar, eksik parçaların yerine yenileri eklendi, temeller sağlamlaştırıldı ve 2004’te açılışı yapıldı. Bugün şehrin en çok ziyaret edilen yeri olan köprü 2005 tarihinden bu yana, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde bulunuyor. Aslında şehirde bundan başka bir eski köprü daha var: “Kriva cuprija”, yani “Eğri Köprü”. Neretva nehrinin kollarından Radobolya ırmağı üzerindeki bu köprü, Mostar köprüsünden biraz daha küçük. İnşa tarihi muhtemelen 16.yüzyıl ama kimin eseri olduğu bilinmiyor.
 
Tarihin izleri
 
Mostar’da el sanatları her zaman çok önemli olmuş ve şehrin ekonomisine büyük katkıda bulunmuş. Bu, bugün de devam ediyor ve özellikle turistlere çok çeşitli el sanatları ürünleri sunulabiliyor. Turistik ürünlerin en kolay bulunduğu yer ise, “Kuyunciluk” çarşısı. Bu kelime her ne kadar yabancılara “Bakırcılar” çarşısı olarak tercüme ediliyor olsa da, “Kuyumcular” çarşısı demek daha doğru olabilir. Bir de deri ürünlerinin yoğun olduğu “Tabhana” var. Bunun da aslının “Tabakhane” olduğu gözden kaçmıyor.
 
Bosna-Hersek’in göz bebeği Mostar’da Osmanlı mahallesi tam bir cazibe merkezi. Irmağa paralel küçük daracık sokaklarda küçük cafe’ler var. Harika halıları, ahşap terasları, divanları ile tipik Osmanlı evleri turizmin hizmetinde. Örneğin, Muslibegoviç Evi, Mostar’ın mimari hazinelerinden, bir ulusal anıt. Balkanlar’daki en estetik Osmanlı evi olarak tanımlanıyor. Ev, iki haremlik ve iki selamlıktan oluşuyor. Büyük kemerli etkileyici bir avlusu var. Tavanlar inanılmaz güzellikte süslenmiş. Bahçede özellikle gül ve palmiyeler var. Osmanlı döneminin en iyi korunmuş yapılarından bir diğeri de, 1635 tarihli Biscevica Evi. Etrafı, evin kadınlarını meraklı bakışlardan korumak için yüksek duvarlarla çevriliymiş. Zaten Biscevica sokağı boydan boya Türk evleriyle süslü.
 
Hersek bölgesindeki en güzel cami de Mostar’da bulunuyor: Karagöz Bey Camii. Nakışlı kubbesi ve yüksek minaresi ile dikkat çeken bu anıtsal eser, 1557’de Mimar Sinan tarafından yapılmış. 1992 savaşında tamamen yıkılınca yeniden inşa edilmiş. Caminin hemen yanındaki medresede ise, Mostar’ın en eski halk kütüphanesi var. 17. yüzyılda yapılan Koski Mehmet Bey Camii ve Çerçi Mehmed Camii de savaşta hasar görüp restore edilenlerden. Özellikle, Koski Mehmet Bey Camii, Mostar köprüsüne sadece 150 m. uzaklıkta ve tam nehir kıyısında bulunuyor. Minaresine çıkıldığında, eski şehrin büyüleyici manzarası unutulacak gibi değil.
 
Mostar’da bir de Saat Kulesi var. 1600’lü yılların başlarında inşa edildiği sanılıyor. Rivayete göre Fatma Kadın tarafından yaptırılmış. 1838’de, Hersek mutasarrıfı Rizvanbegoviç Ali Paşa’nın Zadar’da yaptırıp hediye ettiği 250 kg ağırlığındaki bir çan kuleye monte edilmiş.
 
Mostar’da ayrıca, Derviş İshak Türbesi, ya da Mahmut Baba Türbesi gibi başka Osmanlı eserleri de görmek mümkün.
 
Batı kültürü
 
Mostar eskiden Bosna-Hersek’in en karma şehri iken, savaş sonrasında etnik yapısında değişiklik olmuş. Bugün Müslümanların çoğu Mostar‘ın doğusunda, Hırvatlar ise, batısında yaşıyor. Ama, elbette ki şehirde hristiyan batı kültürünün ürünleri olan eserler gözden kaçmıyor.
 
Örneğin, ultra modern Katolik Katedrali 20 yüzyıl mimarisinin seçkin bir örneği. 1980’lerde, Katolik Piskoposu’nun evinin yakınına inşa edilmiş. Savaşta yıkılan damı ve pencereleri yeniden yapılmış.
 
Ortodoks Kilisesi ise, 19. yüzyılda inşa edilmiş ve Sultan Abdülaziz kilise için maddi yardımda bulunmuş. Ne yazık ki, iç savaş sırasında yıkılan kilise, şimdi yeniden inşa edilmeyi bekliyor.
 
Mostar’a gidince, Partizan Abidesi‘ni de mutlaka görmek gerekiyor. Burası, II. Dünya Savaşında Mostar’ı savunurken hayatını kaybedenlere adanmış bir anıt mezar. Beyaz taşlardan, iki teras şeklinde yapılmış, çimlerle kaplı ve oldukça da etkileyici.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1